Ramazan ayının manevi iklimi, yarım asrı aşan bir vefa örneğiyle Haliç kıyılarında yankılandı. Türkiye'nin köklü sanayi ailesinin temsilcisi, dededen toruna uzanan o tarihi bağı koparmadı. Birlik ve beraberlik vurgusunun ön plana çıktığı gecede, iftar bereketinin yanı sıra gençlere yönelik umut dolu mesajlar kalpleri ısıttı.
Rahmi Koç Müzesi'nin tarihi atmosferinde düzenlenen organizasyona 300'den fazla öğrenci katıldı. İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Yusuf Tülün ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Dr. İsrafil Kışla'nın da yer aldığı salonda, gençlerin heyecanı gözlerinden okunuyordu. Son üç yıldır bizzat sürdürdüğü bu buluşmalarda konuşan Ali Koç'un, sofraların sadece açlığı dindirmekle kalmayıp kalpleri birbirine yaklaştırdığına dikkat çekildi.
Eğitim ve gençlik çalışmalarına yönelik köklü katkıları nedeniyle İlim Yayma Cemiyeti'nin faaliyetlerini takdirle takip ettiklerini belirten Koç, bu kurumla kurulan bağın çok daha eskilere dayandığını hatırlattı.
Geceye damga vuran asıl detay ise geçmişten gelen o köklü mirastı.
Merhum Vehbi Koç'un 1960'lı yıllardan itibaren İstanbul'daki imam hatip yurtlarında başlattığı iftar geleneğinin, ailenin eğitim vizyonunun ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi. İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Yusuf Tülün de söz alarak, 1967'de bizzat Vehbi Koç'un katılımıyla atılan bu temelin bugün de aynı sıcaklıkla devam etmesinin taşıdığı değere işaret etti.
Genç nesillere yönelik kürsüden verilen mesajlar salonda büyük yankı uyandırdı.
İmam hatip lisesi öğrencilerine "Sizler bu ülkenin en büyük umudusunuz" diyerek seslenen Koç, rekabetin artık sadece ülkeler arasında değil, bilgi ve nitelik üzerinden yaşandığını aktardı. Sadece bilginin yeterli olmayacağı, ahlak, vicdan ve sorumluluk duygusunun asıl farkı yaratacağı vurgulandı. Gençlere "Hayaller kurmaktan asla vazgeçmeyin. Çok çalışın, merak edin, okuyun, dünyayı tanıyın" çağrısı yapıldı.