Geçen gün bazı gazetelerin manşetinde çok çarpıcı bir haber vardı. Hazine ocak ayında 456 milyar 400 milyon lira faiz ödemiş. Ben dahil hepimizin gözü faltaşı gibi açıldı…
Kimimiz yok artık daha neler dedi…
Kimimiz argoya kaçarak oha, çüş gibi ayıplı tabirler kullandı…
Emekliye açlık azabı çektiren, çocuklara okullarda öğle yemeği çıkaramayan, bütçede para yok diye yemin billah eden, kaynak yok diye ağlayan, şartlar müsait olunca gereken yapılacak diye sabır dileyen iktidar sıra faizciye gelince 456, 4 milyarı şak diye ödedi…
Kıyamet koptu tabi…
Bu kadar büyük faiz ödemesi de nerden çıktı?
Efendim şöyleymiş. Bu paranın yüzde 53’ü 10 yıl önce TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından kaynaklanıyormuş…
Yani 242 milyar lirası…
Hazine neden enflasyon endeksli borçlanmış? Çünkü, 10 yıl önce faiz yüzde 8,5 seviyesindeydi. Hayat böyle geçecek sandılar. Kötü yönetim nedeniyle ekonomi zıvanadan çıkınca enflasyon da zıvanadan çıktı…
Nasıl mı çıktı?
Bunu da maliye Bakanı açıklasın… Ama sakın Covid 19 salgınına bağlamasın. Türkiye pandemiyi yüzde 14/17 enflasyon aralığında kapattı.
2021 yılında yüzde 14’ten 36’ya, 2022 yılında yüzde 36’dan 64’e fırladı…
Biriken enflasyon farkı vade tarihinde topluca ödendiği için rakam böyle olmuş…
Yani maliyeye göre suçlu yüksek enflasyon…
Aklıma şu soru geldi; 242 milyar yüksek enflasyon nedeniyle faiz ödemesine gitti…Geri kalan 214 milyar lira ne faiziydi?
242 milyar devlet senedi alanlara ödendi 214 milyar lira kime ödendi?
Ülke iyi yönetilseydi. Ülke tek haneli enflasyonda kalsaydı hatta yüzde 8’lerden daha aşağıya inseydi. Bugün sıkıntısını hepimiz çekmeyecektik.
10 yıl önce iktidarın toplayıp tepe tepe harcadığı paranın faizini bugün biz ödüyoruz…
Emekliler ödüyor… Asgari ücretli ödüyor…
Meclis’te bayram ikramiyesi konuşuluyor. 1000 liramı artılarım, 1500 lira mı? Bayram parası hiç olmazsa en düşük emekli aylığı kadar olsun…
Olmaz?
Niye? 456, 4 milyar lira faiz parası ödedik kasada para kalmadı da ondan...
Yüksek enflasyon yüksek faiz nedeniyle bu haldeyiz… 10 yıl önce Mehmet Şimşek yine ekonominin başındaydı bugün de başında. Hem de kurtarıcı olarak?!...
Kurtarabildi mi?
Hayır… Çareyi eline ne geçerse, eski Türkiye diye horladıkları dönemde ne kaldıysa satmakta buldu… 10 yıl önce enflasyona endeksli senetlerin bedelini bugün bizler ödüyorsak bugün satılan köprülerin parasını da 25 yıl boyunca bugünün gençleri ödemesin diyoruz…
Zaten, müteahhit köprülerinden, müteahhit havaalanlarından, müteahhit otoyollarından, müteahhit hastanelerinden devasa borç yükü kaldı. Hepsi birer kara delik.,.
Varlık Fonu borç fonu oldu?
Bir sonraki kuşağa varlık değil borç bırakacak…
Üstüne üstlük bir de tarihi iki köprünün borcunu üslerine yıkmayalım diyoruz…
20 yıl sonra dede torununa biliyor musun bu köprüler bizimdi, 53 yıl bizim kaldı ama artık filan şirketin demesin istiyoruz…
Cumhuriyetin malı kalsın diye çabalıyoruz…
https://halktv.com.tr/makale/bosuna-umitlenmeyin-bayram-parasi-faize-gitti-1009665



