İbrahim Kahveci


Bu ülke bu pahalılığı taşıyamaz

Eğer asgari ücretli açlık sınırına göre alım 2021 yılındaki yüzde 96,3’lük gücünü korusaydı 2025 yılı geliri 6.734 $ yerine 7.639 $ olacaktı. Buradaki kayıp ise yüzde 13,4 oranında gelmektedir.


Dilimizde tüy bitti… Yeniden söyleyelim: Enflasyon ile hayat pahalılığı farklı şeylerdir. Hayat pahalılığına enflasyon yol açıyor ama hayat pahalılığı sadece enflasyon demek değildir.

Kasım 2021-Şubat 2026 döneminde TÜİK genel fiyat endeksi 6,3 kat artmış. Yine aynı dönemde TÜİK-Gıda fiyatları ise 7,5 kat artış göstermiş. Yine bu dönemde İTO-1995 Geçinme Endeksine göre İstanbul’da genel fiyatlar 8,6 kat artış göstermiştir.

Türkiye 80’li yıllar olsun 90’lı yıllar olsun yine yüksek enflasyonla yaşayan bir ülkeydi. Yani enflasyon yabancı olmadığımız bir yaşam tarzımızdır diyebiliriz.

Ama hayat pahalılığını bu derece ilk kez yaşıyoruz.

Konuyu biraz daha açalım.

Mesela eski enflasyon dönemlerinde yılda iki kez zam yapılır ve dönem içindeki kayıplar telafi edilirdi.

Alım gücü geçici düşer ve ardından telafi edici zamlar yapılırdı.

Ürün fiyatları da dolar bazında veya Euro bazında fazla fark etmezdi. Mesela 50 dolar olan yemek ücreti yine 50 dolar civarında seyrederdi.

Şimdi durum öyle değil. İşte buna pahalılık diyoruz.

Mesela Türk-İş 4 kişilik bir ailenin aylık gıda ihtiyacını ölçüyor.

Kasım 2021’de aylık gıda ihtiyacının toplam fiyatı 3.191,55 TL. Yani dolar olarak karşılığı 298,3 $.

Şubat 2026’da ise aynı gıda ürünlerinin fiyatı 32.365,44 TL iken dolar olarak karşılığı 740,8 $.
TL bazında 10,1 kat artan ürün fiyatlarına karşılık dolar artışı sadece 4,1 kat artış gösteriyor. Bu nedenle dolar bazında gıda fiyatları 298,3 $’dan 740,8 $’a fırlıyor. Yani dolar bazında bile fiyatlar 2,5 kat artış gösteriyor.

Grafikte dolar bazında gıda fiyatlarındaki artışı görüyorsunuz. Yani burada yaşadığımız bir TL enflasyonu değildir. Kasım 2021’den Şubat 2026’ya ülkemizde gıda fiyatları dolar bazında %148 artış göstermiştir.
Soralım kendimize; acaba doların para birimi olarak kullanıldığı ABD’de bu dönemde dolar bazında fiyatlar bu kadar artmış mıdır? Hemen cevap vereyim: 2021 yılından 2026 yılına kadar ABD’de fiyatlar dolar bazında sadece %20 artmıştır.

ZENGİNLİK DEĞİL SANAL ŞİŞME

Hesabı basitleştirmek için ülkemizdeki GSYH’yı bizim nüfusa bölerek kişi başına geliri kullanacağız.

Mesela TÜİK 2025 yılı kişi başına geliri yabancı çalışanlardan arındırdığında 18.040 $ olarak ilan etti. Biz ise gelirin tamamını kendimize yazacağız ve böylece kişi başına gelirimiz 18.588 $ olacaktır. Yani geliri daha yüksek alacağız.

Şimdi hesaba başlayalım:

2021 yılında kişi başına gelirimiz 9.917 $ - Bir yıllık açlık alım fiyatı ise 4.083 $
Kişi başına gelirimiz gıda alım gücünün 2,43 katıdır.

2025 yılında kişi başına gelirimiz 18.588 $ - Bir yıllık açlık alım fiyatı ise 7.932 $

Kişi başına gelirimiz gıda alım gücünün 2,34 katıdır.

Eğer gıda alım gücümüz, yani refahımız aynı kalsın isteseydik kişi başına gelirimiz 19.275 $ olmalıydı.

Yani dolar bazında kişi başına gelirimiz Türk-İş açlık sınırına göre zerre derecede artırmadı. Hatta refah kaybı bile yaşamış durumdayız.

Gelelim asgari ücrete…

2021 yılında asgari ücretle çalışan bir kişi yıl boyunca 3.931 $ gelir elde etti. Bu gelir kişi başına gelir olan 9.917 $’ın %39,6’sı etmektedir. Aynı zamanda yıllık gıda ihtiyacı için gereken para olan 4.083 $’ın da %96,3’üne karşılık geliyor.

2025 yılında asgari ücretle çalışan bir kişinin eline yıl boyunca 6.734 $ ücret geliri geçmiştir. Bu asgari ücretli ülke geliri olan 18.588 $’ın %36,2’sini ancak kanabilmiştir. Dikkat ederseniz bu oran 2021 yılında yüzde 39,6 ediyordu. Yani ülke gelirinden asgari ücretliye aynı pay verilseydi asgari ücretlinin yıllık geliri 6.734 $ yerine 7.361 $ olacaktı.

Ülke gelirine göre asgari ücretli yüzde 9,3 gelirinden kaybetmiştir.

Gelelim açlık sınırına göre duruma…

Asgari ücretli 2021 yılında yıllık geliri ile açlık sınırının yüzde 96,3’ünü karşılıyordu. 2025 yılında durum şu: Yıllık asgari ücret geliri 6.734 $ iken yıllık açlık sınırı ihtiyacı için gereken para 7.932 $. Bu demektir ki asgari ücretli geliri ile açlık sınırının ancak ve ancak yüzde 84,9’unu karşılayabilmiştir.

Eğer asgari ücretli açlık sınırına göre alım 2021 yılındaki yüzde 96,3’lük gücünü korusaydı 2025 yılı geliri 6.734 $ yerine 7.639 $ olacaktı. Buradaki kayıp ise yüzde 13,4 oranında gelmektedir.

Toparlarsak, ülkemizde fiyat artışı üzerinden sanal bir zenginlik yaşanıyor. Oysa gerçekte bir zenginlik değil, tersine müthiş bir fakirlik yaşıyoruz. Hele hele asgari ücretli daha da fakirleşmiş durumdadır.

Emekliyi söylemiyorum bile…

Sonuca gelirsek şunu söyleyebiliriz: Doları basan ABD’den bile dolar bazında fiyatlar böyle artmadı. Bu ülke bu pahalılığı kaldıramaz. Sadece nerede ve nasıl patlayacağını bilemiyorum.

a-l-kk.jpg

https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/bu-ulke-bu-pahaliligi-tasiyamaz-1607121