802-508-7352
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ramazan Bayramı dolayısıyla partisinin 81 il teşkilatına hitap ettiği konuşmasında, sadece kutlama mesajı vermekle kalmadı; aynı zamanda mevcut siyasi tabloya dair net ve sert mesajlar da iletti. Babacan’ın konuşmasında özellikle otoriterleşmeye karşı verilen mücadele, demokrasi vurgusu ve muhalefetin sorumluluklarına dair çarpıcı ifadeler öne çıktı.
Konuşmasında demokrasiye yönelik baskıların altını çizen Babacan, “Demokrasimiz aldığı her darbe sonrası nasıl dövülen demir gibi daha da mukavim hale geldiyse, yine öyle olacak” dedi. Mevcut şartlarda siyasetin meşru zeminine dahi tahammül kalmadığını vurgulayan Babacan, “Bugünkü meselemiz diploma ya da yolsuzluk iddiaları değil. Bugünkü meselemiz, siyasetin yapılacağı ‘maç sahasını’ açık tutabilmek” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de siyasi, sosyal ve ekonomik alanlardaki baskıların her geçen gün arttığını belirten Babacan, özellikle gençlerin, gazetecilerin, iş insanlarının ve sanatçıların hedef alındığını dile getirdi. “Şu anda ülkemizde iki siyasi partinin genel başkanı tutuklu… Pek çok ilçe belediye başkanı tutuklu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı tutuklu” diyerek mevcut duruma dikkat çekti.
Son dönemde CHP ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi çevresinde yaşanan tartışmalara da değinen Babacan, bu meseleleri kişisel ya da partisel düzlemde değil, demokrasi ekseninde değerlendirdiklerini söyledi. “Geçen hafta salı gününden bu yana bizim yanında durduğumuz ana muhalefet partisi değildi. Biz yasaklara karşı, özgürlüklerin yanında durduk. Keyfiliğe karşı hukukun, otoriterliğe karşı demokrasinin yanında durduk” dedi.
Hem iktidarı hem de ana muhalefeti eleştiren Babacan, Türkiye’nin mevcut iki büyük siyasi aktöre mecbur bırakılmaması gerektiğini söyledi. “Bu bizim siyasi, vicdani ve ahlaki sorumluluğumuz. Umutsuz olanların umudu olacağız. ‘Çaresizim’ diyenlere, ‘Çare biziz’ diyeceğiz” diyerek DEVA Partisi’nin rolüne işaret etti.
Babacan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Milletin iradesine parmak sallayıp da yenilmeyen, demokrasiye kafa tutup bozguna uğramayan kimse olmadı, olmaz. Mesele sadece zaman meselesi. Yeter ki biz azimli olalım, yeter ki sebat edelim, yeter ki dosdoğru çalışalım.”