İstanbul’un köklü kıyı kültürlerinden biri olan Fenerbahçe’deki amatör balıkçı geleneği, marina sahasında yaşanan yeni süreçle birlikte tartışma konusu oldu. Marina alanının 5 Şubat 2025’te ihale edilip 11 Şubat 2025’te yeni işletmeye devredilmesinin ardından, bölgede uzun yıllardır faaliyet gösteren amatör balıkçı teknelerine yönelik tahliye süreci başlatıldı.
Balıkçılar ise yaklaşık bir yıl boyunca kendilerine herhangi bir resmi bildirim yapılmadığını belirterek, Şubat ayı içerisinde önce elektriklerin kesildiğini, ardından da marinayı terk etmeleri yönünde tebligat aldıklarını ifade ediyor.
Marina sahasında çoğunluğu amatör balıkçılara ait 44 teknenin bulunduğu, bazı üyelerin ise teknelerinde yaşadığı belirtiliyor. Elektrik kesintisi nedeniyle teknelerde ısınma, hijyen ve sintine pompalarının çalışmaması gibi sorunlar yaşandığı, bu durumun da tekneler için batma riski oluşturduğu öne sürülüyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan Fenerbahçe Emekli ve Amatör Balıkçılar Dayanışma Derneği Başkanı Metin Yalvaç, 36 yıldır sürdürülen balıkçı geleneğinin sona erdirilmek istendiğini savundu.
Yalvaç, marinanın 5 Şubat 2025’te ihale edildiğini ve 11 Şubat’ta ihaleyi alan firmaya teslim edildiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Fenerbahçe’deki bu köklü balıkçı geleneği 36 yıldır yaşatılıyor ve biz bunun devam etmesini istiyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz müktesep hakkın elimizden alınmasını asla kabul etmiyoruz. Marinanın yeni süreçte ihaleyi alan firma tarafından işletilmesine saygı duyuyoruz. Ancak tüm vatandaşlık görevlerini yerine getiren bir derneğin, marina yeniden şekilleniyor diye buradan tamamen yok edilmesini kabul etmiyoruz.”
Tebligat sürecine de değinen Yalvaç, elektriğin resmi bildirim yapılmadan önce kesildiğini belirterek, bunun tekneler için ciddi risk oluşturduğunu dile getirdi.
“Şu anda dışarıdaki teknelerle birlikte toplam 44 teknemiz var ve bu teknelerin tamamı mağdur durumda. Tuzla’da lodos nedeniyle batan tekneler gördük; bunlar milli servetti ve parçalandılar. Bu insanların teknelerini burada barındırmasının en önemli nedeni marina ücretlerinin yüksek olmasıdır. Ücretleri karşılayamayan birçok kişinin teknesi başka yerlerde battı. Bu nedenle teknelerimizi Fenerbahçe’den başka bir yere götürmeyi düşünmüyoruz.”
Yalvaç, yeniden yapılanma sürecinde çalışmaları aksatmadan teknelerin uygun bir alanda barındırılmasını istediklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çalışmalar tamamlandıktan sonra, marinanın uygun göreceği ve bizim de kabul edeceğimiz bir alanda amatör faaliyetlerimizi sürdürmek istiyoruz. Şu anda 44 tekne mağdur durumda, gidecek yerleri yok. Limanda elektrik olmadığı için tekneler ciddi batma riskiyle karşı karşıya. Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini talep ediyoruz.”
Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Yücel Yorulmaz ise teknelerin yalnızca amatör amaçlı kullanıldığını belirterek, olası afet durumlarında denizden destek sağlanması için hazırlık yaptıklarını söyledi.
Yorulmaz, “Burada yaklaşık 44 teknemiz bulunuyor ve bazı arkadaşlarımızın gidecek başka bir yeri yok. Biz yalnızca kendi faaliyetlerimizi sürdüren kapalı bir yapı değiliz. Pandemi öncesinde aldığımız bir genel kurul kararıyla, afet anlarında teknelerimizin kullanılmasına yönelik bir projeyi Kadıköy Belediyesi’ne iletmiştik. Olası bir afet durumunda denizden destek verebilecek bir gücümüz var” dedi.
Dernek üyeleri, marina yönetiminden müktesep haklarının tanınmasını, yeniden yapılanma sürecinde tekneler için uygun bir alan tahsis edilmesini ve Fenerbahçe’deki amatör balıkçılık geleneğinin devam etmesini talep ediyor.