802-508-7352
ABD borsalarında son aylarda yaşanan sert düşüşler, Başkan Donald Trump’ın ikinci kez göreve gelmesiyle birlikte piyasalarda oluşan belirsizlik ortamını daha görünür hale getirdi. Edinilen bilgiye göre, Trump’ın başkanlık görevini yeniden devraldığı 20 Ocak 2025 tarihinden bu yana ABD hisse senedi piyasalarından 9 trilyon dolardan fazla değer silindi.
Bu tarihi kaybın arkasında, Trump’ın başlattığı agresif ticaret politikaları, küresel gümrük tarifeleri ve siyasi belirsizliklerin etkili olduğu değerlendiriliyor.
2025 yılı başından bu yana, başlıca endekslerde kaydedilen düşüşler dikkat çekici seviyelere ulaştı:
S&P 500, yılın ilk çeyreğinde yaklaşık %10 değer kaybetti.
Nasdaq 100 endeksi, özellikle büyük teknoloji şirketlerindeki satışlarla birlikte %12’ye yakın düştü.
Dow Jones ise %8 civarında değer kaybıyla düzeltme bölgesine girdi.
Yatırımcılar, Trump’ın göreve başlamasından hemen sonra duyurduğu geniş kapsamlı gümrük tarifeleri ve “korumacı ekonomi” sinyallerine sert tepki verdi. Özellikle Çin, AB ve diğer büyük ticaret ortaklarına karşı alınan vergi kararlarının, şirket bilançolarını ve küresel ticaret dengesini tehdit ettiği yorumları yapıldı.
Finans çevreleri, yaşanan kaybın büyüklüğünü "pandemi dönemindeki çöküşle yarışır" seviyede değerlendiriyor. Özellikle teknoloji hisseleri, 2023 ve 2024'te yaşanan yükselişin ardından sert bir düzeltmeye sahne oldu. Sadece “Magnificent (Muhteşem) 7” olarak adlandırılan yedi büyük teknoloji şirketi, Mart ayında tek bir günde 1 trilyon doların üzerinde piyasa değeri kaybı yaşadı.
Uzmanlara göre 2025’in ilk aylarındaki düşüşlerin temel nedeni ekonomik veriler değil, Trump yönetiminin öngörülemeyen politikaları. The Spectator Index’in verisi, bu nedenle yalnızca sayısal bir uyarı değil, aynı zamanda piyasa psikolojisinin ve güvenin nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir işaret.
ABD Merkez Bankası’nın faiz politikasını sabit tutmasına rağmen, yatırımcıların tahvil piyasalarına yönelmesi ve risk iştahının düşmesi, bu dönemde siyasi gelişmelerin ekonomik parametrelerin önüne geçtiğini gösteriyor.
Trump’ın, “piyasa yakında toparlanacak” yönündeki açıklamaları ise henüz borsalarda olumlu bir etki yaratabilmiş değil. Aksine, piyasalarda hâkim olan görüş, somut adımlar atılmadıkça güven ortamının yeniden sağlanamayacağı yönünde.
Bloomberg’in analizine göre, Trump’ın 20 Ocak’ta göreve başladığı günden bu yana S&P 500’de yaşanan düşüş, son 20 yılın en kötü başkanlık dönem açılışlarından biri olarak kayıtlara geçti. Bu durum, ABD tarihinde ilk kez bir başkanın ikinci dönemine borsalarda böylesine ağır bir ekonomik tabloyla başladığına işaret ediyor.