Tarih: 25.02.2026 14:05

'Çok seviyorsan, Öcalan'a rozet tak, eş başkan olarak yanına al'

Facebook Twitter Linked-in

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM grup toplantısında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "PKK'nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" sözlerine tepki gösterdi. Dervişoğlu, "Çok seviyorsan; eline bir rozet alıp İmralı'ya git ve Abdullah Öcalan'ın yakasına tak. Çok seviyorsan rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye sürecinde Meclis'e sunulan raporu eleştiren Dervişoğlu, şöyle konuştu:

'Devlet projesi' olarak tarifledikleri, çok ulvi amaçlar yükledikleri, bu asrın projesine katkı verenler için ekstra yasal koruma, yani dokunulmazlık talep edilmektedir. Yine trajiktir çünkü, kelimelere takla attırarak, kavramları eğip bükerek bir yere varacaklarını zannediyorlar. Silahla bölemediklerini, zihinleri bölerek gerçekleştirmek istiyorlar. Yıldırmak, razı etmek istiyorlar. İlan ediyorum: Avuçlarını yalayacaklar.

Sözde ortak rapor, tamamen çürük bir tablo çiziyor. Rapora göre, teröristlerin topluma uyum sağlayıp sağlamadığını veya mutlu olup olmadığını yürütme kendi mekanizmasıyla takip edip raporlayacakmış. Oysa her infaz indirimi sonrası sokaklara salınan, kadınları, çocukları ve vatandaşları koruyamayan kişiler; dağda yaşama, silah kullanma ve patlayıcı yapma eğitimi almış teröristler, şimdi trafikte sürücü, evlerimizde komşu, belediyelerde memur yapılacak, sonra da izlenip raporlanacakmış.

Bunu nasıl tanımlayacaksınız? "Suça sürüklenmiş masum teröristler" mi diyeceksiniz? Bu topraklarda 40 yıl boyunca yaşanan bölücü terör, hiçbir zaman kardeşle teröristi karıştırmamıştır. Ama siz bunu tersine çeviriyorsunuz, insanlık düşmanlarını Kürt halkının temsilcisi gibi sunuyorsunuz. Böyle bir fikri bu topraklara nasıl yaydığınızı düşündünüz mü? Allah korkusu, vatan sevgisi ve insan sevgisi hiç yok mu? Sınırlardaki mayınları kaldırıp, halkın arasına nasıl yeni tuzaklar döşersiniz? Bunu nasıl açıklayabilirsiniz?

basliksiz-3-002.jpg

"'KURUCU ÖNDER' İFADESİ DİL SÜRÇMESİ DEĞİL, BİR ZİHNİYET BEYANIDIR"

Sayın Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır' diyerek, terörist dostuna statü aramaktadır. Bugün gelinen noktada, Bahçeli'nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan İmralı'nın statüsü tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur. İmralı'nın statüsü diye bir şey yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Nokta. Statü devletler için olur, statü kavramını İmralı ile yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilidir. Bu dil, geçmişte 'çözüm süreci' adı altında denendi, sonuçlarını bu millet kanıyla ödedi. Yine 'Kurucu Önder' ifadesi dil sürçmesi değil, bir zihniyet beyanıdır. Bir terör örgütünün elebaşını ima yoluyla dahi olsa 'kurucu', 'önder', 'merkez' gibi kavramlarla anmak devletin kurucu iradesine hakarettir. Şehitlere ihanettir. Hukuka karşı affedilmeyecek, işlenmiş bir suçtur. Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. Ne siyasal özne olabilir ne müzakere tarafı ne de sembolik bir adres. Onu 'İmralı' kelimesiyle birlikte siyasal bir kategoriye taşımak, terörü mekânlaştırmak, mekânı da meşrulaştırmaktır.

"KİMSE O CANİYE YENİ BİR STATÜ KAZANDIRMAYA KALKIŞMASIN"

Milliyetçilik devletin dilini bulandırmaz. Milliyetçilik devleti tartıştırmaz. Egemenliği muğlaklaştırmaz. Terörle arasına mesafe koymakla yetinmez, onu siyasal alanın dışına iter. Bugün yapılan ise bunun tersidir. Devlet aklı denilerek, devletin dili aşındırılmaktadır. İmralı üzerinden yeni bir merkez inşa etmeye çalışan her yaklaşım, ister istemez devletin kurucu felsefesini pazarlık konusu yapar. Bu milliyetçilik değil, stratejik körlüktür. Devlet, terörle konuşmaz, hükmeder. Türkiye Cumhuriyeti devleti terörle müzakere eden bir yapı değildir. Teröristten 'denge unsuru' çıkaramaz. Cezaevlerini siyasal koordinat yapmaz. İmralı'nın adı geçtiği her yerde devlet kaybeder, terör kazanır. Çünkü terör tam da bunu ister, sembolleşmek ister. İmralı,bir siyasal adres değil, Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır. Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin yanlıştır. Tehlikelidir ve tarih önünde sorumluluk doğurur. Devlet, kelimelerle yıkılmaz sanılır. Oysa devletler önce dilden düşer; kelimeler gevşediğinde kavramlar çözülür, meşruiyet aşınır, egemenlik tartışılır hâle gelir. Kimse o caniye yeni bir statü kazandırmaya kalkışmasın. Onun statüsü, ehli vatanın gözünde asla değişmez. O şeytan evladının ismi de cismi de bellidir. O canidir, emperyalizmin kölesi ve kuklasıdır, bebek katilidir, bölücü bir haindir ve Türkiye düşmanıdır.

"ÇOK SEVİYORSAN ELİNE BİR ROZET AL İMRALI'YA GİT YAKASINA TAK"

Neymiş, 'Bu sürece büyük katkılarda bulunmuş'. O katkıları da karşılıksız bırakılmaması gerekiyormuş. Onun için ona bir statü kazandırılması icap ediyormuş. Kafaya bakın kafaya... Çok seviyorsan eline bir rozet al İmralı'ya git yakasına tak. Bir de gel bu grup salonuna ben ne deyince İYİ Partililer kalkıyor onu gör. Bunu ne diye söyledim? Ne söylerle söylesin ayağa kalkan bir seyircisi var. Yahu insan bir kulak kabartmaz mı? Bu ifadeler Türkiye'yi nereye götürür hiç düşünmez mi? Ne derse ayağa kalkıp alkışlıyorlar. 'Kurucu önder' diyor, alkışlıyorlar, 'Statü verilmeli' diyor alkışlıyorlar. Bu ülkeye büyük hizmet verdiğinden bahsediyor alkışlıyorlar. Çok seviyorsan o rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi. 57 senelik çınar MHP'nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın olur biter. Sonunda bu millet hem senden kurtulur hem de Abdullah Öcalan belasından."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3