Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. AA muhabirine konuşan Erhürman, Türkiye ile her alanda koordinasyon içinde hareket ettiklerini ve söylem birliği sağladıklarını ifade etti.
Erhürman, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran'ın misillemeleriyle devam eden süreçte, Kıbrıs'a yönelebilecek tüm risklerin değerlendirildiğini belirtti. Türkiye ile istişare halinde gerekli hazırlıkların yapıldığını vurgulayan Erhürman, şu ana kadar KKTC açısından ciddi bir tehdit bulunmadığını söyledi.
Bölgede yaşanan gelişmelere rağmen rehavete kapılmadıklarını dile getiren Erhürman, KKTC'nin güvenli bir konumda olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin yürüttüğü dış politikanın uluslararası alanda takdir topladığını belirten Erhürman, Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarında sürekli barış ve diplomasi vurgusu yapıldığını hatırlattı. Erhürman, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bu süreçte sergilediği pozisyon büyük bir gurur kaynağıdır." dedi.
Ayrıca Hakan Fidan'ın yürüttüğü diplomatik temasların da sürece katkı sağladığını belirtti.
Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Türkiye'ye karşı gerçekçi olmayan bir güç dengesi oluşturma çabasında olduğunu savundu. Bölgedeki askeri anlaşmalar ve ittifakların risk oluşturduğunu ifade eden Erhürman, bu durumun Kıbrıs'ın güvenliğine zarar verebileceğini söyledi.
Güney Kıbrıs'ın attığı adımların turizm başta olmak üzere çeşitli alanlarda "güvensiz bölge" algısı oluşturduğunu da dile getirdi.
Erhürman, Türkiye'nin KKTC'ye F-16 Fighting Falcon konuşlandırmasına yönelik eleştirilerin yersiz olduğunu belirtti. Türkiye'nin Ada'nın garantör ülkesi olduğuna dikkat çeken Erhürman, diğer ülkelerin askeri varlığının ise sorgulanması gerektiğini ifade etti.
GKRY'nin izlediği politikaların bölgeyi riske attığını söyleyen Erhürman, "Güney Kıbrıs'ın bu maceracı tutumdan vazgeçmesi gerekiyor." dedi.
Erhürman, Türkiye ve KKTC'nin izlediği politikalar sayesinde bölgenin en güvenli noktalarından biri olmaya devam ettiğini vurgulayarak, Ada'ya gelen yabancı askeri unsurların kalıcı olmaması gerektiğini sözlerine ekledi.