İbrahim Kahveci


Çocuklarımızı kurban etmeyelim

Bugün bir şeyler oluyor... Ülkemiz bir cehalet sarmalı içinde nereye gittiği pek belli olmayan bir süreçte. Doğum oranları düşmüş, geriden zaten genç bir nesil gelmiyor. Dün belirttim, Karadeniz, Ege, Marmara Bölgelerinde doğum oranları 1,5 seviyelerinde. Ama bu rakamlar da 2021 yılına ait... Biliyoruz ki 2022 yılında da doğumlar azaldı.


Ne güzel vaatlerdi değil mi?

“Kim ne verirse 5 lira fazlası benden”

“40 yaşlarında emeklilik”

“Herkese iki anahtar”

Aldık mı iki anahtarı?

90’lı yıllardaki bu Demirel-Çiller vaatlerinin faturasını sadece bankacılık sektörü üzerinden 2001 krizi ile 40 milyar dolar olarak ödemedik mi?

Bugün vereceğimiz kararların yarın bize ne maliyet getireceğini düşünmemiz gerekir. Aksi halde kendimizi kurtarmış gibi görülsek bile evlatlarımızın geleceğini çökertebiliriz. Bunu 1991-93 döneminde verdiğimiz kararlardan görmüştük.

EYT çıktı değil mi?

Oysa asıl sistemi düzeltmemiz gerekiyordu. Daha çok çalışmayı ve hem çalışırken hem de emeklilikte daha çok kazanmayı teşvik etmeliydik. Ama sistemi düzeltmek yerine 40’lı yaşlarda emekliliği yeniden geri getirdik.

20-25 yıl çalışmak yetiyormuş. Oysa Fransa 42 yıl çalışma şartını 44 yıla çıkartmaya uğraşıyor. Tabi, bizi kıskanıyorlardır.

Oysa geriden gelen evlatlarımızın, torunlarımızın geleceğini kendi günlük çıkarımıza çaldığımızı biliyor muyuz?

Bakın benzer durumu İDAM tartışmalarında da yaşıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Meclis onaylarsa ben de onaylarım” diye kaç defa söyledi. Oysa katilleri sokağa salmasak yetmez miydi? Bunu düzenlemek gerekmez mi? Hatırlayın Manisa’da birisi 3. kez kadın katletti. İlk 2 kadını katlettikten sonra hapisten çıkarak hem de...

YAZININ DEVAMI