Işıner Güngör


Karayipler’de Bir Petrol Ülkesi: Guyana

Petrol üretimindeki gelişmeler çok uluslu şirketlerin dikkatini çekmiş ve ortak projelerin geliştirilmesine kapı aralamıştır.


Güney Amerika’nın küçük ülkesi Guyana geçtiğimiz haftalarda Venezuela ile yaşadığı gerginlik sebebiyle adını birçoğumuza duyurdu. Karayip denizine kıyısı olan ve Güney Amerika’nın kuzeydoğusunda yer alan ülkenin batısında Venezuela, doğusunda Surinam, güneyinde ise Brezilya bulunmaktadır. Yerel halk dilinde su ülkesi anlamına gelmektedir. Bir dönem İngiliz sömürgesi altında bulunması sebebiyle Güney Amerika’da İngilizce konuşulan tek ülkedir. Yaklaşık 740 bin nüfuslu ülkenin başkenti Georgetown’dır.

Sınırları içerisinde bozulmamış yağmur ormanlarının olduğu ülke, doğal kaynak bakımından zengindir. Şeker kamışı tarlaları, boksit ve altın rezervleri doğal kaynaklardan bazılarını oluşturmaktadır. Sahip olduğu doğal kaynaklara rağmen ülke bağımsızlığını kazandığı 1966’dan 2015 yılına kadar pek gelişme gösterememiştir. 

2015 yılında ülkenin açık denizinde keşfedilen petrol yataklarıyla ekonomik durum iyileşmiştir. 2020 yılında Stabroek’te 17 petrol sahasının bulunmasıyla ülke petrol sektöründe güçlü bir konuma yükselmiştir. Günümüzde 400 bin varil olan günlük petrol üretiminin 2025 yılına kadar 750 bin varile ulaşması tahmin edilmektedir. 

Petrol üretimindeki gelişmeler çok uluslu şirketlerin dikkatini çekmiş ve ortak projelerin geliştirilmesine kapı aralamıştır. Dış yatırımlarla ülkenin ekonomik çehresi değişmiştir. Toplumun sosyal yaşantısında da bu değişim hissedilmiştir. 

Petrol gelirleri vasıtasıyla kişi başına düşen milli gelirde 20 yıl içerisinde inanılmaz bir artış meydana gelmiştir. Dünya Bankası verilerine göre kişi başına düşen milli gelir 2002’de 955 dolar iken 2022’de 18.989 dolar seviyesine yükselmiştir. Buna ek olarak, ülkenin petrol gelirlerinin 2025 yılında 4,2 milyar dolara ulaşacağı, 2040’ta ise 157 milyar dolar olacağı beklenmektedir.

Guyana’da pirinç üretimi önemli bir yer kaplamakla birlikte büyük ölçekli çeltik fabrikaları devlet kontrolündedir. Küçük ölçekli, bireysel mülkiyette çeltik fabrikaları da mevcuttur. Ülkede pirinç haricinde üretimi yapılan diğer ürünler ise sigara, kibrit, yemeklik yağlar, margarin, alkolsüz içecekler, sabun, deterjan, tekstil ürünleri, rafine şeker, yem, alkollü içkilerdir.

Ticari ilişkilerin geliştiği ülkelere baktığımızda Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Trinidad ve Tobago, Çin, Birleşik Krallık, Surinam, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya göze çarpmaktadır. Şeker, altın, pirinç, elmas, karides, boksit ve alüminyum önemli ihraç kalemleri arasında yer almaktadır.

Guyana sınırları içerisinde bulunan, doğal kaynak yönünden zengin Essequibo bölgesi geçtiğimiz haftalarda Venezeula ve Guyana arasında tansiyonun yükselmesine sebep olmuştur. Venezuela tarafı 1777 yılında bu bölgenin kendisinin bir eyaleti olduğu, Essequibo nehrinin ise iki ülke arasındaki doğal sınırı oluşturduğu iddialarını o tarihten günümüze devam ettirmektedir. İki ülkenin günümüz sınırları 1899 yılında Paris Tahkim Mahkemesi’nde çizilmiştir. Bölgeyle ilgili bir çözüm bulmak amacıyla Venezuela ve İngiltere arasında 17 Şubat 1966'da Cenevre Anlaşması imzalanmıştır. Guyana 2018 yılında sınırlarını teyit etmek için Lahey Adalet Divanı’na başvurmuştur.

Kısaca, Venezuela ve Guyana arasındaki Essequibo bölgesindeki toprak anlaşmazlığı uzun yıllardır devam etmektedir. Venezuela, ilgili bölgenin kendi toprağı olduğunu dile getirmekte, Guyana yönetimi ise bunu inkâr ederek komşusunun bölgesel barışa tehdit oluşturduğunu söylemektedir. Geçtiğimiz günlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile Guyana Devlet Başkanı Irfaan Ali, Karayipler'de bir araya gelerek birbirlerine güç kullanmayacaklarını ve herhangi bir anlaşmazlığı uluslararası hukuk vasıtasıyla çözeceklerini duyurdular. Böylelikle dünyada bir gerginlik daha barışçıl yollarla çözülmüş oldu.

Dünya siyasi tarihinde ülkelerin hammadde kaynaklarına sahip olma ve onları yönetme mücadelesi her zaman var olmuştur. Günümüzde de bu durum sürmektedir. Çağımızdaki güç ilişkileri bağlamından hareketle ülkelerin dış politik denklemleri belirlenmektedir. Tarihsel ve kültürel etmenler dış politik denklemi etkileyen diğer unsurlardır. Ülkelerin hammadde kaynaklarını kullanabilmeleri ne kadar önemliyse bu kaynakları koruyabilmeleri de o kadar önemlidir. Ülkeler ortaya koyacakları caydırıcı güç yapılarıyla ve diplomatik girişimlerle diğer ülkelerin tehdit odaklarını bertaraf edebilmeleri mümkündür.