Menü TURKHABER
Tarih: 26.03.2026 21:52
'Çocuk ölümleri milli güvenlik sorunu'

'Çocuk ölümleri milli güvenlik sorunu'

Facebook Twitter Linked-in

Kadıköy'de bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesinin avukatı Ersan Barkın, çocuklara yönelik suçlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Eskişehir Barosu Gençlik Meclisi'nin düzenlediği etkinlikte konuşan Barkın, modern hukuk sistemlerinde çocuklara yönelen eylemlerin ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Minguzzi davası üzerinden değerlendirmelerde bulunan Barkın, Türk Ceza Kanunu'nun "yaş küçüklüğü" başlığını taşıyan 31. maddesinin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.

"ÇOCUK ÖLÜMLERİ KRİTİK EŞİĞE ULAŞTI"

Barkın, "Bu dosyanın, bu cinayetin bizi sorgulamak zorunda bıraktığı bir hüküm var, TCK 31" diyerek, mevcut düzenlemenin tartışılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de çocuk ölümlerinin arttığını belirten Barkın, bu durumun giderek daha büyük bir soruna dönüştüğünü vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Minguzzi dosyası sadece bir dava dosyası olsaydı emin olun bu hengâme içinde konuşulmazdı. Minguzzi davasında kaybettiğimiz bir tek evladımız olsaydı, sadece bundan ibaret olsaydı, önceliğimiz olmayabilirdi. Vatan savunması için şehit olan insan sayısının 10 katı çocuğun bir yılda öldüğünü söyleyebilirim. Hepsi cinayet değil, çocuk işçiler sorunu temel bir sorun, işçi çocukların hayatını kaybetmesi temel bir sorun, aynı zamanda çocuk cinayetleri sorunu da Türk tarihi için çok önemli bir sorun. Hatta önüne geçmezseniz, bir milli güvenlik meselesi haline gelecek kadar önemli bir sorun."

"TCK 31 YENİDEN ELE ALINMALI"

Çocuklara yönelik suçların yalnızca mağduriyet boyutuyla ele alınmasının yeterli olmadığını dile getiren Barkın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yalnızca kaybettiğimiz evlatlar, bu nedenle duyduğumuz acılar nedeniyle söylemiyorum. Aynı zamanda eylemin failleri bakımından, tekil bir ailenin münferit bir evladı olmaktan ibaret değilse, bu eylemin faili olan kişiler de yalnızca tekil bir sorunun müsebbibi değiller. Mağduriyet de faillik de ülkenin geleceğine dair çok ciddi bir sorun. Bu perspektiften baktığımız için bir miktar tartışılır kılma gayretindeyiz bu konuyu."

"Suça itilmiş çocuklar" yaklaşımının yetersiz olduğunu ifade eden Barkın, uluslararası örnekleri hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:

"Eylemin mağdurunun da çocuk olduğu yargılamalarda mevzuya yalnızca suça itilmiş çocuklar bağlamında bakmanın bir miktar kolaylık olduğunu düşünüyorum. Dünyanın birçok ülkesi için, modern hukuk sistemleri için de artık evlat kaybı, çocuk kaybı, çocuklara yönelen eylemler ciddi bir hukuki problem. Bu problemin İsviçre nasıl önüne geçmek istiyorsa, Arjantin nasıl önüne geçmek istiyorsa, İtalya'da ebeveyn sorununu tartışmak, o aşamaya getirmek bile nasıl oluyorsa, ABD koşullu salıverme, denetimli serbestlik sürecini gözetmek kaydıyla infaz bakımından nasıl başka bir disiplin uygulanması gerektiğini söylüyorsa, İngiltere belli bazı suçlar bakımından işleniş niteliklerine bakarak yetişkin gibi yargılamanın önünü açacak çeşitli hukuki adımlar atıyorsa, Almanya'da benzer düzenlemeler varsa Türkiye'nin de 2005'te yapılan bu ceza hukuku normunu tekrar gözden geçirmesi kanaatini ortaya koyuyoruz. Bu bizim kanaatimiz. Benim temsil ettiğim hukuki disiplinin kanaati."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3