Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılışının ardından sanatçı ve katılımcılarla bir araya geldi. Nüfus artış hızındaki son duruma ilişkin konuşan Erdoğan, "Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Şu anda dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor." ifadelerini kullandı. Konuşmasında yeni aile kuracak gençlere, yeni anne-baba olacak çiftlere tavsiyeler veren Erdoğan, "Allah'ın emri, sevgili Habibi'nin sünnetine uygun bir hayatı yaşayın" dedi.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye, hüsn-i hattan tezhibe gelenekli İslam sanatlarının hem inancın hem medeniyetin derinliklerini, güzelliklerini göstermesi bakımından çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bunlar Müslümanların sahip oldukları yüksek estetik şuurun somutlaşmış, eser haline gelmiş, görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. Tabii İstanbul özellikle kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline gelmiştir. 15'inci asırdan itibaren Ali bin Yahya es-Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler gerek İstanbul'umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimari şaheserimizi süsledi." ifadelerini kullandı.
Hat ve tezhip gibi İslam sanatlarının emek ve sabır isteyen, devamlılık gerektiren alanlar olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hasan Çelebi Hocamızın tabiriyle bunlar günde 30 saat çalışmayı zaruri kılan sanatlardır. Bu sanatların yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir. Sizler, her biriniz bu noktada çok ağır bir yükü omuzluyor, sanatla birlikte kemalat yolculuğumuzu da sürdürüyorsunuz. Sizler sadece bu sanatları icra etmiyor, aynı zamanda bu sanatın neşet ettiği tarihimize, kültürümüze ve medeniyetimize vakıf oluyorsunuz.
Şurası da unutulmamalıdır. Kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenabıallah'tan muvaffakiyetler diliyorum.
Erdoğan'ın, katılımcılara hitaben konuşmasının ardından serginin küratörü Yasemin Karaca, sergiyle ilgili bilgi verdi. Karaca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Sizi biz aile içi kimliklerinizden yani bir eş olarak, bir evlat olarak, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi:
"Her şeyden önce tabii dedeyim ve 9 tane elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var. 'En az 3 çocuk' diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabb'imizin emri, sevgili habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. 'Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim' diyor Peygamberimiz, öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı 'Aile Yılı' olarak ilan ettik. Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbabımucibesi özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz."
Karaca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kalabalık aileye verdiği önemin farkında olduklarını belirterek, dünyada şu an genç nüfusun tehdit altında olduğunun birçok raporla ortaya konduğunu ancak Erdoğan'ın bu riski yıllar önce görerek yaklaşık 25 yıldır en az 3 çocuk çağrısında bulunduğunu hatırlattı ve bunu nasıl öngördüğünü sordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan soruya cevap olarak, "Yani bunu gördük ama hala biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire'deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur." ifadelerini kullandı.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Emine Eflanur Güler, Erdoğan'a, "Gençlerle kurduğunuz iletişimin çok güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün torunlarınız da bu genç neslin bir parçası, onlarla günlük hayata, kültürel yaşama ve sanata dair sohbetler yapıyor musunuz?" sorusunu yöneltti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Şimdi bu sabah en küçüğüyle iyi bir muhabbetim oldu. En küçüğü şu anda 2 yaşında. Onunla görüşmemi yaptım ve öyle ayrıldım. O da Baykar grubunun bir yavrusu ve hamdolsun o muhabbet bize ayrı bir dinçlik veriyor. Rabb'im buradaki bütün kardeşlerime de aynı muhabbeti evlatlarından ve torunlarından almayı nasip etsin. Onlar bizi gerçekten dingin kılıyor." diye konuştu.
Programı aileye ilişkin soruyla bitirmek istediğini belirten Yasemin Karaca, "Yeni aile kuracak gençlere, yeni anne-baba olacak çiftlere, özellikle de genç babalara neler tavsiye edersiniz?" sorusunu yöneltti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce bizim babalara da annelere de Rabb'imizin emri çerçevesi içerisinde, Allah'ın emri, sevgili Habibi'nin sünnetine uygun bir hayatı yaşamalarını tavsiye ediyorum." diye konuştu.