MHP lideri Devlet Bahçeli, grup toplantısında MEB'in okullarda Ramazan etkinlikleri düzenlemesine gelen tepkiler sonucu yayımlanan Laiklik Bildirisi'ni hedef aldı. CHP'yi "islam karşıtı" olarak nitelendiren Bahçeli, bildiriyi imzalayanlara sert tepki gösterdi. Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Bu bildiriyi imzalayan 168 kişinin hepsini üst üste koyun bir insan etmezsiniz. Laikliği savunacağız diyerek islamı, dinimizi hedef alanlara söylüyorum; Alayınız karanlıksınız. MEB'in bu projesini desteklemek gericilikse, biz bal gibi gericiyiz"
Komisyon, süreç hakkındaki tabuları yıktı. Türk neyse Kürt de odur. Kürt neyse Türk de odur. Tansiyonun dünyada giderek yükseldiği bir dönemde Türk-Kürt kardeşliği bak kalacaktır.
Yol haritamız netleşmiştir. Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Adalet duygusunu ele alarak, şehit ve gazileirmizi üzmeyerek adımlar atmaya devam edeceğiz. Silah bırakanlarla ilgili topluma kazandırma aşamasına adım adım geçilmelidir. Bunlar yapılırken af ve cezasızlık algısına prim verilmemelidir.
Örgütün üst yapılanmasının feshi derhal sağlanmalıdır. İmralı çağrısı KCK için de geçerlidir. KCK kendini derhal feshetmelidir.
Futbolda bahis ve şike operasyonları çok önemlidir. Rakip takım lehine bahis yapanlar tespit eilmiştir. Buradaki mağduriyetler de giderilmelidir. TFF Başkanı cesurdur, delikanlıdır, yoluna devam etmelidir
Dünyayı Türkçe yorumlamanın yanında Türkiye’yi millî birlik ve kardeşliğin tarihsel müktesebatı ile kucaklamak, sahip olduğumuz bugünkü yüksek vazife ve vaziyet hâlinin şaşmaz gereğidir. Ramazan ayı dayanışma ve yardımlaşma duygusunun şahikasıdır. Ramazan ayı bizi biz yapan millî ve manevi değerlerin şah damarıdır. Bilhassa Ramazan ayının mübarek adabını, muazzam ahlakını, muazzez manasını yeni yetişen nesillere öğretmek hepimizin münhasır görevi olmalıdır. Her dönemde bundan rahatsızlık duyan köksüzler vardır ve olacaktır. Fakat bir türlü anlamadığımız, anlayamadığımız esas açmaz şudur. Manevi erimenin ve ahlaki erozyonun küresel bir savruluş hâlini aldığı, her cepheden tehditlerin savrulduğu bugünkü dünyanın alaca karanlık tablosunda çocuklarımızı düşünmeyelim mi? Onları Müslüman Türk milletinin haslet ve hususiyetiyle tesis etmeyelim mi? Geleceğimiz için kaygılanmayalım mı? Ne yapsaydık, akışa mı bıraksaydık
Bu bahsi neden açtığımı, bu kadar açıklamayı niçin yaptığımı sabrınıza sığınarak elbette izah edeceğim. Millî Eğitim Bakanlığı 12 Şubat 2026 tarihinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri konusunda bir genelge yayımlamıştır. Yerinde ve kıvamında bir adımla doğrusunu yapmıştır. Takdir ve tebrik ediyoruz. Yine bu günlerde Dağları Allah dedirten, her yaş grubunda göz kamaştıran bir akıma dönüşen 'Kâbe’de Hacılar Hu der Allah' isimli ilahi ve bu ilahiyi seslendiren kardeşlerimizi de gönülden alkışlıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığının mezkûr genelgesinde özetle Türk millî eğitiminin genel amacının millî, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerleri benimseyen, koruyan ve geliştiren, bu değerleri davranış hâline getirmiş bireyler yetiştirmek olduğu kaydedilmiştir. Türk milletinin sağduyu ve vicdan sahibi hangi mensubu bu gerçekleri inkâr ve ihmal edebilecektir. Genelgede yer alan bir diğer önemli ve altı çizilmesi gereken gerçek de şudur. 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun birinci maddesi açıktır. Buna göre ilköğretim öğrencilerin bedeni, zihni ve ahlaki gelişimlerine hizmet eden temel bir eğitim sürecidir.