Yeni Yol Grubu’nun birinci kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen haftalık toplantıda konuşan Ali Babacan, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gündemine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Babacan’ın hedefinde, artan yoksulluk, vergi politikaları ve AK Parti’nin kuruluş ilkelerinden uzaklaşması vardı.
Konuşmasının ilk bölümünü emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ayıran Babacan, en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılmasını sert bir dille eleştirdi. 1.062 liralık artışın "müjde" olarak sunulmasına tepki gösteren Babacan, "Emekli sizden sadaka veya lütuf değil, enflasyon yoluyla gasp ettiğiniz hakkını geri istiyor" dedi.
Türkiye’de yaşlıların çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Babacan, 75 yaşında direksiyon başında ölen şoför ve inşaatta hayatını kaybeden 71 yaşındaki işçiyi örnek göstererek, "Gururlandığınız Türkiye tablosu; yaşlılarının iş cinayetine kurban gittiği bir Türkiye’dir" ifadelerini kullandı. Babacan, iktidarın ekonomi yönetmediğini, sadece "fakirliği yönettiğini" savundu.
TÜRK-İŞ’in açlık sınırını 30 bin 143 TL, Diyanet’in ise bir aile için aylık fitre bedelini 28 bin 800 TL olarak açıkladığını hatırlatan Babacan, asgari ücretin ve emekli maaşının bu rakamların altında kaldığına dikkat çekti. Babacan, "Devletin kurumu Diyanet bile asgari ücretlinin yardıma muhtaç hale geldiğini dolaylı yoldan ilan ediyor" diye konuştu.
Yurt dışı alışveriş limitinin 30 Euro’ya düşürülmesini de gündemine alan Babacan, bu kararın "lobilerin isteğiyle" alındığını iddia etti. Bu kararın genç girişimcileri ve teknoloji meraklılarını zora soktuğunu belirten Babacan, "Yarının teknoloji devlerini daha filizlenmeden kurutuyorlar. Vatandaşı münhasır distribütörlerin, yani tekellerin insafına terk ettiniz" değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti’nin kuruluş programında imzası bulunan isimlerden biri olduğunu hatırlatan Babacan, iktidarın kendi parti programına ihanet ettiğini öne sürdü. Programda "vergilerin azaltılacağı ve basitleştirileceği" taahhüdünün yer aldığını belirten Babacan, "Ben şimdi ihbar ediyorum; şu anki iktidar bir 'parti disiplini suçu' işliyor. Söz verdiklerinin tam tersini yaparak vergileri artırıyorlar" dedi.
Sağlık Bakanlığı ve Devlet Malzeme Ofisi’nin (DMO) eklem protezleri için belirlediği fiyat politikasını da eleştiren Babacan, yerli üreticilere düşük, ABD menşeli ürünlere ise yüksek fiyat verildiğini belirtti. Babacan, "Hani yerli ve milliydiniz? Dünya standartlarında üretim yapan yerli firmalarımızı haksız rekabetle batırıyorsunuz" çıkışında bulundu.
Babacan konuşmasının en dikkat çeken bölümünde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın "Dindar insan iyidir yargısı güçlendirilmeli" sözlerine yanıt verdi. Dindarlara yönelik toplumsal algının bozulmasından iktidarın pratiklerini sorumlu tutan Babacan, şunları söyledi:
"Benim kendisine tavsiyem, bu konuda kendi pederleriyle (babasıyla) samimi bir hasbihal etmesi. Toplumda dindarlarla ilgili yargılar niçin bozuldu? Kim bozdu? Dindar kimliğine vurgu yapan bir iktidar döneminde hukuksuzluk, adaletsizlik ve yolsuzluk kurumsal hale geldi. Çevrenizde menfaat şebekeleri olabilir ama bu ülkede kul hakkından titreyen milyonlarca dindar insan var, endişeniz olmasın."
Türkiye’den son 12 ayda 9.6 milyar dolarlık yerli sermaye çıkışı olduğunu ve bunun bir rekor olduğunu vurgulayan Babacan, güven ortamının bittiğini savundu. Sanal bahisle mücadele konusunda hazırlanan eylem planını "zaman kaybı" olarak niteleyen Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek, "Eylem planıyla uğraşmayın, samimiyseniz tek bir imzayla bu gece fişi çekin" çağrısında bulundu.