CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bakırköy'de 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde konuştu. Yargılamaların canlı yayınlanması talebini yineleyen Özel, "Hem Devlet Bey’e hem Tayyip Bey’e sesleniyorum: Canlı yayını yapın, millet iddiayı da duysun cevabını da" dedi. "Diplomasız Erdoğan" sloganları sebebiyle kendisine açılan davada Erdoğan'ın avukatlarının diploma sunuması talebi üzerine reddi hakim talep ettiklerini hatırlatan Erdoğan, "Sayın Erdoğan, eğer o diplomayı sunmazsan gece uykunda bile duyacaksın; ‘Diplomasız Erdoğan'" ifadelerini kullandı. Son dönemde gündemde olan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da grup toplantısında değindiği Ramazan Genelgesi ve laiklik tartışmalarına da değinen Özel Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i eleştirerek "Bu ülke; kutuplaştırıcı, bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir" dedi. Erdoğan'ın AKP Grup toplantısında okullarda okunan ilahilerden birini okumasına gönderme yapan Özel, "Çıkmış ilahi okuyor, sen ilahi okumayacaksın Erdoğan, sen yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın, kuru ekmekle sahurları konuşacaksın" diye konuştu. Özel, "CHP'ye şantaj yapılıyor" iddiasını ortaya atan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na da yanıt verdi ve "Canı sağ olsun ama mücadele eden bir CHP arıyorsan açacaksın televizyonu her çarşamba akşamı göreceksin mücadeleyi" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025'ten bugüne meydanlarda olduklarını hatırlatan Özel, 9 Mart'ta başlayacak İBB yargılamalarının canlı yayınlanması çağrısını yineledi. Özel, "İddianame bekledik, ‘Getirin, yargılanmaya değil yargılamaya bekliyoruz’ dedik. Bugün yargılamaların başlayacağı 9 Mart’ı hep beraber bekliyoruz. 9 Mart‘ta herkesi ama herkesi sözünün arkasında durmaya davet ediyorum. Sayın Bahçeli benim çağrım üzerine ‘Evet TRT‘den canlı yayın yapılsın’ demişti. Sayın Erdoğan da ‘Devlet Bey isabet buyurmuş. Öyle dediğine göre biz de destekleriz’ demişti. O günlerde onlar, bugünlerde paçavraya dönen, içi bomboş çıkan, arkasında kimsenin duramadığı iddianameden bir şeyler çıkacak sanıyorlardı. Ama biz ne olduğunu, ne olacağını biliyorduk. Ve onu istiyorduk. Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Şimdi canlı yayından bahseden yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok. Gizli kapaklı işlerle, iftiralar, yayınlandığı kadar bilinsin, karşısındaki cevaplar, haklılıklar ve bu iftiraya çürütenler duyulmasın istiyorlar. Buradan hem Devlet Bey’e hem Tayyip Bey’e sesleniyorum. Eğer savcınıza güveniyorsanız, iddialara güveniyorsanız, zorla iftiracı yapılanlara güveniyor, inanıyorsanız biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da duysun cevabını da duysun. Eğer onlara güvenmiyor, ‘Eyvah ya hiçbir şey bulamadılar, bunlar duyulmasın’ diyorsanız, daha fazla zulmü bırakın, arkadaşlarımızı bırakın, tutuksuz yargılama başlasın, millet neyin ne olduğunu görsün” diye konuştu.

