Menü TURKHABER
Tarih: 24.03.2026 12:13
Siyonist emperyalist şebekesi mukaddes günlerimizi zindana çevirdi

Siyonist emperyalist şebekesi mukaddes günlerimizi zindana çevirdi

Facebook Twitter Linked-in

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem iç politikaya hem de küresel gelişmelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. "Terörsüz Türkiye" hedefini stratejik bir dönüm noktası olarak tanımlayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt'ün ebedi kardeşlik baharıdır" diyerek sürecin milli birlik ve kardeşlik temelinde ilerleyeceğini vurguladı. Bu sürecin aceleye getirilmeden, toplumsal hassasiyetler gözetilerek ve provokasyonlara fırsat verilmeden yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Küresel gelişmelere geniş yer ayıran Bahçeli, uluslararası sistemin derin bir kriz içinde olduğunu savunarak, "Uluslararası insancıl hukuk paçavraya dönmüştür" sözleriyle mevcut düzeni sert şekilde eleştirdi. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "orantısız, haksız ve gerekçesiz" olarak nitelendiren Bahçeli, bölgenin hızla kontrol edilemez bir çatışma sarmalına sürüklendiğini söyledi. Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Süveyş hattında artan gerilimin küresel enerji ve güvenlik dengelerini tehdit ettiğini belirten Bahçeli, bu sürecin daha büyük bir savaş riskini beraberinde getirdiği uyarısında bulundu.

Bahçeli, "Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalıdır" ifadelerini kullanarak mevcut yönetimi hedef aldı. Bölgedeki saldırıların yalnızca askeri değil, insani ve hukuki sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir." ifadesini kullandı

Konuşmasında diplomasi vurgusu yapan Bahçeli, "Savaş durmalıdır, silahlar susmalıdır, diplomasi ve diyalog öne çıkmalıdır" çağrısında bulundu. Türkiye'nin bu süreçte dengeli ve aktif bir dış politika yürüttüğünü ifade eden Bahçeli, Cumhurbaşkanı ve hükümetin diplomatik temaslarının barışın tesisi açısından önemli olduğunu söyledi.

bsss.jpg

Bahçeli'nin açıklamalarında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

"Ülkemizin çevresi savaşın tüm ağırlığıyla kuşatılmışken kanlı ve kahredici olaylar günbegün yaygınlık kazanırken, mübarek Ramazan ayını hakkıyla ve layıkıyla ne kadar idrak edebildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist emperyalist şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi; mukaddes günlerimizi zindana çevirip, zehirlemek için her şiddet yolunu denedi. Ramazan ayı günahlardan arınmak için manevi bir tahsisat olduğu halde aynı zamanda daha iyi bir insan mertebesine erişmenin, müslüman gönüllerin hayır ve hasenat ile doğrulmasının ruhsatını bahşetmesine rağmen islam aleminin nasip hanesine neyin düştüğünü, bundan ne kadar istifade edebildiğini sadece Cenab-ı Allah bilecektir. İnsan içinden yenilemeyeceğince dışından eksilirmiş.

Türk-İslam dünyası bağlamında kalb-i selimini hatta akl-ı selimini neresinde bulunduğumuzu soruşturmak durumundayız. Savaşların ortasında hüzün sarmaşıklarının yüreklerimize yuvalanması içimizi acıtsa da bayram günlerini yalnızca el ele değil gönül gönüle geçirdik. Ramazan bayramı ile bahar bayramı bu yıl birbirini tamamladı. Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamanın en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını göstereceğiz.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ ÖNÜMÜZDEKİ TARİHİ BİR FIRSAT KAPISIDIR

Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır, daha kuvvetli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi kalplerinde aşkı bulan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Türk ve Türkiye yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde tereddütsüz Türkiye, terörsüz Türkiye hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır.

İzan aklın terbiyesidir, idrak bir işin gerçeğini bütün boyutuyla kavrama hasretidir. Şayet izan yoksa idrak olamaz. İdrak yoksa mizacın iyi olması tek başına anlam ifade edemez. Aynı anda küresel ve bölgesel gelişmelerin akışkanlığına bakarsanız görürsünüz ki akıl, izan ve idrak kaybolmuştur. Uluslararası insancıl hukuk paçavraya dönmüştür. Çünkü ne dikkate alan ne saygı duyan ne de itibar eden kalmıştır. Uluslarası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek maksadıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan BM tarihin en aciz ve perişan dönemine hapsolmuştur. Fiilen hukuksal işlevini kaybetmiştir. ABD ile İsrail'in eşgüdüm haline İran'a karşı icra ettikleri orantısız saldırıların 25. gününde komşu coğrafyalar toz duman içindedir. Trump'ın İran'ı yok edeceğiz tehdidi, İran Dışişleri Bakanı'nın Amerikalılara müzakereler sonsuza dek sona ermiştir açıklaması, İsrail Başbakanı'nın hiddet dozajının artacağını söyleyerek savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist emperyalist haydutluğunun dünya için stratejik öneme haiz İran'ı vurması bunun ardından İran'ın Katar ve Suudi Arabistan'daki rafinelerin yanında İsrail'in nükleer sahasına misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarttı.

Birinci ve ikinci dünya savaşları öncesi yoğunlaşan, tahliye vanaları kapalı duran jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı belki daha da fazlası bugün müşade edilmektedir. İran'ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset alanlarındaki isimlerin hedef alınması uzun seneler boyunca sürecek itilaf ve cepheleşmeyi derinleştirmektedir. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı içten çözmeden hiçbir gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye hedefimizin hem Allah'ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sac ayağındaki muazzez iradesinin hikmetli aklı olduğu teyit edilmiştir. "Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge "çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi dona kalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze davet ediyoruz.

