Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şu şekilde:
Dün gece maalesef üzüntü verici bir haber aldık. Görev uçuşu yapan F-!6 uçağımız kaza kırıma uğradı ve uçağımızın pilotu şehit oldu. Öncelikle kahraman şehidimiz Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum.
Milletçe mübarek ramazana ulaşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin bütün insanlığa hayırlar getirmeni niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun. Tüm İslam aleminin bu rahmet ve bereket ortamından azemi derece istifade etmesi Ramazan'ın gönüllerimizi kaynaştıran manevi atmosferi doya doya yaşaması en büyük temennimizdir ancak Gazze'de 10 Ekim'de varılan ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve yapılan tüm anlaşmalara rağmen insani yardımların istendiği şekilde ulaşamaması maalesef Ramazan-ı Şerifi buruk geçirmemize sebep oluyor. Bu Ramazan'da da aklımız, dualarımız Filistinli kardeşlerimizle. Öte taraftan ülkemiz genelinde Ramazan-ı Şerif gerçekten çok farklı bir atmosferde idrak ediliyor. Camilerimiz dolup taşıyor, çocuklarımız gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Sofralarımızı bereketleniyor, ihtiyaç sahibi kardeşlerimiz bu ayın bereketiyle daha çok gözetiliyor.
Kâbe’de hacılar Hu der Allah” ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla lafza-i celali seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı.
Tüm Türkiye’nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri ve aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi. Şunu bir defa açık açık söylemek isterim. Kimse bundan gocunmamalı. Rahatsız olmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır. Bu milletin fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa vesile olan herkesten Allah gani gani razı olsun diyorum.
AK Parti olarak Ramazan-ı Şerif'in tıpkı şefkatli bir anne misali hem islam alemini hem de ülkemizi sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri milletimizle bir kez daha dertleşmek, yeni muhabbet köprüleri kurmak için en verimli şekilde değerlendirmenin çabasındayız. Tam kadro sahadayız, Ramazan ayının rahmet ve merhamet iklimini hep beraber milletimizle tenefüs etmeye çalışıyoruz. 11 ayın sultanının idrak ve ihya etmek için bizi biz yapan bizi diğerlerinden ayıran güzel hasretlerimiz yaşatmak için gayret sergiliyoruz. Bilhassa yuvalarına kavuşan depremzedelerimize konuk olduğumuz "Yeni Evim İlk İftarım" programımızın yüreklere dokunduğunu görüyorum. Bu sene ikincisini tertiplediğimiz Külliye'de Ramazan etkinlikleri de Ankaralı kardeşlerimizin yoğun ilgisine mazhar oluyor. En küçük köyümüzden en büyük şehrimize kadar 86 milyona kardeş olan teşkilatımızın her neferine teşekkür ediyorum.
Milli Eğitim Bakanlığımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarif’in kalbinde Ramazan teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek. Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak. Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak. Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak. Şimdi birincisi, bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak. İkincisi, bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa’nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır. Yapılan doğrudur. Yerindedir. Hukukidir. Ramazan’ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir. Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce, artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı. O bayat laiklik elden gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı. Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar. Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar. Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar. Bunlar Batı’da çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz, laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulüm ettiklerini bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil, hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir. Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor?
Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz olamaz. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla bu bayrak, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın. Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcaklıklarını kaybetmeleri; milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor. Türkiye'nin özgürleşmesi bunları rahatsız ediyor. Bugün bir kez daha şunun altını çizerek ifade ediyorum; Bu milletin mayasında İslam var. Bizi bir millet yapan, her türlü farklılığımıza rağmen bir arada tutan manevi değerlerimizdir. Ordumuz peygamber ocağıdır. Şehitlerimiz islam şehitleridir. Bu milletin temelinden ezanı, Kur'an'ı, peygamber sevgisini, orucu, sadakayı aldığınız zaman geriye ne tarih kalır ne istikbal kalır ne de devlet kalır.
