CHP lideri Özgür Özel, Denizli Merkezefendi Meydanı’nda gerçekleştirilen mitingde vatandaşlara seslendi. Konuşmasında iktidarı eleştiren Özel, "Sayın Erdoğan, Denizli’deyiz. Ocak ortasında, yağmur altında bu meydana sığmıyoruz. Zamanında sana en çok oy veren, büyükşehiri sana kazandıran bu meydan bugün ‘istifa’ diye inliyorsa sebebi sensin." ifadelerini kullandı. "Yandaşına sahip çıkan, vatandaşını görmeyen, yoksulu ezdiren, zordaki üreticiyi de iflasa sürükleyen, sadece yandaşa sahip çıkan bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. Size ant olsun ki AK Parti’nin kara düzeni yıkılacaktır." diyen Özel, asgari ücret ve emekli maaşı üzerinden iktidara tepki gösterdi.

Özel, "Bugün Türkiye’de açlık sınırı 30 bin liradır. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Bugün Türkiye’de en düşük emekli maaşı 18 bin 975 lira olabilmiştir. Emeklisine saygı duymayanın, emeklisine hürmet etmeyenin bu memlekette görecek günü, sizin yüzünüze bakacak yüzü yoktur. Bundan sonra emekliler bırakın AK Parti’ye oy vermeyi, selam dahi vermeyecekler." şeklinde konuştu.

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;
“Bugün 80’inci miting, 80’inci eylem için bu meydandayız. ‘Yazın olmaz’ dediler oldu, ‘kışın meydan dolmaz’ dediler Çankırı’da eksi dört derecede doldu. Denizli’de yağmur var, ‘kimse gelmez’ dediler ama bu meydan yine doldu. Yağmur varsa sahne olmaz dedim, otobüsü çektirdim. Milletin arasına geldim. Saraçhane ruhuyla, mücadele ruhuyla bu meydanı dolduranlara selam olsun. Bugün burada her türlü haksızlığa, eşitsizliğe itiraz edenler var. Mücadele etmeye geldik.

Sayın Erdoğan, Denizli’deyiz. Ocak ortasında, yağmur altında bu meydana sığmıyoruz. Zamanında sana en çok oy veren, büyükşehiri sana kazandıran bu meydan bugün ‘istifa’ diye inliyorsa sebebi sensin. Denizli’yi suçlamadık, kusuru kendimizde gördük, daha çok çalıştık. Bugün bu meydanı Denizli’nin evladı Bülent Nuri Çavuşoğlu’na emanet ettik. Yüzde 50 oyla seçildi, mücadelesini sürdürüyor. İlçe belediye sayımız 5’ten 15’e çıktı.
22 aydır bu şehir için çalışan başkan; 338 bin ton asfalt döktü, 1,8 milyon metrekare parke yol yaptı. Beş kent lokantası, iki kent market, altı kreş açtı. Emekliler için emekli evi açtı, çayı ücretsiz yaptı. Çiftçilere 50 bin zeytin fidanı dağıttı, 258 bin litre mazot verdi. Sulama borusu, yem ve tarımsal destekleri artırarak sürdürüyor.

Nuri Başkan’ın öyle çalışmaları var ki gözlerim doldu. Denizli’de parası olan çocuk beslenme çantasını dolduruyor, olmayanın bazen çantası bile olmuyor. Denizli’de beslenme çantası olmayan 5 bin öğrencinin Nuri Amcaları var. Birinci ve ikinci sınıf öğrencileri için her ay ailelere; 22 yumurta, 22 süt, bal, peynir, reçel ve meyve desteği veriliyor. Kimsenin çantasının boş kalmasına izin verilmiyor. Bu hafta yapılacak oylamayla üçüncü ve dördüncü sınıflar da dahil edilecek, bu sayı 15 bine çıkacak.
Bu hafta Yunus Emre Sosyal Tesisi, Egekent Hastanesi Çocuk Gelişim Merkezi ve Batı Ege üst geçidinin temelleri atılıyor. Ayrıca Denizli merkezine kültür ve sanat merkezi, büyük salon ve spor kompleksinin sözünü aldık. CHP gelirse yardımlar kesilir dediler ama tam tersine, iki asgari ücretin altında geliri olan herkes yoksul kabul edildi. Doğalgaz, tüp, bebek bezi, asker ailesine yol parası, hamile annelere ‘anne taksi’ hizmeti veriliyor. Zengine değil, ihtiyacı olana veriliyor.