Kimlik siyasetinin sonu yoktur, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananı yoktur ancak "Her şeyden önce Türkiye" demenin beka düzeyinde önceliği vardır ve olacaktır. Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. On yıllar boyunca pek çok kayba yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci aceleye getirmenin alemi yoktur. Yola çıktık inşallah varacağız, hedef koyduk inşallah ulaşacağız. Terörsüz Türkiye dedik muhakkak suretle başaracağız, Terörsüz Türkiye boynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olma ruhudur.

Muhatap olduğumuz her müşkülat, katlandığımız her müessif olay daha huzurlu ve daha güvenli bir geleceğin kefaretidir. Türk milleti kesin hükmünü Malazgirt'te vermiş, ayak bastığı toprakların ruhuna vatan sedasını can pahasına üflemiştir. Bu emaneti Türküyle Kürdüyle, velhasıl büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımak milli görevimizdir.Bunu da istiklalimizin onuruyla gerçekleştirmek yegane seçenektir.

"TÜRK İLE KÜRT ANCA BERABER KANCA BERABERDİR"

Türkiye'mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek, empatiyle ilerleyerek, temkinli iyimserliği de elden bırakmayarak; devletin ve milletin tartışılamaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız.

Türkiye'miz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak.Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. "Terörsüz Türkiye" belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır.

"Terörsüz Türkiye" doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. "Terörsüz Türkiye" mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır. Niyetimiz halis, mücadelemiz hasbi, çabamız haysiyetli ve huzur dolu bir geleceğin mimarisidir.

Siyasi ikbali için Türkiye'nin istikbaline gölge düşürmeye azmetmiş zevatın çürümüş ve yozlaşmış siyasi ezberlerini çiğneye çiğneye sıratı müstakim üzere duruşumuzu bihakkın koruyacağız.

PKK'nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz. Zaman en büyük ilaçtır. Sabır en güçlü silahtır. Çok şükür ilacımız da, silahımız da tamdır.

Türkiye, ABD-İsrail ortaklığının İran'ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ve ifa etmektedir. Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye'nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır.

Fakat savaşan taraflar arasında kategorik ve kutuplaşmış bir ayrılık ve çok cepheli aykırılık söz konusudur. Tehditvari konuşmaların bariyer kapakları tamamen kaldırılmıştır. Hürmüz Boğazı'nın açılması hususunda ABD Başkanın 48 saat mühlet tanıması, aksi halde çok sert karşılık verileceğini duyurması; Buna cevaben İran'ın, eğer enerji altyapısının güvenliği ihlal edilirse, bölgedeki körfez ülkeleri de dahil ABD'ye ait tüm enerji, bilgi teknolojisi ve tuz arıtma tesislerinin hedef alınacağını ilan etmesi tehlikenin geldiği seviyeyi göstermesi bakımından kayda değerdir.

Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ve çatışma ikliminin oluşması yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacak, dalga dalga yayılacak ve yaygınlaşacaktır. Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı'nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır.

"ASIL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ, ASIL YÖNETİM DEĞİŞİMİ İSRAİL'DE YAŞANMALIDIR."

Bu alanın balistik füzelerle enkaza çevrilmesi; stratejik, siyasi, enerji, ekonomik ve su savaşlarıyla tahrip edilmesi uzun seneler altından kalkılamayacak bir felaketin eşzamanlı ayak sesleridir. Savaş durmalıdır, silahlar susmalıdır, diplomasi ve diyalog öne çıkmalıdır. Masum insanların ölümü cinayettir. Kim veya kimler bu cinayette ortaksa insanlık karşısında suçludur.

İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail'de yaşanmalıdır. ABD Başkanı'nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail'in ABD'nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail'in 20 Mart'ta Suriye'nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur.

Lübnan'a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu'nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa'yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir.

Mescid-i Aksa'nın manevi dokusuyla, tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz, buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam'dır, Mescid-i Aksa İslam'dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, Miraç mucizesinin ilk eşiğidir; Siyonizm'in oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz.

"GÖRÜNEN ODUR Kİ, BU KAYNAKLAR TÜKENMEDİKÇE GÖZYAŞLARI DİNMEYECEKTİR"

Milli birliğimizi, milli güvenliğimizi, milli çıkarlarımızı, milli varlığımızı, milli gelecek projelerimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, Siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz, sonuçları ne olursa olsun alttan almayacağız.

Dünyanın enerji ve su kaynaklarını kontrol etmek isteyen yeni emperyalizm, bunlara sahip milletler üzerinde hunhar operasyonlar peşindedir. Maalesef büyük çoğunluğu din kardeşimiz ve soydaşımız olan geniş coğrafyalarda kin, nefret, zulüm devamlı körüklenmektedir. Anlaşılan buralarda petrol bitmedikçe, gaz bitmedikçe, su bitmedikçe, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki, bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir.

Afrika'nın bir ucundan, Asya'nın bir ucuna kadar milyarlarca insan bir lokma ekmek, bir parça hürriyet, bir nebze olsun haysiyet mücadelesi için canını dişine takmaktadır. Kaybedenler, nehir gibi kanı dökülenler tarihin her devrinde olduğu gibi yine mazlumlardır. Fakat tarihin doğru yerinde durarak mazlumların yine güvencesi olacağız."

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3