Tarih: 02.02.2026 14:29

'Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor'

Facebook Twitter Linked-in

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık piyasasında yaşanan sert düşüş ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Karadeniz Bölgesi'nin en önemli geçim kaynağı olan fındıkta fiyatların kısa süre içinde 340–350 TL seviyelerinden 220 TL'ye gerilediğine dikkat çeken Karal, bu tablonun sorumlusu olarak piyasayı düzenlemesi gereken kamu otoritesinin "seyirci kalmasını" gösterdi.

MALİYETLER ARTARKEN GELİR DÜŞTÜ

Üreticilerin, fiyatların yükseleceği beklentisiyle ürünlerini ellerinde tuttuklarını hatırlatan Karal, yaşanan düşüşün büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti. Girdi maliyetlerindeki artışa dikkat çeken Karal, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Fiyatların bu kadar kısa sürede dibe vurması, zaten artan girdi maliyetleri altında ezilen üreticiyi bir kez daha kaygıya sürüklemiştir. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri her geçen gün artarken, ürün fiyatlarının bu seviyelere düşmesi kabul edilebilir değildir."

'KAMU SEYİRCİ KALIYOR' ELEŞTİRİSİ

Piyasadaki dalgalanmanın "doğal serbest piyasa koşulları" ile açıklanamayacağını savunan Karal, ortada adil işleyen bir sistem bulunmadığını ifade etti. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasada etkin ve yönlendirici bir alım politikası yürütmemesinin fiyat düşüşlerini hızlandırdığını belirten Karal, "Piyasayı düzenlemesi gereken kamu, ne yazık ki bugün seyirci konumundadır. Üretici emeğinin karşılığını alamazken, kazanan hep büyük alıcılar oluyor. Türkiye'nin tarımda geldiği nokta budur: Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor" ifadelerini kullandı.

'STRATEJİK ÜRÜN KADERİNE TERK EDİLEMEZ'

Açıklamasında fındığın Türkiye için stratejik bir ürün olduğu vurgusunu yineleyen Karal, ürünün sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir denge unsuru olduğunu kaydetti.

Fiyatların birkaç alıcının inisiyatifine bırakılamayacağını belirten Karal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Milyonlarca insanın geçimi bu ürüne bağlıdır. Üreticiyi koruyan, piyasayı dengeleyen, alın terini güvence altına alan bir tarım politikası şarttır. Kamu otoritesinin, güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir taban fiyat politikasıyla üreticinin arkasında durması gerekmektedir."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3