Işıner Güngör


Pile’deki Haklılığımızı Dünya’ya Anlatmalıyız

Geçmiş yıllarda Rum tarafının girişimleriyle tampon bölgeden Güneye iki yol projesi gerçekleştirilmiştir.


Pile köyü Kıbrıs’ta Yeşil Hat olarak adlandırılan tampon bölgede yer almaktadır. Türk ve Rum toplumunun birlikte yaşadığı Pile köyü son günlerde siyaset arenasında tüm dikkatleri üzerine çekmeye başardı diyebiliriz. Konum olarak Larnaka’nın kuzey doğusunda, Beyarmudu’nun ise güneyinde bulunan Pile’de yaklaşık 500 kişi yaşamaktadır.

1974 yılından günümüze çözülemeyen yol problemi yüzünden köyün Kuzey Kıbrıs ile bağlantısı bir türlü istenilen şekilde kurulamamıştır. Pile köyü sakinleri bölgedeki İngiliz üslerinin varlığından kaynaklı Beyarmudu Sınır Kapısı’ndaki geçişlerde zorluk yaşamaktadır. Yerleşim yerindeki Türklerin sağlık ve eğitim gibi temel insani ihtiyaçları Kuzey’e ulaşım sıkıntısından dolayı tam anlamıyla karşılanamamaktadır.

Bu sebeplerden ötürü, Pile-Yiğitler arasında insani amaçlar doğrultusunda yol yapılması planlanmıştır. Planlanan yolun uzunluğu yaklaşık 11,5 km olup bunun 4 km’lik kısmı Yeşil Hat bölgesi içerisinde kalmaktadır. Şu an KKTC’ye bir saatte ulaşan vatandaşlarımız, yolun bitimiyle 10 dakikada ulaşmaları mümkün olacaktır. 

Geçmiş yıllarda Rum tarafının girişimleriyle tampon bölgeden Güneye iki yol projesi gerçekleştirilmiştir. BM tarafından Rumların yol projelerine karşı herhangi bir engel çıkarılmamıştır. KKTC’nin 18 Ağustos tarihinde başlatmış olduğu yol çalışması ise BM Barış Gücü tarafından engellenmek istenmiştir. İngiliz ve Slovakya askerlerinden oluşan Barış Gücü, dikenli teller, kamyonetler, bariyerler gibi araçları ve malzemeleri çalışma alanına yığarak projeye mâni olmak istemiştir. Bununla da yetinilmeyip, kolluk kuvvetlerimize ve inşaat sahasında görevli personellerimize de fiziksel müdahalede bulunulmuştur. Pile’de yükselen tansiyon yüzünden tüm dünyanın dikkati Kıbrıs’a çevrilmiştir.

Daha sonraki günlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’mizin yol inşaatı kapsamındaki faaliyetlerine eleştirel bir basın açıklaması yapılmıştır. Yol inşaatının durdurulması istenmiştir. Hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs BM’nin bu açıklamasını tasvip etmediğini devlet ve hükûmet yetkilileri aracılığıyla belirtmiştir. Türkiye Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan orada yaşananları kabul edilemez ve insanlık dışı olarak nitelendirmiştir. KKTC Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar da konuyla alakalı olarak “Bizler barışçı çizgimizi koruyarak asla halkımızın egemen eşitliğinden taviz vermeyecek, çıktığımız yolda ilerlemeye devam edeceğiz” diyerek görüşlerini ifade etmiştir.

BM Basın Açıklaması Kuzey Kıbrıs’ın inşaat faaliyetlerine ilişkin eleştirileri barındırsa da dikkatle okunduğu zaman olumlu ifadeler de göze çarpmıyor değil. Basın açıklamasında açık bir dille olmasa da Ada’da dolaylı açıdan Kuzey Kıbrıs’ın devlet varlığı vurgulanmakta, açıklamada kullanılan KKTC’nin ekipmanı, personeli gibi buna benzer ifadelerle de kurulu devlet yapısı içerisindeki unsurlar tanımlanmaktadır. Bunlara ek olarak, Kıbrıs’ta yerleşik halkların isteklerine kulak verilmesinin gerekliliğinden hareketle siyasi eşitliğin Ada’da hâkim kılınmasının öneminden de bahsedilmiştir. Her ne kadar tarafımıza eleştirel yaklaşımlar yapılsa da BM’de Kuzey Kıbrıs’ımızın muhatap olarak kabul edilmesi güzel bir gelişme diye yorumlanabilir.

Sonuç itibariyle, Pile’deki yaşanan olaylar Birleşmiş Milletlerin Ada’daki Türk tarafına karşı haksız tutumunu ortaya koymuştur. Güney Kıbrıs’ın yol projelerine ses çıkarmayıp, Kuzey Kıbrıs’ın projelerini engellemek Birleşmiş Milletlerin Ada’da barış misyonunu yaralamıştır. Bu durumu kendimizin lehine çevirmeliyiz diye düşünüyorum. Sadece açıklamalarımızla değil olabilecek diğer diplomatik kanalları da kullanarak bu durumdan memnuniyetsizliğimizi ortaya koymalıyız. Hatta bu haksız tutumu bizler Birleşmiş Milletler gündemine taşımalıyız. Konunun takipçisi olarak, siyaset arenasında atak politika ortaya koymamız bizim dünya ülkeleri nezdinde haklılığımızı güçlendirecektir.