İmamoğlu hakkındaki diploma davasına da değinen Özel, "Dünkü grup toplantısında anlattım. Bugün bir kez daha da burada sizlere aktarayım. Diplomasız, beni mahkemeye vermiş. Benim canım ciğerim 25-26 yaşında bir avukatım var. O mahkemeye gitmiş, yerini almış. Karşısına da Cumhurbaşkanı avukatları oturmuş. Aha buraya da kürsüye de hakim çıkmış. ‘Buyrun’ demişler Erdoğan’ın avukatı diyor ki ‘Efendim Özgür Özel müvekkilimin diploması olmadığını iddia ederek, kendisine iftira ve hakarette bulunmuştur. Kendisinden şikayetçiyiz.’ Benim avukat şöyle diyor, ‘Peki diplomanız var mı?’ Diyorlar ki, ‘Var tabii.’ Benim avukat diyor ki, ‘O zaman dosyaya sunun.’ Buradaki avukat diyor ki ‘Sunmaya gerek yok.’ Hakim diyor ki ‘Nasıl yok?’ Sen diplomasız dedi diye dava açıyorsun.’ Hakim diyor ki ‘Diplomasız Erdoğan' demiş, diyemez diye dava açıyorsun. O yok diyor, sen var diyorsun. Varsa diplomayı niye dosyaya sunmuyorsun?’ Sonra hakim bunu deyince Erdoğan’ın avukatı bir şey yapmış. Ne yapmış? Reddi hakim dilekçesi yazmış. Dilekçede diyor ki, ‘Bu hakim müvekkilimin diploması ile özel olarak ilgilendiğinden, bize diplomayı sorduğundan ve diplomanın yok olduğu şüphesi onda bulunduğundan dolayı tarafsızlığını yitirmiştir. Bunu değil başka hakim istiyoruz.’"
Özel, konuşmasının devamında Erdoğan'a seslenerek, "Ekrem Başkan mahkemelere çıkıyor. 2 metreye 3,5 metre diploma. Altında imzalar, mühürler, kendi dilekçesi, gelen cevap dilekçesi. Aslanlar gibi diplomasının arkasında duruyor. Şimdi senin avukatların ‘Var ama gösteremem’ diyor. Sayın Erdoğan, eğer o dosyaya o diplomayı sunmazsan, o diplomayı ortaya çıkartmazsan, eğer o diplomayı ortaya çıkarmazsan bundan sonra gece uykunda bile duyacaksın ki ‘Diplomasız Erdoğan.’ Buradan Tayyip Bey’e; bir, diploma konusunu açıklığa kavuştur.”
"Bu ülke; kutuplaştırıcı, bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir"
Özel, köprülerin özelleştirileceğine dair iddiaları da gündemine aldı ve şunları söyledi: "Buradan soruyorum. 59 liraya geçilen köprü 350 lira olacak. Bugünkü fiyatıyla bile yılda 600 milyon dolar gelir getiriyor. Sen bunu 3 milyar dolara satmaya kalkıyorsun. Yani beş yıllık kirasına 25 yıllığına köprüyü veriyorsun. Bir kere altın yumurtlayan tavuk satılmaz. Babandan kalmış köprü olsa… Yani babandan kalsa satmayacağın paraya milletin köprüsünü sattırmayız sana. Şimdi soruyorum. Buna cevap ver. Sen bu köprüleri satmaya niyetli misin, değil misin? Bugüne kadar her şeye cevap veriyor ama işine gelmedi mi ölüm sessizliğine bürünüyor."
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bundan 10 yıl önce köprülere 7 milyar dolar istiyordu, 5,5 milyar dolar verdiler. ‘7 milyar dolardan aşağıya satmak vatan hainliğidir’ dedi. Şimdi 3,5 milyar dolara satmaya niyetleniyor, vatan hainliğine tur bindiriyor."
