Etnomüzikolog, yazar ve eğitmen Arzu Haksun, çocukları sanatla buluşturan yeni kitabı "Acayip Müzenin Oyunları" ile okurlarla buluştu. Çınar Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap, ilkokul çağındaki çocuklara sanatı hikâye ve oyun yoluyla tanıtmayı amaçlıyor.
Sanatın çocuklara nasıl anlatılabileceği, müzelerin nasıl merak uyandıran bir oyun alanına dönüşebileceği sorularından yola çıkan kitap; renkleri, sesleri ve imgeleri çocukların hayal dünyasında canlandıran özgün bir anlatı sunuyor.

Kitabın merkezinde iki meraklı çocuk, Ege ve Nehir yer alıyor. Annelerinin sürpriziyle çıktıkları yolculukta kendilerini alışılmışın dışında, "acayip" bir müzede buluyorlar. Bu müzede sessiz koridorlar, dokunulmaz tablolar yok. Aksine; renkler konuşuyor, maskeler sırlar fısıldıyor, sesler ritme dönüşüyor, resimler canlanıyor.
Her oda çocuklar için ayrı bir oyun, ayrı bir deneyim sunarken; hikâye, sanatın izlenen değil deneyimlenen bir alan olduğunu vurguluyor. Kitabın sonunda açılan gizemli oda ise çocuklara önemli bir mesaj fısıldıyor: Sanat, insanın iç dünyasına ve doğanın kalbine açılan bir kapı.

Acayip Müzenin Oyunları, çocukların sanatla baskısız ve doğal bir bağ kurmasını hedefliyor. Kitap; çocukların hayal gücünü ve yaratıcılığını desteklerken, müze ve sanat mekânlarını korkutucu değil, merak uyandırıcı alanlar olarak ele alıyor.
Okuma saatleri, yaratıcı drama çalışmaları ve sanat etkinlikleri için ilham verici içerik sunan kitap; öğretmenler, ebeveynler ve çocuklarla çalışan profesyoneller için de sınıf ve atölyelere uyarlanabilir bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Arzu Haksun'un ses, müzik ve mekân ilişkisi üzerine geliştirdiği "Ses Diyeti" yaklaşımından izler taşıyan eser; çocukların yalnızca görsel değil, işitsel ve duygusal algılarını da harekete geçiriyor. Kitap, müzik, ritim ve görsel sanatlar arasında bağ kurarak sanatı hayatın doğal bir parçası olarak ele alıyor.
Renkli ve enerjik çizimleriyle dikkat çeken Acayip Müzenin Oyunları, her sayfada çocuklara yeni bir keşif alanı sunuyor.
Acayip Müzenin Oyunları; okul kütüphaneleri, müze eğitim programları, çocuk atölyeleri, sanat merkezleri ve kültür kurumları için güçlü bir referans kaynak olarak değerlendiriliyor. Çocuklara sanatı oyunla anlatmak isteyen herkes için ilham verici bir başlangıç noktası sunuyor.