Menü TURKHABER
Tarih: 17.03.2026 12:56
'Hürmüz Boğazı Amerikayı bitirmek üzere'

'Hürmüz Boğazı Amerikayı bitirmek üzere'

Facebook Twitter Linked-in

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş, sadece Orta Doğu'nun değil, küresel finans sisteminin ve 1945'te kurulan Amerikan liderliğindeki dünya düzeninin de temellerini sarsıyor. Sıfırdan kurduğu Bridgewater Associates'i dünyanın en başarılı hedge fonlarından biri haline getiren efsanevi yatırımcı Ray Dalio, kişisel blogunda kaleme aldığı "Hürmüz Boğazı Amerika'yı Bitirebilir: Nihai Savaş" başlıklı makalesinde savaşın görünmeyen makroekonomik ve jeopolitik faturasını gözler önüne serdi. Savaşlarda her zaman büyük sürprizler ve anlaşmazlıklar olduğunu ancak bu krizde "her şeyin Hürmüz Boğazı'nı kimin kontrol edeceğine bağlı olduğu" konusunda evrensel bir mutabakat bulunduğunu belirten Dalio, Başkan Donald Trump'ı ve Washington yönetimini bekleyen iki keskin senaryoyu analiz etti.

"ABD İÇİN YENİ BİR SÜVEYŞ KRİZİ OLABİLİR"

Dalio'nun analizindeki en çarpıcı bölüm, Hürmüz krizini geçmişteki imparatorlukların çöküşüyle kıyasladığı tarihi paralellikler oldu. Trump yönetiminin iç siyasi kaygılar, askeri yetersizlik veya müttefik bulamama gibi herhangi bir nedenle Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü İran'a bırakması halinde ABD'nin savaşı kaybetmiş sayılacağını vurgulayan Dalio, şu tarihi uyarıyı yaptı:

"Tarih okumalarım bana gösteriyor ki; ABD'nin bu şekilde kaybetmesi, 18. yüzyılda Hollanda ve 17. yüzyılda İspanya imparatorluklarının yaşadığı çöküşlere ve Birleşik Krallık için 1956 Süveyş Kanalı Krizi'nin ifade ettiği anlama benzer bir kırılma yaratacaktır. Dünyanın rezerv parasına sahip hakim gücü askeri ve finansal kontrolünü kaybettiğini gösterdiğinde, müttefiklerin ve kreditörlerin güven kaybına, rezerv para statüsünün yitirilmesine, borç varlıklarının satılmasına ve para biriminin (özellikle altına karşı) zayıflamasına dikkat edin. İnsanlar ve finansal akışlar hızla kazanana koşar."

ACI EŞİĞİ VE ASİMETRİK SAVAŞ: TRUMP'IN SINAVI

Dalio, İranlıların varoluşsal bir intikam savaşı verdiğini ve ölmeye hazır olduklarını belirtirken, Amerikalıların yüksek benzin fiyatlarından, siyasetçilerin ise yaklaşan seçimlerden endişe duyduğuna dikkat çekti. Savaşlarda "acıya dayanma kapasitesinin, acı çektirme kapasitesinden daha önemli olduğunu" hatırlatan Dalio, Tahran'ın ana stratejisinin savaşı uzatarak ABD kamuoyunun acı eşiğini zorlamak ve Washington'u pes ettirmek olduğunu ifade etti.

Ancak makaleye göre madalyonun diğer yüzünde ABD için büyük bir fırsat da yatıyor. Dalio, Trump'ın sözünü tutarak Hürmüz Boğazı'nı serbest geçişe açması ve İran tehdidini ortadan kaldırması durumunda, tıpkı Ronald Reagan'ın rehineleri kurtarması ve tankerlere eskortluk yapması dönemindeki gibi ABD'nin gücüne ve para birimine olan güvenin muazzam ölçüde artacağını, Trump'ın da tarihi bir siyasi güç kazanacağını savundu.

"ANLAŞMALAR DEĞERSİZ, BÜYÜK DÖNGÜDE NİHAİ SAVAŞA GİDİYORUZ"

Krizin masada diplomatik bir anlaşmayla çözülemeyeceğini, zira bu tür sözleşmelerin artık "değersiz" olduğunu belirten ünlü yatırımcı, tarafların kimin kazanıp kimin kaybettiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyacak bir "Nihai Savaş"a (Final Battle) sürüklendiğini yazdı. İran'ın, bölgedeki ABD işbirlikçisi petrol tesislerini "küle çevirme" tehdidini hatırlatan Dalio, askeri tırmanışın en kötü aşamasının henüz yaşanmadığını belirtti.

Dalio analizini, yaşanan krizin tarihteki "Büyük Döngü"nün (Big Cycle) bir parçası olduğunu vurgulayarak noktaladı. ABD'nin şu anda aşırı finansal genişleme (overextended) içinde olduğunu ve dünyanın hiçbir ülkesi gibi aynı anda birden fazla savaşı (Çin, Rusya, Ukrayna, Orta Doğu gerilimleri) sürdürecek kapasitesinin olmadığını belirten milyarder isim, Hürmüz Boğazı'ndaki bu nihai kırılmanın küresel ticaret ağlarından jeopolitik ittifaklara kadar dünyayı geri döndürülemez bir şekilde değiştireceğinin altını çizdi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3