Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla düzenlenen konser ve toplu açılış töreni için Nallıhan'a gitti. Millet Bahçesi'nde gerçekleşen törende, sekiz farklı hizmetin açılışı yapıldı.
Açılışı yapılan yerler arasında Nallıhan Aile Yaşam Merkezi, Millet Bahçesi, Kocahan İğne Oyası Müzesi, Nallıhan Hayvan Barınağı, Çayırhan Topduk Emre Camii, Ömer Halis Demir Parkı, Çayırhan Göl Kenarı Kafe ve Aile Yaşam Merkezi yer aldı. Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör, desteklerinden dolayı Yavaş'a teşekkür etti.
Yavaş, törende yaptığı konuşmada başkent sınırları içinde yer almasına rağmen geri planda bırakılan ilçelere dikkat çekerek şunları söyledi:
"Ankara'mızın uzak ilçeleri var. Buralar başkent sınırları içerisinde ama hep taşra muamelesi görüyor. Beypazarı Belediye Başkanlığı yaptığım zamandan beri başkente kayıtlı olsak da adeta üvey evlat muamelesi gördük, elimizden tutan kimse olmadı."
Ankara Büyükşehir Başkanı olduğu günden beri tüm ilçelere eşit hizmet götürmeyi ilke edindiğini vurgulayan Yavaş, ilk döneminde birçok ilçe belediye başkanının kendisini ziyaret etmediğini belirtti. Yavaş, "Tek tük gelenlerin hiçbirini geri çevirmedim" dedi.
Yavaş, yeni dönemde Meclis çoğunluğuyla daha fazla hizmet sunmak istediklerini söyleyerek şöyle konuştu:
"Yanımıza gelen hiçbir belediye başkanımızın bir dediğini iki etmeden o yöre için elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışıyoruz. Çünkü belediye başkanlığı kendi yöresinde yaşayan insanları mutlu etme sanatıdır."
Yavaş, hizmetlerin insan odaklı olması gerektiğini vurguladı:
"Yolu, asfaltı herkes yapar. Binayı da herkes yapar, önemli olan o kentte yaşayan insanların yaşadığı yerden keyif alması, gurur duyması, mutlu olmasıdır."
Ankara'nın kırsal bölgelerinde kalkınmayı desteklediklerini belirten Yavaş, turizm alanında da yeni hedefler koyduklarını açıkladı:
"İpek Yolu üzerindeki bütün ilçeler el ele vererek inşallah İpek Yolu turizmini başlatmak suretiyle buraları her hafta sonu binlerce turistin gezdiği mekanlar haline getirmek için çalışmalarımıza başladık."
Yavaş, bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyleyerek, "Bu İpek Yolu üzerindeki bütün belediye başkanları bu işe inanıyor ve gerçekten dört elle sarıldılar" dedi.
Yavaş 30 Ağutos Zafer Bayramı vesilesi ile emperyalistlerin Türkiye'nin tam bağımsızlığından rahatsız olduğunu ifade etti:
"Bu coğrafyayı yurt edinmemizi bir türlü hazmedemediler. Yüzyıllardır bu coğrafya üzerinde emelleri var. Bin yıl önce cetvelle çizilen haritaları hepimiz biliyoruz ve o zaman hem Lozan'da hem de milli kurtuluş savaşımızda biz burayı kendimize yurt ederken başarılı olamayanlar hala aynı şeylere tevessül etmeye devam ediyorlar."
ABD Türkiye Büyükelçisi ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Suriye'de "eyalet valisi gibi" davrandığını söyleyen Yavaş, bölünmüş devlet modellerinin savunulmasını sert sözlerle eleştirdi.
Yavaş, konuşmasının sonunda millî birlik vurgusu yaptı:
"Bir büyükelçi, aynı zamanda Suriye'de de görevli. Eyalet valisi gibi. Oralara kendi kendine planlar kuruyor. 100 yıl önce gerçekleştirmek isteyip gerçekleştiremediklerini şimdi orada gerçekleştirecek şekilde eyaletlerden bölünmüş ülkelerden, milli devletlerinin çok kötü olduğundan bahsederek adeta buralarda küçük küçük devletçikler olunması gerektiğini savunmaya başlıyor. 'İsrail'in güvenliği için buralarda güçlü kuvvetli milli devletler zararlıdır' diyor. Bin yıldır burayı kanlarını döküp bize yurt edenlerin, bu cumhuriyeti bize emanet eden Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gitmeye kararlıyız, böldürtmeyeceğiz. Bu emellere izin vermeyeceğiz ve saçma sapan tartışmalarla da işimiz yok. Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi biz, doğrudan doğruya milletperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Biz, ne mutlu Türk'üm diyene derken de bugün Anayasanın altmış altıncı maddesinde de, kırk ikinci maddesinde de ifade edilirken asla etnik bir kökenden değil. Bu ülkeyi kuran halka Türk milleti denir. Gayet açık. Bu geçmiş anayasalarda da bu şekilde var, şimdi de var. Bunları tekrar tekrar değiştirip 'yeniden alalım' diyenleri asla kabul etmiyoruz ve reddediyoruz. Ne mutlu Türk'üm diyene."