Denizli’yi nasıl yönetiyorsak; akılla, vicdanla, çalışarak Türkiye’yi de öyle yöneteceğiz. Bugün Ege’nin en büyük Atatürk Bilim Merkezi’ni açıyoruz. Bu millet Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeridir, evladıdır.
AK Parti’nin çözmesi gereken birçok sorun çözülmüyor. Devlet hastanesi yıllardır depreme dayanıksız, şehir hastanesi ortada yok. Pamukkale’de tadilat bitmedi, esnaf mağdur. Denizli’den ne Avrupa’ya ne Ankara’ya uçuş var. Yolsuzluk iddiaları ortada ama işlem yapılmıyor. Bozdağ Kayak Merkezi protokolü CHP gelince iptal edildi. Ama yargıda kazanacağız. Denizli’nin hakkını alacağız.
Sol parti, sosyal demokrat parti demek sermaye düşmanı demek değildir. Bizim sistemimizde kalkınmacı bir ekonomi vardır. Üreticiye her türlü destek ve teşvik vardır. Bu işin sonunda daha çok üretmek, daha çok kazanmak, ama adil bir vergi sistemiyle kazandığının vergisini vermek vardır. Hep birlikte çalışmak, daha çok kazanmak ama hakça bölüşmek vardır. Yandaşına sahip çıkan, vatandaşını görmeyen, yoksulu ezdiren, zordaki üreticiyi de iflasa sürükleyen, sadece yandaşa sahip çıkan bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. Size ant olsun ki AK Parti’nin kara düzeni yıkılacaktır.
Denizli’ye söz veriyorum. Bu kardeşiniz partinin Genel Başkanı olurken en büyük desteği Manisa ile birlikte Denizli'den aldık, Ege’den aldık. Sonra tüm Türkiye tanıdı, tüm Türkiye’den aldık. Siz bana kefil oldunuz, ben Nuri’ye kefil oldum. Nuri çalışmaya niyet etti. Bu güzel günlere geldik. Buradan bir kez daha sizin huzurunuzda söylüyorum. Bir devri kapacağız, bir devri açacağız. Size söz veriyorum, artık yapılacak ilk seçimle bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.
Bugün Türkiye’de açlık sınırı 30 bin liradır. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Bugün Türkiye’de en düşük emekli maaşı 18 bin 975 lira olabilmiştir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunu hatırlatmak zorundayız. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Yani Tayyip Bey size hiç ilişmese, size hiç karışmasa, 1,5 asgari ücreti değiştirmese bugün beğenmediğimiz 28 bin liralık asgari ücrete kıyasla en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Öyle ya, 28 bin liranın yarısı 14. Ekle üstüne, 42 bin lira. Oysa bugün sadece 19 bin lira. Bunu emeklilerin kabul etmesi mümkün değil. Emekliler 19 bin lirayı kabul ediyor mu?
İşte bunun için dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi olarak kök maaşları artıracak bir kanun teklifi çıkaralım diyoruz. Biz emeklilere seyyanen zam verecek kanunu Meclis’ten çıkaralım diyoruz’ dedik. Perşembe günü Meclis’te bu konunun çalışılması için önergemizi verdik. Reddettiler. AK Parti ve MHP oylarıyla önergemiz reddedildi. Bunun üzerine karar verdik, şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi kapalıdır, ancak içinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri emekliler için nöbettedir. ‘AK Parti o Meclis’e gelene kadar, gerekli düzenlemeyi yapana kadar Meclis’i terk etmeyeceğiz’ dedik. Bunun üstüne cuma günü apar topar kameralar karşısına çıktılar. Biz de dedik ki ‘Haydi inşallah. Bir işi de birlikte yapalım.’ Ama tekliflerini getirdiler, 19 bin lirayı artırıyorlar, ne teklif ediyorlar? 20 bin lira. Teyzeme bak böyle diyor; ‘20 bin lira.’ 20 bin lirayı kabul ediyor musun teyzem? 20 bin lirayı kabul eden var mı? Ey AK Parti, bu emekli ellerini nasırladı, direğini çürüttü, gözlük camları büyüdü çalışarak. Bu emekli yıllarca çalışanlara baktı. Dedik ki ‘Artık sen çalışmayacaksın. Artık sana devlet bakacak.’ Emekli ettin, 1,5 asgari ücret alan emekliye neler, neler ettin. 42 bin lira alacak kişiye, 19 - 20 bin lira teklif ediyorsun. Buradan açıkça söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugün asgari ücret önerimiz 39 bin liradır. En düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, bugünün parasıyla 39 bin lira olacaktır. Sonra eski yerine, 1,5 asgari ücrete çıkacak. Emeklisine saygı duymayanın, emeklisine hürmet etmeyenin bu memlekette görecek günü, sizin yüzünüze bakacak yüzü yoktur. Bundan sonra emekliler bırakın AK Parti’ye oy vermeyi, selam dahi vermeyecekler.
