Fakir YILMAZ

Paslı, ben sana Maltepe Belediye Başkanından iş almadım mı?

Alenen sarhoş olan bir fotoğrafla birlikte paylaşılan mesajı meslektaş arkadaşım bana atmış ve sormuş 'Bu at kuyruklu bu mesajı sana mı yazmış' diye soruyordu..


Fakir YILMAZ


Paslı, ben sana Maltepe Belediye Başkanından iş almadım mı?

Alenen sarhoş olan bir fotoğrafla birlikte paylaşılan mesajı meslektaş arkadaşım bana atmış ve sormuş 'Bu at kuyruklu bu mesajı sana mı yazmış' diye soruyordu..


Her geçen gün biraz daha ağaran sakallarımı düzeltmek için gittiğim berberde tıraş olduğum sırada telefonuma gelen mesajda, bir türkücünün kız saçlı, at kuyruklu kardeşi ile birlikte toplanıp, bir birlerine çaldıkları sazlar eşliğinde rakıları içmiş sonrada bir mesaj paylaştığını anlatılıyordu.

Alenen sarhoş olan bir fotoğrafla birlikte paylaşılan mesajı meslektaş arkadaşım bana atmış ve sormuş 'Bu at kuyruklu bu mesajı sana mı yazmış' diye soruyordu..

Berberim Ümit'ten rica bir dakika izin isteyip, bana gönderilen mesaja bakmak için gönderilen linki tıkladığım da diğer bir arkadaşın aynı mesajın altına 'Bunun dana çobanı bile edilmeyeceğini' belirttiği at kuyruklunun ve türkücü kardeşinin aslında hiç barışık olmadıklarını bir ben değil, tüm Hanak, Şişli'de dolandırdıkları iddia edilen türkücüler ve ailesinin de bildiğini de hatırlarken aynı kişiye ekmeği benim verdirdiğimi de anımsıyordum.

Evet, ben iki dönem başkanlığını yaptığım federasyon başkanın iken o dönemin yönetici arkadaşlarımla birlikte hala çadır borcunu cebimde ödediğim ve 50 bin tl. gibi bir para ile yaptığımız, İstanbul'da ki Ardahan, Ardahanlı tarihide olmayan birliktelik sağlayıp, 2 milyona yakın insanı İstanbul Maltepe sahiline döktüğüm ilk Ardahan'ı Tanıtma Günleri Festivaline hazırlanırken Ardahan'ı tanıtmak, kendisini davet etmek için gittiğim dönemin Maltepe Belediye Başkanın iş vermediğini orada öğrendiğim bu kız saçlı, at kuyrukluyla ilk kez orada karşılaşıyordum.

Hemşerim olan bu kız saçlı, at kuyruklunun oraya gelmesinin nedeninin Ardahan veya Ardahan'ı tanıtmaya yardım için değil, ziyaret ettiğimiz Maltepe Belediye Başkanının kendisine iş vermesi için orada olduğunu bana dönüp, 'Başkanım bu belediye de bir koru kurup, müzik yapacaktım. Başkan kaç kez söz verdi ama bir türlü onaylamadı, sende ricam etsem çok ihtiyacımız var. siz başkanla görüşme esnasın da bu muhtaç olduğum isteğimi bir de sen söyleyebilir misin?' dediğinde anlıyordum.

Bende, 'Tabi ki neden olmasın.. Sende gel bizimle içeriye orada ben derim.. Gerisini sen de derdini anlatırsın' demiştim ve 'lobicilik derken hemşerilerimize, insanlara, ülkemize katkı sunmak amacında olan bizlerin bu tür işleri, sorunları çözmek olmalı zaten..' diye birlikte içeri girmiş ve gerekeni söylemiş hatta özel rica olarak kız saçlıya, at kuyrukluya o ziyaret esnasında hem de anında yıllardır beklediği işi verdirmiştim. Ve halada o işin ekmeğini zukumluyor sanırım..

Bunu söylerken onun ve onlar gibi sarhoş değilim ve kafadan atmıyorum, isimlerini tek tek saymayacağım o dönemin federasyon yöneticilerime ve şu an başkan olmayan Maltepe Belediye başkanı Ali bey şahittir. Telefonlarını biliyorsanız lütfen onları arayın 'sorun. Yoksa benden isteyin, benim hiç kapanmayan, cevap vermemezlik yapmayan telefonumu açar istediğiniz telefonları veririm.

Evet, 'Paslı ben sana Maltepe Belediye Başkanından iş almadım mı, o işi alırken kendime mi memleketime mi iş yapmaya çalışıyordum.. Vicdanın varsa hele söyle?' diye sorduğum bunun gibi bunun türkücü kardeşini de benim siyasete davet ettiğimi, elinde tutup bu sahada tanıttığımı daha önce yazmış, tek tek anlatmış olduğumu hatırlayanınız olur mu bilmem ama bu ölülerini bile Goevengliler gibi kendi toprağına gömmeyen bu sarhoşlar benim haber ve yorumlarımla nasıl şekerlerini bozduğumu da ima eden o çeper dibi dediğim sanaldaki mesajını okurken kendilerini ne kadar acıttığımı da anlama zevkini yaşıyor ve gülüyordum.

Beni bekleyen berberin, 'Abi acıttığın yeter mi, tamam mı?' uyarısı üzerine, 'Sen benim bu sakallarımın neden beyazlandığını anladın mı şimdi berber.. İşte bir çoklarına olduğu gibi bu paslıya iş verdirdiğim o günlerde tarih yazan o etkinliğe de türkücü olarak davet etmiş, buna 500 lirada para vermiştim. Memleketi çok sevdiğini söylediği kardeşi de parsel, parsel sattığı memleketi tanıtmaya çalıştığımız etkinliğe gelme karşılığında 6 bin  lira istediği için kendisine bizzat stir çalmış, '500 liraya geleceksen gel' demiştim.. Gelmemişti..

Ve berberime dönüp, 'Sende bunların beyazlattığı şu sakalımı artık kes berber efendi'  diyor, birlikte bunların içine düştüğü hallerine acı acı gülüyorduk.

Not: O kız saçlı, at kuyruklunun yazdığı mesajın altına 'Bu  adamı danaya göndermem, çaycı yapamam' diye not bıraktığı o notun yanına, ardına, önüne mesajlar bırakan pırtıcıları, sahnede tekmeleyip attıklarımı ve diğerlerini de bir daha ki yazılarıma not ettim.