Ekonomik kriz vatandaşlara zor zamanlar yaşatmaya devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ocak ayı enflasyonunu yıllık %30,65 olarak duyurmuştu. TÜİK'e göre Ocak ayında aylık enflasyon keskin bir artışla %4,84 olarak gerçekleşti. Bağımsız akademisyenler grubu ENAG ise Ocak ayı enflasyonunu aylık %6,32; yıllık %53,42 olarak açıkladı.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, 90'ların bakış açısıyla 2020'lerin sorunlarının çözülemeyeceğini ifade ederek dikkat çeken bir enflasyon açıklaması yaptı. "Türkiye'nin gerçek enflasyonu gıdadır" diyen Bahçıvan, çözümün tarımsal reformlarla geleceğine dikkat çekti.
Bahçıvan'ın Ekonomim'e yaptığı “Dünya bu kadar hızlı değişirken, 1990’ların bakış açısıyla 2020’lerin sorunlarını çözemeyiz… Düşünce kalıplarımızı değiştirmemiz şart. Geçmişin paradigmalarıyla hareket edersek dünya bizden uzaklaşır. Bu bir zihinsel devrim meselesi…” açıklaması dikkat çekti.
"Sanayi kendine ait enflasyonu düşürdü" diyen Bahçıvan, Türkiye’nin gündeminden bir türlü düşmeyen enflasyon sorununda da çözümün yanlış yerlerde arandığını anlattı. Enflasyonun ana sürükleyicileri olarak kira ve eğitim kalemlerinin gösterilmesinin sorunun çözümüne katkı sağlamadığına değinen Bahçıvan, “Türkiye’nin enflasyonu, toplumun enflasyonu gıda enflasyonudur” dedi. Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’nin gıda enflasyonunun yüzde 28,3 olduğunu, OECD sıralamasında Türkiye’nin ardından gelen ikinci sıradaki Estonya’nın ise gıda enflasyonunun yüzde 5,6 seviyesinde olduğunu anımsatan Bahçıvan, aradaki fark için ‘dramatik’ yorumu yaptı.
“Eğitim ya da sağlık harcaması herkesin gündelik hayatında aynı yoğunlukta yok; ama gıda yüzde 100’ün hayatında var” diyen Bahçıvan, gıda enflasyonunu çözmeden beklentileri kalıcı biçimde aşağı çekmenin mümkün olmadığını söyledi. Türkiye’nin enflasyonun sosyolojik ve psikolojik olarak da tarım üzerinden beslendiğini dile getiren Bahçıvan, "Merkez Bankası’nın faizine odaklanıp asıl kaynağı kaçırıyoruz" dedi.
"Türkiye’nin ekonomik omurgasındaki temel problem tarım ve gıdadan gelen problemdir" diyen Bahçıvan, "matematik ortada: Temel mal enflasyonu yüzde 17–17,5 bandına gelmiş. Eğer gıda enflasyonunu OECD’de ikinci sıradaki ülkenin yüzde 5,5 seviyesine indirebilsek, Türkiye’nin genel enflasyonu 15–18 bandına geriler. Bu da Merkez Bankası’nın yaklaşık 15 puan faiz indirebilmesi anlamına gelir. Yani faiz indiriminin yolu para politikasından önce tarım politikasından geçiyor.” dedi.
"Enflasyona aspirin değil akıllı ilaç lazım" diyen İSO Başkanı Erdal Bahçıvan "Yeni dönemin teşhisini koyup, yeni nesil politika araçlarıyla hareket etmemiz şart” değerlendirmesi yaptı.
"Enflasyonu yenmek için su reformu şart ama su yönetiminin sahibi yok" ifadelerini kullanan Bahçıvan "Su stratejisini doğru kurmadan tarımda kalıcı bir başarı sağlanamaz. Benim önerim, suyu müstakil yönetecek bir yapısal reforma gidilmesidir. Bu bir Su Bakanlığı olabilir ya da Cumhurbaşkanlığı’na bağlı güçlü bir Su İşleri Başkanlığı kurulabilir. Hatta bir adım daha ileri gidiyorum: Türkiye’de bir Su Vakfı kurulmalı” diye konuştu.
Vergi konusunda ikinci reform alanı olarak çalışanların vergi sistemini gösteren Bahçıvan, “Toplumda parayı daha kazanmadan vergisi kesilen tek kesim ücretlilerdir. Bu yapının da yeniden ele alınması gerekiyor” dedi. Bahçıvan, ücretlilerin gelir vergisi yükünün daha dengeli hale getirilmesi gerektiğini ve belgeye dayalı gider sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.