AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen, MYK toplantısı sona erdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantı sonrası, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı gerçekleştirdi.
Gündeme ilişkin konuları değerlendiren Ömer Çelik, Halep'e saldıran SDG'ye seslenerek "Terörsüz bölge sürecini sabote etmesin" dedi.
İran'daki gösterilere dikkat çeken Çelik, ülkedeki sorunların çözülmesinin, toplumun kendi dinamikleriyle gerçekleşmesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.
Venezuela Devlet Başkanı Nicholas Maduro'nun bulunduğu durumun etkisinin sürdüğünü belirten Çelik, "Biz her zaman Venezuela'nın yanındayız" dedi.
"SURİYE HÜKÜMETİ TAVRINI ORTAYA KOYDU"
Çelik'in açıklamalarından öne çıkan satır başları ise şunlar:
Suriye'de önemli gelişmeler oldu. Burada dikkat çektiğimiz durum haklı çıkmıştır. Burada SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına uyması gerektiğini ifade etmiştik.
Şimdi sivil yerleşim alanlarına saldırdılar, konutlara saldırdılar ve pek çok kamu kurumuna saldırarak sıkıntılı bir tablo ortaya çıkardılar. Suriye hükümeti tavrını ortaya koydu. Bundan sonrasının istikrarla sonuçlanması gerektiği en önemli temennimizdir.
Gazze'de sarı hat çekilmesine müsaade edilmemesi gerektiğini ifade ediyoruz. Gazze'ye daha çok insani yardım girmesi konusunda uluslararası toplumun iradesi son derece önemlidir.
"SDG SOYKIRIMCI SİYASET ODAKLARI TARAFINDAN CESARETLENDİRİLİYOR"
Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, Suriye'nin egemenliğinin korunması bizim açımızdan hassas konulardır. 10 Mart mutabakatına uymaları halinde hiçbir sorun kalmayacaktır.
10 aydır SDG'nin çeşitli müzakere alanlarından kaçtığını, sürece karşı tutum sergilediğini görüyoruz. SDG soykırımcı siyaset odakları tarafından cesaretlendirilmektedir.
"BU ARAP-KÜRT ÇATIŞMASI DEĞİL"
Burada Kandil'in doğrudan müdahalesi ile süreci çatışmaya sürükleyen, olayların daha da büyümesini sağlamaya çalışan hattı da net bir şekilde gördük. Burada herhangi bir sorun büyümemesi, daha fazla kan dökülmemesi için oraya otobüsler gönderildi.
Birtakım sivillerin, SDG unsurlarının kan dökülmeden çıkması için irade ortaya konuldu. Burada Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin SDG'nin birtakım odaklar tarafından cesaretlendirilerek birtakım saldırılar düzenlemesi sebebiyle Kürt kardeşlerimizin güvenliğinin riske atıldığını net bir şekilde görüyoruz. Bu bir Arap-Kürt çatışması değil.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE BÖLGE SÜRECİNİN NE KADAR KIYMETLİ OLDUĞUNU BİR KERE DAHA GÖSTERDİ"
Burada önemli olan şudur. Suriye'nin bütünlüğü önemlidir. İç barışı önemlidir, Egemenliği önemlidir. Bu açıdan bakıldığında Kürt kardeşlerimiz Suriye'nin ayrılmaz ve eşit bir parçasıdır. Terör gündemden kalkacak.
10 Mart Mutabakatıyla ilgili adımlar atılacak. Tek bir Suriye olarak tek bir devlet ilkesi içinde yoluna devam edecek. Terörsüz Türkiye terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kere daha gösterdi.
"BU YAKLAŞIM GAZZE'NİN İŞGALİNİN MEŞRULAŞTIRILMAYA ÇALIŞILMASIDIR"
Sarı hat üzerinden Gazze içerisinde İsrail yeni bir sınır haline getirmeye çalışıyor. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım Gazze'nin işgalinin meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır. Bu söz konusu olamaz.
Cumhurbaşkanımızın dış politikaya ilişkin yoğun bir temas trafiği var. Suriye'de olaylar çıktıktan sonra Şara ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi.
Ülkemize dönük sanal bahis bir operasyon olarak kullanılıyor. İllegal tarafı bunun mafya yapılanmalarıyla bağlantısı kara para tüm boyutlarıyla ele alınarak bunun ülkemize toplumumuza vatandaşlarımıza zararını engelleyecek şekilde eylem planını ortaya koymaya çalışacağız.
"İRAN'DA KAOS ÇIKMASINI ASLA ARZU ETMEYİZ"
Biz komşumuz İran'da bir kaosun çıkmasını asla arzu etmeyiz. Tabi burada İran toplumunda ve devlet hayatında bazı sorunlar olduğunu yok saymıyoruz. Ama sorunların çözülmesi İran Cumhurbaşkanı sayın Pezeşkiyan'ın ifade ettiği gibi İran toplumunun kendi öz dinamikleriyle gerçekleşmeli.
İran devletinin kendi milli iradesiyle gerçekleşmelidir. Dışarıdan yapılan müdahalelerin daha kötü sonuçlar doğuracağını özellikle de İsrail'in kışkırtmasıyla ortaya çıkacak bir takım müdahalelerin daha büyük krizlere yol açacağını görüyoruz.
"BİZ VENEZUELA'NIN YANINDAYIZ"
Venezuela'daki müdahalenin, Maduro'nun şu anda bulunduğu durumun yarattığı etkiler devam ediyor. Biz her zaman Venezuela'nın yanındayız.
Bu ülkelerin bağımsızlığına, egemenliğine, iç barışına ve istikrarına dönük adımların atılmaması gerektiğini net bir şekilde ifade ediyoruz. Venezuela halkıyla dayanışmamızı bir kez daha buradan ifade etmiş olalım. Venezuela halkının barış içinde mutlu bir geleceğe sahip olması için Türkiye her zaman yanlarındadır.