Tarih: 15.01.2026 18:44

'Fiyat artışları durdurulamayacak!'

Facebook Twitter Linked-in

İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, "Enflasyon Nasıl Düşürülür?" başlıklı yeni makalesinde, Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği sürece dair kritik uyarılarda bulundu. 2026 yılının ilk dört ayında görülecek enflasyon düşüşünün teknik bir sebebe dayandığını belirten Eğilmez; faiz politikalarının tek başına yeterli olmayacağını, kalıcı başarının ancak yapısal güvenle sağlanabileceğini vurguladı.

2026'NIN İLK ÇEYREĞİNDE "BAZ ETKİSİ" BEKLENTİSİ

Mahfi Eğilmez, 2026'nın ilk dört ayında yıllık enflasyon rakamlarında belirgin bir gerileme yaşanacağını öngörüyor. Ancak bu düşüşün bir "başarı hikâyesi" değil, tamamen istatistiksel bir "baz etkisi" sonucu olacağının altını çiziyor.

Eğilmez, 2025 yılının aynı döneminde enflasyonun olağanüstü yüksek seyrettiğini hatırlatarak şu teknik hesaplamayı paylaştı: "Eğer bu yılın ilk dört ayında aylık ortalama enflasyon yüzde 1,5 civarında gerçekleşirse, Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 22–23 bandına gerilemesi mümkündür." İktisatçıya göre, bu düşüşe fazla anlam yüklemek gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır.

KARMA ENFLASYON VE KISIR DÖNGÜ TEHLİKESİ

Türkiye'nin "karma enflasyon" türüyle karşı karşıya olduğunu belirten Dr. Eğilmez, sorunun hem maliyet hem de talep kanalından beslendiğine dikkat çekti. Faiz ve vergilerin yüksekliği, kur artışları, ücret zamları ve enerji fiyatlarının maliyetleri yukarı çektiğini ifade eden Eğilmez, bu durumu şu şekilde analiz etti:

"Faiz, ücret, kira ya da kâr geliri elde edenler bu gelirleri harcadıkça talep canlı kalıyor; bu kez talep enflasyonu devreye giriyor. Böylece enflasyon, kendi kendini besleyen bir kısır döngüye dönüşüyor."

Eğilmez, bu döngüyü kırmak için kullanılan faiz ve vergi artışlarının talebi frenleyebileceğini ancak aynı zamanda maliyetleri artırarak sorunu başka bir noktadan büyütebileceği uyarısında bulundu.

"DOĞRU FAİZ" TEK BAŞINA EKONOMİYİ KURTARMAZ

Usta iktisatçı, son yıllarda yaşanan deneyimlerin ders niteliğinde olduğunu belirtti. Yanlış faiz politikalarının ekonomiyi hızla krize sürükleyebildiğini ancak krizden sonra faizi olması gereken düzeye getirmenin tek başına kurtarıcı olmadığını savundu. Enflasyonla mücadelenin sadece para ve vergi politikasıyla sınırlı kalamayacağını ifade etti.

BEKLENTİLER ARASINDAKİ UÇURUM: GÜVEN SORUNU

Haberin en çarpıcı noktalarından birini ise piyasadaki aktörlerin enflasyon beklentileri arasındaki fark oluşturuyor. Eğilmez, resmi hedefler ile halkın ve reel sektörün inancı arasındaki uçurumu şu verilerle ortaya koydu:

Hükümet ve Merkez Bankası 2026 Sonu Tahmini: %16

Reel Sektör Beklentisi: %35 civarı

Hanehalkı Beklentisi: %50 dolaylarında

Bu tabloyu değerlendiren Eğilmez, ne üreticilerin ne de tüketicilerin enflasyonun hedeflenen seviyeye düşeceğine inanmadığını belirtti.

YAPISAL REFORMLAR VURGUSU

Mahfi Eğilmez'e göre kalıcı ekonomik istikrarın yolu, sadece ekonomik enstrümanlardan değil, demokratik ve hukuki standartlardan geçiyor. "Güven yalnızca faizle inşa edilmez" diyen Eğilmez, vazgeçilmez yapısal unsurları şöyle sıraladı:

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı,

Demokratik kurumların sağlıklı işleyişi,

Kamuda liyakat esası,

Kaliteli eğitim ve sosyal adalet.

Özetle Eğilmez, enflasyonun baz etkisiyle geçici olarak düşebileceğini; fakat gerçek ve kalıcı bir düşüş için toplumun ciddiye alacağı bir güven ortamının ve yapısal reformların şart olduğunu vurguladı.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3