Bazı ülkeler vardır ki coğrafi olarak yakında olmalarına rağmen, ilişkiler bakımından uzakta kalabilirler. Ardahan, Kars ve Iğdır’ın yakınında bulunan, ülkemizin komşusu Ermenistan ile ilişkiler bu zamana kadar böyleydi. Azerbaycan ile Ermenistan arasında barış sağlandıktan sonra Türkiye de Ermenistan ile ilişkilerde beyaz sayfa açmaya hazırlanıyor.
Ermenistan, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) bağımsızlığını 21 Eylül 1991 tarihinde elde etmiştir. Ülkemiz, Ermenistan’ın ilk yıllarında devlet yapısını oluşturması ve diğer ülkelerle bütünleşmesi için gereken desteği göstermiştir. Bu destekler arasında, Ermenistan’ın bağımsızlığının tanınması ve Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’na (KEİ) kurucu üye olarak davet edilmesi vardır.
Hatırlanacak olursa Ermenistan, 1992 yılında Azerbaycan’a saldırmış ve Birinci Karabağ Savaşı ortaya çıkmıştı. O tarihlerde Türkiye, Azerbaycan’ı desteklemişti. Ermenistan ile diplomatik ilişkiler dondurulmuş, Alican Sınır Kapısı kapatılmıştı.
Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlanan İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra Azerbaycan ve Ermenistan arasında ilişkiler gelişmeye başlamıştır. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında ABD’nin arabuluculuğunda iki ülke ortak barış deklarasyonunu imzaladı. Taraflar çatışmaları sona erdirdiklerini ve tam normalleşmeye doğru ilerlediklerini tüm dünyaya ilan ettiler. İki devlet aralarındaki ticaret, ulaşım ve diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için çalışıyorlar. Bölgesel bir ticaret yolu olarak hayata geçmesi planlanan Zengezur Koridoru’nun altyapı inşaatlarının bu yıl başlaması bekleniyor.
Kafkasya’da başlayan barış süreci Türkiye’nin de Ermenistan’a karşı normalleşme adımlarını beraberinde getirdi. Bu kapsamda yaşanan bazı gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz; Türkiye-Ermenistan kara sınırı yük taşımacılığına açılmak için hazırlanıyor. Türk Hava Yolları, Erivan’ı uçuş takvimine ekledi. İki ülkenin Dışişleri Bakanlıkları vize süreçlerini kolaylaştırma kararı aldıklarını duyurdular.
Vize kolaylaştırma kararının bir neticesi olarak Türkiye ve Ermenistan vatandaşlarının ücretsiz şekilde e-vize alarak seyahatlerini gerçekleştirmeleri planlanıyor. Böylelikle turistik ve iş amaçlı seyahatler artacak. İki ülkenin vatandaşları farklı kültürleri tanıyabilme ve yeni ticari iş birlikleri yapabilme imkânı elde edebileceklerdir.
Toplam nüfusu yaklaşık 3 milyon düzeyinde bulunan Ermenistan’ın ekonomisine baktığımızda, Trading Economics verilerine göre 2024’de ülkenin toplam GSYİH miktarı takribî 26 milyar dolar seviyesindedir. World Bank Group’a göre kişi başı GSYİH miktarı ise 8,556 dolardır. Ermenistan ekonomisi, küresel belirsizliklere ve bölgesel istikrarsızlıklara rağmen 2023’te % 8,3, 2024’te ise % 5,9 seviyesinde büyümüştür.
Ermenistan’da bulunan İsviçre Büyükelçiliği ise 2025 yılı için ekonominin % 5,2 büyüme rakamına erişebileceğini tahmin ediyor. Bölgede istikrar ve barış ortamının sürekliliğinin sağlanması, ticaret koridorlarının açılması, yeni dış yatırımların çekilmesiyle ekonomik büyüme oranlarının dünya ortalamasından yüksek seyredebileceği İsviçre makamları tarafından öngörülmektedir. Ekonominin büyümesi çoğunlukla inşaat ve hizmet sektörleriyle bağlantılı bir şekilde olmaktadır. Güçlü iç tüketim, ticari faaliyetler ve özel yatırımlar büyüme oranları üzerinde etkilidir.
Ülkede önemli bir yeri olan inşaat sektörüne dikkat çekmekte yarar var. İsviçre Büyükelçiliği’nin verilerine göre Ermenistan inşaat sektörü 2024 yılında %14,5 büyüme kaydederek, piyasa büyüklüğü bakımından 1 milyar 790 milyar dolara erişmiştir. Çift haneli büyüme oranından da anlaşılacağı üzere inşaat sektöründe canlı bir yapı bulunmaktadır.
Küresel inşaat pazarında prestijli konumda olan ülkemizin müteahhitlik firmaları birçok ülkede yüklenmiş oldukları projeleri başarıyla bitirmenin gururunu yaşıyorlar. Bilindiği üzere, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firmasından 43’ü Türkiye sermayelidir. Bunun yanında, kendilerini kanıtlamış, diğer ülkelerde saygınlık kazanmış irili ufaklı çok sayıda inşaat firmamız da mevcuttur.
Türkiye ve Ermenistan arasında normalleşmeye başlayan ilişkiler ekonomi alanında da yansımaları olacağı açıktır. İki devletin ilgili bakanlıkları yapacakları düzenlemelerle ticaret ve yatırım faaliyetlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabilirler. Özellikle müteahhitlik firmalarımız, sektörde ağırlığı bulunan Rus firmaları ile kolaylıkla rekabet edebilirler. Tecrübesi ve kalitesi ile dünya çapında ün kazanmış firmalarımız ülkenin kalbi olan inşaat sektöründe çok değerli eserler ortaya koyabilirler, ekonomiye pozitif ivme katabilirler.

