Ekonomik krizin faturası sadece vatandaşa değil, üretim cephesine de ağır kesiliyor.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in paylaştığı verilere göre, konkordato ilan eden firma sayısı 2024 yılında 3 bin 497 iken, 2025 yılında bu rakam yaklaşık iki katına çıkarak 6 bin 360'a yükseldi.
2026 yılına ise çok daha sert bir giriş yapıldı; henüz yılın ilk 60 gününde binin üzerinde şirket "borçlarımı ödeyemiyorum" dedi.
Sektörel ve Şehir Bazlı Dağılım:
İnşaat: 525 firma (Zirvede)
Tekstil: 393 firma
Gıda: 128 firma
Tarım: 95 firma
Konkordato başvurularının merkez üssü ise sanayinin kalbi olan iller oldu: İstanbul (1.491), Ankara (632), İzmir (267) ve Kocaeli (265).
Gürer, uygulanan ekonomi politikalarının bir "zincirleme çöküş" yarattığını vurguladı. Enflasyonu düşürmek amacıyla uygulanan sıkı para politikasının piyasadaki nakit döngüsünü bitirdiğini belirten Gürer, şu analizi yaptı:
"İşçiye, emekliye, dar gelirliye alım gücünün altında bir gelir sağlanması sanayiciyi de vurdu. Halk ürün alamayınca esnaf satamıyor, esnaf satamayınca fabrika üretimini daraltıyor. Bu kısır döngü, Türkiye'nin marka olmuş dev şirketlerini ya iflasın eşiğine getiriyor ya da yabancılara satılmak zorunda bırakıyor."
Konkordato ilan eden firmaların sadece kendi borçlarıyla sınırlı kalmadığını, hammadde aldıkları tedarikçileri de ödemesiz bırakarak krizi genele yaydığını ifade eden Gürer, bu sürecin en ağır sonucunun kitlesel işsizlik olacağı uyarısında bulundu.