Tarih: 11.02.2026 12:18

'25 km'lik fay kırılacak'

Facebook Twitter Linked-in

Türkiye, 6 Şubat felaketinin acısını taşımaya devam ederken, gözler bir kez daha Marmara Denizi ve beklenen İstanbul depremine çevrildi. Uzmanların peş peşe yaptığı uyarıların aksine, deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, kamuoyunda "ezber bozan" olarak nitelendirilen açıklamalarda bulundu. 23 Nisan 2025'teki Silivri açıklarında 6,2 şiddetindeki depremi olduğu nokta ve büyüklüğüne kadar tam isabetle bilen ve bu nedenle dikkatleri üzerine çeken Prof. Dr. Üşümezsoy Sözcü TV'ye konuştu. Üşümezsoy, İstanbul'da büyük bir deprem beklentisinin bilimsel temelden uzak olduğunu iddia etti.

ADALAR HATTI İÇİN "ÖLÜ FAY" NİTELEMESİ

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, özellikle Adalar segmenti üzerinde durarak, bu hattın büyük bir deprem oluşturacak düzeyde enerji taşımadığını belirtti. Kamuoyunda yıllardır süregelen korkunun yersiz olduğunu savunan Üşümezsoy, "İstanbul'da deprem riski bitti. Adalar hattı ölü bir faydır ve bu gerçek herkes tarafından kabul edilmelidir" ifadelerini kullandı. Üşümezsoy, bu bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem için yeterli stres birikiminin bulunmadığını savundu.

SİLİVRİ VE KUMBURGAZ ARASINA DİKKAT ÇEKTİ

İstanbul'u etkileyebilecek olası bir sarsıntı için tek bir bölgeye işaret eden Üşümezsoy, Silivri ile Kumburgaz arasındaki 25 kilometrelik hatta odaklanılması gerektiğini söyledi. Bu hattın 2009 yılından bu yana risk taşıdığını vurgulayan profesör, burada meydana gelebilecek bir depremin büyüklüğünün 6.0 ile 6.5 arasında değişebileceğini ifade etti. Ancak Üşümezsoy, Kuzey Marmara'nın genelinde "büyük İstanbul depremi" olarak adlandırılan yıkıcı sarsıntı ihtimalinin artık masada olmadığını ileri sürdü.

DEPREM POLİTİKASINA ELEŞTİRİ

Açıklamalarında bilimsel verilerin yanı sıra deprem yönetimi politikalarına da değinen Üşümezsoy, yerel yönetimlerin ve uzmanların tutumunu eleştirdi. 1999 depreminden bu yana belediyelerin "büyük deprem olacak" söylemiyle uluslararası kuruluşlardan fon sağladığını iddia eden Üşümezsoy, bu kaynakların deprem hazırlığı için doğru şekilde değerlendirilmediğini savundu. Depreme dayanıklı binalar inşa etmenin inşaatçıların işi olduğunu hatırlatan Üşümezsoy, fay hatlarını doğru okumanın ise bilimin görevi olduğunu ve yanlış fay modelleri üzerine politika inşa edilemeyeceğini sözlerine ekledi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3