Ahmet Taşgetiren


Gazze için tarihe yazılacak bir hamle

Cuma günü olağanüstü toplanan Meclis’in sesi yükseldi Gazze için, Türkiye’de. Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil siyasiler de İsrail vandallığını lanetleyen açıklamalar yapıyorlar.


Gazze, Gazze, Gazze…

Her gün bir başka facia ile dünya gündemine düşüyor… Bombardımanla ve artık bir savaş yöntemi haline gelen açlıkla yok edilen bir halk.

Gazze demek, İsrail’in vahşette sınır tanımazlığının 21’inci yüzyıla damga vurması demek.

Gazze demek, tüm dünyada ayağa kalkan insani duyarlılığın İsrail vahşeti karşısında işe yaramaması demek.

Nasıl olacak da insanlık kazanacak? Ne yapılmalı ki durdurulabilsin İsrail?

Cuma günü olağanüstü toplanan Meclis’in sesi yükseldi Gazze için, Türkiye’de. Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil siyasiler de İsrail vandallığını lanetleyen açıklamalar yapıyorlar.

Yine Türkiye’de, 5 gündür çok farklı ülkelerden 150 alimin katılımıyla “Gazze gündemi” ile toplantı halinde bulunan Dünya Müslüman Âlimler Birliği Ayasofya Camii’nde, Cuma Namazı sonrası dünyaya seslendi. Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez hutbede, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da, namaz sonrasında insanlığı Gazze için öne çıkmaya davet ettiler.

Avrupa’da birçok ülkede bakanlar, hükümetlerinin İsrail’i kollayan politikalarını onaylamadıklarını ifade ederek istifa ettiler.

Batı’da bu tepkiler, “insani hassasiyet”ten kaynaklanıyor.

Türkiye’deki ve İslâm ülkelerindeki tepkiler ise “insani” boyutun ötesinde “islâmî” hassasiyeti de içeriyor.

Şunu da kaydedelim ki, “Gazze hassasiyeti”nin en diri olduğu ülkenin Türkiye olduğu söylenebilir. Dünya Müslüman Âlimler Birliği’nin o toplantıyı Türkiye dışında hangi İslâm ülkesinde yapabileceği de soru işareti.

700 günü buluyor İsrail vahşetinin Gazze’deki icra süresi… Gazze fotoğrafları insani planda açlığın ve sefaletin görüntülerini, yerleşim yerleri olarak da depremden daha yıkıcı bir tahribatı sergiliyor. Hiroşima ve Nagazaki’ görsellerinden farklı değil.

İçinize sorun, ya da Türkiye dahil İslâm ülkelerindeki ruh durumunu okuyun, İsrail vahşetinin, şu ana kadar ortaya konan tepkilerle durabileceği, ya da Gazze’nin yarın bu vahşet ikliminden kurtulacağı gibi bir ümidi taşıyor mu? “Çaresizlik” gibi kahredici bir duygu çullanmış değil mi yüreklere?

Bir şeyler yapalım, elbet dua da edelim, ama İsrail durmuyor ki, her gün bir öncekini aratmayan vahşet politikaları birbirini izliyor, Gazze kanaması sona ermiyor ki…

Peki durmayacak mı bu vahşet, peki Gazze boğulmaya, erimeye devam mı edecek, nefes alamayacak mı?

Biz konuşacağız, biz bildiri yayınlayacağız, Netanyahu manyağı orada, gözler önünde, çocuk öldürmeye devam edecek, öyle mi?

Başka şeyler, başka bir şey, dünyayı – insanlığı sarsacak şeyler…

Önüme gelene soruyorum, şöyle, Gandi’nin İngilizlere karşı tarih yazan eylemine benzer bir şey yapılamaz mı, bizde, İslâm dünyasında?

Batı’dan mı bekliyoruz yoksa bu insani çıkışı?

CHP lideri Özgür Özel, Meclis’teki konuşmasında, muhalefet liderleri olarak Gazze’ye gitmeyi önerdi. Bir arayış bu meselâ. Acaba gerçekleşecek mi?

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Tel Aviv'e giden yol Washington’dan geçer. Bugün bu soykırımı durduracak yegâne ülke Washington'dır ve Trump'dır. Türkiye'nin Amerika üzerinde baskı yapması halinde bir ateşkes şansı var" dedi.

İslâm ülkeleri devlet başkanları, böyle bir inisiyatifle Trump’ın karşısına çıkarlar mı? (Son son Filistin yönetiminden Mahmud Abbas ve 80 görevlinin vizesini iptal ederek BM Genel Kurulu’na gelebilmelerini engelleyen Trump’ın karşısına?)

Bu noktada, Türkiye Amerika ile, Erdoğan Trump’la ilişkilerinde Gazze – İsrail gündemini nasıl sürdürüyor ya da “Türkiye’ye yönelik İsrail tehdidi” söylemindeki alarm durumunu ne kadar masaya koyuyor sorusu da önemli.

Diyanet İşleri Başkanı, eski Diyanet İşleri Başkanları ile birlikte dünyadaki farklı dinlerin sembol isimlerini, Papa’yı, Patrikleri, belki İsrail’in politikalarını paylaşmayan Hahamları, Budist rahipleri, ziyaret ederek ortak bir insanlık hamlesine imza atmayı temin edemezler mi?

Dünya Müslüman Alimler Birliği, kendi içinden heyetler oluşturarak bütün dünyadaki insan hakları kuruluşlarını ziyaret edip, Gazze için bir insanlık hamlesi sağlayamazlar mı?

Ben bir yazı yazıyorum, sorumluluğum bitiyor mu? İçimde gezdirdiğim bir sancı var. İnanıyorum ki, İslâm toplumları dahil, insanlığını kaybetmemiş herkesin yüreğinde bir sancı var.

Türkiye, yapabiliyorsa bu sancıyı Trump’ın yüreğine de taşımalı, onu harekete geçirmeli, değilse “İsrail yok edilmeli”den başka alternatif kalmıyor. Dünyanın bütün zalimleri kendilerini yenilmez sanırlar. Ama tarih öyle akmıyor.

https://www.karar.com/yazarlar/ahmet-tasgetiren/gazze-icin-tarihe-yazilacak-bir-hamle-1605050