Buraya gelirken yağmur yağıyor, yağdıkça yağıyor. İnsan yağmasın diyemez. Biliyorsunuz yağmur duası diye bir şey var. AK Partililer yağmur yağmasın duasındalar. Tayyip Erdoğan başta. Başa geçmişler Hep beraber dizilmişler, tabi o yağmur duasına çıkılıyor ya filmde. Kemal Sunal diyor ya yağmur duası filminde. Bunlar çıkmışlar yağmur duasına gidiyorlar. Hiçbirinin elinde şemsiye yok, neden? Tayyip Bey dua ediyor. Yağmur yağmasın Ankara susuz kalsın. İstanbul susuz kalsın. Afyon, Uşak susuz kalsın. Yağmur yağmasın diye dua eden tek zihniyet AK Parti’nin kara düzenidir, yazıklar olsun.
Mansur Bey’le o kadar uğraştılar, sabahlara kadar çalışıldı, ekipmanlar takıldı, baraj bitmiş. DSİ su getirecek getirmemiş. Kuraklıktan siyaset olmaz. Bütün dünyanın derdi Tayyip Bey kuraklıktan fayda, iktidar sürdürecek. Bir ülkeyi 23 yıl yöneteceksin. Son 50 yılın en kurak yazından medet umup ‘Buradan bunlar yıpranır, hem ben iktidar olurum’ diyeceksin. Tayyip Bey sana söylüyorum: Bundan sonra ne olursa olsun seni iktidardan indirmemiz için kimseden sana fayda yok. Kuraklık umacak zihniyete geldiysen, acınacak haldesin. Rahmet de yağacak, oylar da yağacak, bu iktidar gidecek. Halkın iktidarı gelecek.
Denizli’de, Merkezefendi’deyim. 100 bin hemşerimin arasındayım. Onların yüzüne bakıyorum. Gözüne bakıyorum. Buradan haykırıyorum ki; Ekrem İmamoğlu masumdur. Suçu Tayyip Erdoğan’ı yemektir. Çatlasan da patlasan da Ekrem İmamoğlu karşına çıkacak. Seni yenecek. Cumhurbaşkanı olacaktır. Cumhurbaşkanı İmamoğlu.
AK Parti’nin kara düzeni, AK Partilinin de MHP’linin de emeğini sömürüyor. AK Parti’nin kara düzeni, AK Partili gençleri de işsiz bırakıyor. AK Parti’nin kara düzeninde ilk kez artık marketlerde, tarihi geçmiş gıdalar ‘fırsat reyonu’ diye utanç reyonlarında satılıyor. Ürün, peynirin tarihi geçmiş, fırsat reyonuna koyuyor. Patates cipsi alamamış çocuğuna. Tarihi geçmiş yerden, bir ay tarihi geçmiş cipsi, fırsat reyonundan alıyor gariban. Bunun partisi olmaz. Böyle bir ahlaksızlığa sabır olmaz. Yalanlarla sürdürülen iktidardan umut olmaz. Efendim, ‘Gelirlerse ezanı da dindirecekler’ vallahi yalan. ‘Bayrağı indirecekler’ vallahi yalan. ‘Vatanı böldürecekler…’ Hadi lan oradan, hadi lan oradan. Bunları diye diye oy toplayıp sonra kendisine yüzde 300, emekliye yüzde 12. Kendisine yüzde 300, asgari ücretliye yüzde 20. Bu düzeni değiştirmeye var mısınız? Tarihin en uzun, en kalabalık, en mücadeleci seçim sath-ı mailindeyiz. Bugün seçimin 298’inci günü. Çok kaçsalar, bininci güne kadar kaçarlar. Gerekirse bin günlük seçim kampanyası neferi olmaya var mısınız? Ekrem Başkan yerine cumhurbaşkanı adaylığına var mısınız?"