Vakıf yükseköğretim kurumlarına bağlı hastanelerin vergi statüsünde köklü bir değişikliğe gidiliyor. Meclis gündemine taşınan yeni yasa teklifi, vakıf üniversitesi bünyesindeki sağlık kuruluşlarını "özel hastane" statüsüne çekerek kurumlar vergisine tabi tutmayı hedefliyor. Ancak Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu hamlenin eğitim maliyetleri üzerindeki dolaylı etkilerine dikkat çekerek ekonomi yönetimine kritik bir çağrıda bulundu.
Düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Metin Topçuoğlu, vakıf hastanelerinin ticari birer işletmeden öte, birer "Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi" olduğuna vurgu yaptı. Topçuoğlu, bu kurumların özel hastanelerin üstlenmediği ağır bir eğitim yükü taşıdığını belirterek şu noktalara parmak bastı:
Tıp fakültelerinden hemşireliğe, fizyoterapiden ebeliğe kadar birçok branşta uygulamalı eğitimlerin bu hastanelerde yürütüldüğü ifade edildi.
Tıp eğitiminin 6. sınıfına kadar devam eden intörnlük ve staj süreçlerinin hastanelere ek bir operasyonel ve mali yük getirdiği kaydedildi.
Vergi muafiyetinin kalkmasının, üniversitelerin eğitim-öğretime ayıracağı bütçeyi doğrudan azaltacağı uyarısı yapıldı.
Topçuoğlu'nun açıklamasının detayları şöyle:
"Vakıf yükseköğretim kurumu hastanelerinin, özel hastanelerin katlanmadığı insan kaynağı başta olmak üzere eğitim öğretim açısından bazı mali yükümlülükleri vardır. Özellikle tıp fakültesi başta olmak üzere fizyoterapi, ebelik, hemşirelik ve diğer sağlık programlarının uygulamalı eğitimleri, stajları, intörnlük eğitimi 6'ncı sınıfa kadar tıp fakültesinde devam. Elbette bu süreçlerin yürütülmesinde vakıf yükseköğretim kurumlarında ideali yakalamadığımız noktasında birtakım kaygılar olabilir ancak vakıf yükseköğretim kurumları hastanelerinin emsallerinden farklı olarak katlandığı maliyetler dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tıp fakültesi eğitimi bu hastaneler için son derece önemli bir görev ve bu görevlere yönelik ek maliyetler bu açıdan dikkate alınmalı."
Meclis'e sunulan teklif, vakıf üniversitesi hastanelerini özel hastanelerle rekabet şartlarında eşitlemeyi amaçlıyor. Ancak YÖK kanadı, "emsallerinden farklı maliyetler" argümanıyla bu eşitliğin hakkaniyetli olmadığını savunuyor.