Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu. Konferansta dünyadaki kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını belirten Costa, bu ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade etti. Costa, "Dünyadaki yeni gerçeklik, Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçekliktir" dedi.
AB'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunma görevine dikkat çeken Costa, uluslararası hukukun ihlallerinin ve insan hakları ihlallerinin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi.
Orta Doğu'daki savaşın kaygı verici olduğunu belirten Costa, temel nedenlerden birinin İran olduğunu ifade etti. "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu.
Rusya'nın Ukrayna savaşındaki avantajlarını da değerlendiren Costa, "Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" dedi. Rusya'nın Orta Doğu'daki savaş gündeminden faydalandığını da belirten Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" ifadelerini kullandı.
AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini belirten Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" dedi. Costa, AB'nin BM sisteminin finansal kısıtlamalarına rağmen küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini de vurguladı.
AB'nin ticaret ağıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" dedi. Ayrıca genişleme stratejisine değinen Costa, Ukrayna'nın üyelik başvurusunun Moldova ve Batı Balkan ülkeleri üzerinde bir dinamizm yarattığını belirtti. "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" ifadelerini kullandı.
2025 yılında Avrupa savunmasına, 2026'da ise Avrupa'nın rekabetçiliğine odaklanacaklarını belirten Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.