Biz büyük imparatorluklar kurmuş, büyük medeniyetler inşa etmiş bir milletin evlatlarıyız. Bizim tarih boyunca üç kıtaya huzur götüren büyük devletlerimizin harcında bizim dünyaya istikamet çizen medeniyetlerimizin temelinde Kur'an vardır, peygamber aşkı vardır, iman vardır. Oruç vardır. Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Mevlana, Ahmed-i Hanî ve daha nicesi İslam'ın gür sadasıyla bu vatanın ve bu milletin harcını karmışlardır.
Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Bu topraklarda 1000 yıldır Türk de var, Kürt de var, Arap da var, Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi daha nicem Avrupa'da farklı mezhepler birbirlerini doğrarken bu topraklarda ecdadımız bir arada yaşamanın eşsiz terazisini kurdular. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye'ye baksın, ders alsın. Farklı inançlara karşı adalet içinde bir yaklaşım görmek İsteyen Türkiye'ye baksın. Bizim dışarıdan yabancı kavram, yabancı değer ithal etmeye ihtiyacımız yok. Selçuklu'nun Osmanlı'nın mirası, Türkiye'nin birikimi bize yeter.
Bizim her inanca, her mezhebe, her manevi değere sonsuz saygımız var. Herkesin inanç ve ibadet hakkını koruruz ama bu vatanı vatan yapan milli ve manevi değerleri de sonuna kadar savunuruz, sonuna kadar koruruz. İthal projeleriyle, ithal ideolojileriyle kirlenmiş zihinleri, çirkin ve çirkef bildirileriyle kimse bize parmak sallayamaz.
Ezandan, Kur'an'dan, camiden, namazdan, oruçtan, Ramazan'dan rahatsız olanlar vardı. Ülkemizi işgal etmeye giriştiler. Anadolu kadınının örtüsüne el uzatmaya kalktılar. İstiklal Savaşı'nda biz onlara gereken dersi verdik. Aynı kirli eller, aynı mukaddes ve muazzez değerlere bir daha uzanırsa bu millet yine aynısını yapacaktır. Biz olarak, kendimiz olarak, Türkiye olarak düştüğümüz yer Kalkacak, doğrulacak ve 86 milyon el ele gönül gönüle verip Türkiye yüzyılını kendi değerlerimizle inşa edeceğiz.
Bu vesileyle Milli Eğitim Bakanımızı başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm milli eğitim camiamızı elbette sevgili öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Okul bahçelerini ve camilerimizi bir çiçek tarlasına çeviren yavrularımızın her birini tek tek muhabbetle kucaklıyor. Dillerinden Allah niyazı, kalplerinden Hazreti Muhammed Mustafa'nın aşkı, hiç eksilmesin diyorum.
Türkiye sanılandan çok çok büyük Ve biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz.
Demokrasimize kurulan tuzaklara, milletimizin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, bizi sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışan oyunlara rağmen hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Cumhur İttifakı olarak, geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz terörsüz Türkiye sürecinde, 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı.
İşte en son Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos'tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul bir çekimser ve iki red oyuyla nihai rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık.
Gerek meclis başkanımız, gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler. Özellikle komisyonun odağının sapmasına kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası Olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermedik. Hamdolsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhulet açmayı başardık.
137 kurum ve kişinin dinlendiği 4200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsam bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde Kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir.
Rapor Türkiye'nin ortak geleceğine 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek Spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikârdır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla terörsüz Türkiye bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapor Sonra damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz.
Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır. Şimdi süren bu sürecin yeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve işbirliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Allah'ın izniyle sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız.
Şunu sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarıma tekrar hatırlatıyorum. Bugün kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, uygulamaya koyduğumuz her politikada, devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik.
Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım, bunda kararlıyız. Hep söylüyorum. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti'nin gücüne güveneceğiz. Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız. Şurası bir gerçek ki, Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz.
Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik uzlaşmacı müspet ve makul duruşlarını meclis çalışmalarında da aynı ile devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir.
Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil, adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak. Herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde, kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek. Bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz."