CHP’den kesin ihraç istemiyle PM’ye sevk edildikten sonra istifa eden Hasan Ufuk Çakır'ın AKP'ye katılması ve grup toplantısında rozeti takıldıktan sonraki "İki Başkomutan var; biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Recep Tayyip Erdoğan!" ifadeleri tepki toplamıştı. Eski TBMM Başkanı ve AKP'nin kurucularından Bülent Arınç da Çakır hakkında, "Bir milletvekilinin son grup toplantımızda partimize katılışı akabinde yaptığı konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım; kendi adıma da mahcup oldum" dedi.
AKP'ye geçen eski CHP'li Mersin Milletvekili Çakır'a rozetini Erdoğan takmıştı. Çakır, rozetinin takılması ardından "İki Başkomutan var; biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Recep Tayyip Erdoğan!" ifadelerini kullanmıştı.
Sosyal medya hesabından Çakır hakkında açıklama yapan Arınç, transferler hakkında da, "Milletvekili transferlerine bakış açım şudur. Birincisi bu isimlerin kendi seçmenlerine karşı bir borcu var. Öncelikle seçmenleri ile helalleşmeleri gerekmekte" dedi.

Bülent Arınç'ın paylaşımının tamamı şöyle:
"Bir milletvekilinin son grup toplantımızda partimize katılışı akabinde yaptığı konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım; kendi adıma da mahcup oldum. Eskiler bu gibi durumlar için tabasbus kelimesini kullanırlar. Cemil Meriç’in bu konuda çok güzel bir sözü vardır. 'Hiçbir lütuf, zilletli bir tabasbusa değmez.' Günümüz için daha anlaşılabilir bir hale getirmek gerekirse, insan onuru ve şahsiyeti her türlü maddi ve manevi çıkardan üstündür, diyebiliriz.
Bu gibi hareketler maalesef başkaları tarafından da zaman zaman tekrarlanıyor ve bunlar siyasetin derecesini düşürüyor. Millet gözünde de siyasetçinin itibarını yerle bir ediyor. Bendeniz meclis başkanı olduğumda güvenilir kurumlar anketinde TBMM yedinci sırada gelmekteydi. Yaptığımız çalışmalar ve ortaya koyduğumuz duruş ile bunu daha yukarılara taşıdık. Meclisin itibarı, milletvekillerinin itibarıdır; milletvekillerinin itibarı da siyaset kurumunun itibarıdır. Bunu düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Hamdolsun biz ilk on yılımızda meclisimize ve siyasetçiye büyük bir itibar kazandırdık. Söz konusu davranışlar bizim daha da geriye gidebileceğimizi ve niteliksiz insanlar marifetiyle siyaset kurumunun seviye kaybedebileceğini gösteriyor. Bütün milletvekillerinden bu gibi davranışlardan kaçınmalarını rica ediyorum.
Milletvekili transferlerine bakış açım şudur. Birincisi bu isimlerin kendi seçmenlerine karşı bir borcu vardır. Bu borcu ödemeleri lazım. Kaldı ki aynı zamanda ortada bir kul hakkı da vardır. Öncelikle seçmenleri ile helalleşmeleri gerekmektedir. İkincisi de katıldıkları partide eski alışkanlıklarını bırakıp halka ve partisine nitelik itibariyle yararlı olabilecek işler yapması gereklidir."