Özel gündemdeki "laiklik" tartışmasına da değinerek "Yıllarca bu milleti bölerek, kutuplaştırarak siyaseti öğrenmiş. ‘Açsın, yoksulsun, işsizsin. Ama oyunu bana vermelisin. Yoksa vatanı böldürecekler, yoksa ezanı dindirecekler, yoksa bayrağı indirecekler.’ Ya bu memleketin kurucu partisine atmadığı iftira kalmamış. Şimdi tabi bu istediği kadar bunları kullanmaya kalksın. Biz ona o konforlu siyaset alanını bırakmadık, bırakmayacağız. Bu dönemde fırsat kolluyor, bölücülükten sorumlu bir Milli Eğitim Bakanı atanmış. Kutuplaşma çıkarıyor. Elhamdülillah Müslümanız, camiye de gidiyoruz, orucumuzu da tutuyoruz, kimse kimseye karışmıyor. Bu memlekette en çok oruç tutmayan, tutana saygı duyuyor. Namaza gitmese, gidene saygı duyuyor. Geçmişte başörtüsü meseleleri olmuş, 30 senelik videoları bugün koymuş, oradan kutuplaşma çıkarıyor, ‘Bunlar şunlar budur’ diyor. Buradan Erdoğan’a söylüyorum. Bakırköy’den, oyun yüzde 80 olduğu yerden. Memleketin, Cumhuriyet’in değerlerine hassasiyetin en yüksek olduğu yerden. Bu ülkede kimsenin dinine, inancına, giyimine, kuşamına karışmaya kimsenin niyeti yok. Biz bu ülkede inanç özgürlüğünün, isteyenin örtünmesinin isteyenin başının açık olmasının, herkesin ibadetini en iyi yapmasının, kimsenin kimseye karışmamasının, Türkiye’nin kardeşliğinin, beraberliğinin teminatıyız" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ı eleştiren Özel, "Şimdi çıkmış bize 30 yıl önceden ikna odası gösteriyor, bilmem ne. O dönemde kim kimin giyimine, kuşamına, başörtüsüne karışmışsa yanlış yapmış. Bu memleketin birliğinin, bütünlüğünün ve inanç özgürlüğünün teminatı bu meydandır, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sabiciklere, dört yaşında, beş yaşında çocuklara ailesi karışır, ailesi. Sen ne orucuna karışırsın, ne namazına. Ailesi karışır. Çocuklar arasında ayrım çıkarmaya, çocukları birbirinden ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülke birdir, beraberdir. Bu kutuplaştırıcı, bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanı’na da onu atayan patronuna da geçit vermeyecektir.”
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık öyle konforlu siyaset yok. Bugün çıkmış grup toplantısında ilahi okuyor. Şunu söyleyeyim. O ilahi, okuyanların ağzına yakışır, hocalar okur, hafızlar okur, dinlenir. Ayrı konu. Ama siyasetin konusu değildir. Siyasetin konusu nedir biliyor musun? İlahiyi orada uygun mekanda, uygun yerde, uygun şekilde hem okuyana hem dinleyene sonuna kadar saygılıyız. Ama sen çıkınca oraya Erdoğan ilahi okumayacaksın, ilahi Erdoğan. Oraya çıkıp yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın. İşsizliği konuşacaksın. Kuru ekmekle sahurları, sosyal yardımla iftar yapanları konuşacaksın. Oraya çıkınca işsizliği bitiriyor musun, onu konuşacaksın. Onun dışında ilahi ile, onun dışında dini değerlerle sanki bu ülkede insanların inancına saldırı varmış gibi tutup da konuşmayacaksın.
Özel, "Bu kadarını bileceksin ki Özgür Özel, partisi ve bu ülkedeki büyük çoğunluk, öyle yüzde 38, 50 + 1 değil. Bu ülkede yüzde 90-95 birbirine sarılacak dostça, kardeşçe yaşayacak. Dünyalar güzeli bir ülke, aslanlar gibi de milleti var” dedi.
Özel, "CHP yönetiminin komisyonda kalmak için şantaj altında olduğunu söylüyorum" diyen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na şu yanıtı verdi: "Bir de bugün biz bu mücadeleyi verirken çok değer verdiğim bir Genel Başkanımız bugün grup konuşmasında çıkmış Cumhuriyet Halk Partisi’ne ‘Partinize şantaj mı yapılıyor? Efendim parti içi meseleler, yok butlan. Bunların üzerinden CHP’ye şantaj mı var?’ falan. Kendisini çok severim, sayarım. Her türlü zaten muhalefete muhalefeti lüzumsuzluk görürüm. Her zaman dediğim gibi canı sağ olsun. Ama şunu da herkes bilsin. Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılıyormuş da aslında onlar mücadele edecek bir CHP görmek istiyormuş da. Kardeşim mücadele edecek değil, eden bir CHP arıyorsan; açacaksın televizyonu her çarşamba akşamı göreceksin mücadeleyi."