Görünürde temiz ama aslında kusurlu. İkinci el araç piyasasında hareket hız kesmiyor, fakat alıcılar artık çok daha dikkatli hareket etmeli. Son dönemde en çok rastlanan dolandırıcılık yöntemleri, “görünürde temiz” araçların ardında gizleniyor. Peki, hangi tuzaklar alıcıları yanıltıyor?
Otomotiv pazarı rekor satışlardan “denge” arayışına girerken, asıl büyük dönüşüm ikinci el cephesinde yaşanıyor. Satılan her 10 aracın 6’sından fazlası artık 10 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor.
Hürriyet'ten İsmail Sarı'ya konuşan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, süreci şu verilerle özetliyor: “Türkiye’de satılan her 1 sıfır araca karşılık yaklaşık 6,8 adet ikinci el araç el değiştirdi. Bu yıl sıfır araç/ikinci el araç oranının yakın seviyelerde olmasını öngörüyoruz. Beklentimiz sıfırda 1,5 milyon, ikinci elde ise 11 milyon adetlik araç satışı gerçekleşmesidir.”
DOLANDIRICILIK VE YANILTICI İLAN SAYISI YÜKSELİYOR
İkinci elde beklenen bu satış artışı, alıcılar için fırsat kadar risk de anlamına geliyor. Çünkü talep arttıkça dolandırıcılık ve yanıltıcı ilanların sayısı da yükseliyor. Peki son dönemde en çok hangi hileler görülüyor? RS Oto Ekspertiz Genel Müdürü Erkan Çalışkan, saha gözlemlerinden yola çıkarak çok önemli uyarılarda bulundu. Özellikle yeni bir yöntem kafaları da karıştırmaya devam ediyor...
EN SIK KARŞILAŞILAN DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ
Erkan Çalışkan, şu an piyasada en çok gözlemledikleri usulsüzlük yönteminin araç kilometre bilgisinin düşürülmesi olduğunu belirtiyor. Çalışkan, “Uzun yıllardır ikinci el araç piyasasında en sık karşılaşılan dolandırıcılık yöntemlerinden biri olarak gündemdeki yerini koruyor. Geçmiş yıllara kıyasla azalma görülse de halen en yaygın usulsüzlükler arasında ilk sıralarda yer alıyor” diyor.
TEMİZ RAPORLU ARAÇ YERİNE KUSURLU ARAÇ SATIŞI
“Son dönemde ikinci el araç piyasasında oldukça dikkat çekici ve tüketicileri mağdur edebilecek bir yöntemle karşı karşıya kalıyoruz. Aynı marka, model, yıl ve hatta renk özelliklerine sahip iki ayrı aracın kullanıldığı bir sistem üzerinden alıcıların yanıltıldığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor” diyen Erkan Çalışkan, yöntemi şöyle deşifre ediyor:
“Araçlardan biri mekanik ve kaporta açısından sorunsuz, diğeri ise çeşitli kusurlar barındırıyor. Satıcı taraf, ekspertiz işlemini sorunsuz olan araç üzerinde yaptırarak temiz rapor alıyor. Ancak noter satış aşamasında, ekspertize giren araç yerine kusurlu olan diğer aracın devri gerçekleştiriliyor. Görünüm olarak birebir benzerlik taşıdığı için alıcı çoğu zaman durumu fark edemiyor. Bu durum da ciddi mağduriyet yaratıyor. Araç alacaklara önerim, aracı satın almadan önce muhakkak araç üzerindeki şase ile ruhsat üzerindeki şase numaralarını karşılaştırmalarıdır.”
PODYE BÖLGESİ VE BAGAJ HAVUZUNA DİKKAT
Bir süredir "change" tuzağının da çok arttığının altını çizen Erkan Çalışkan, “Şase numarası üzerinde uygulanan “change” yöntemi, şase numarasının bulunduğu bölümün çevresinden kesilerek farklı bir araçtan alınan parçanın ilgili alana kaynaklanması suretiyle gerçekleştirilen bir müdahale yöntemidir” uyarısında bulunuyor.
“Ayrıca şase numarası her zaman kolay erişilebilen veya gözle görülebilen bir bölgede yer almayabilir” diyen Çalışkan, “Bazı araçlarda şase numarası; taban halısı altında, podye bölgesinde, araç göğsü içerisinde veya bagaj havuzu kısmında konumlanabilmekte, iyi bir işçilikle yapılan müdahaleler nedeniyle dışarıdan fark edilmesi zor hale gelebilmektedir” ifadelerini kullanarak alıcıları uyarıyor.