Türkiye’nin sanayi devlerinden, tekstilin amiral gemilerinden Eren Holding, Çorlu’daki o devasa fabrikasının kapısına kilit vurdu. Yazık!
Hem de öyle üç-beş ayda verilmiş bir karar değil bu… Koskoca 51 yıllık birikim, 2 bin işçinin alın teri ve “kapatmamak için aylarca direndik” diyen Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren’in sızlayan vicdanı vardı masada…
***
Ahmet Eren “Çok ağrıma gidiyor” derken, benim bile çok ağrıma gitti. Gitmez mi? İnsan evladı gibi büyüttüğü, Lacoste’tan Burberry’ye dünya devlerine “Türk kalitesini” ezberlettiği o kaleyi terk etmek hangi vatansever sanayicinin ağrına gitmez?
Peki, ne oldu da 1975’ten beri tıkır tıkır işleyen, günlük 13 ton iplik büken, 25 ton kumaş boyayan bu dev makine durdu?
***
Ülkenin kötü yönetimi koskoca sektörün tamamını vurdu! 2025 yılında 5000’den fazla tekstil şirketi kepenk indirdi. Tekstil ihracatı çakıldı, dünya pazar payımız 35 yıl sonra ilk kez yüzde 3’ün altına düştü.
Ne yaptılar? Enflasyon uçarken, kur “ihracatçı patlasın” diye baskılanırken, Mısır, Bangladeş, Vietnam gibi rakipler yanımızdan vızır vızır geçti gitti. Buna “ekonomik program” dediler bir de… İyi mi!
***
Eren Holding’in Çorlu fabrikası sıradan bir atölye değildi. Dikey entegrasyon, 40 bin metrekare kapalı alan, devasa boyahaneler...
Sahi kendi enerjisini üreten, Ar-Ge merkezi olan bir dev bile “buraya kadar” derken, Anadolu’daki KOBİ ne yapsın? Onlar çoktan havluyu attı, o havluyu dokuyacak tezgahı da hurdacıya sattı!
***
Benim asıl korkum Eren Holding’in Bitlis’te kurduğu o devasa fabrika... Bitlis dediğin yer Türkiye’nin en fakir 3’üncü şehri!
Ne tarlasında hammaddesi var ne kapısında pazarı... Türkiye’de kendi yetiştirdiğin pamuk zaten dişinin kovuğuna yetmiyor. El mahkum Brezilya’dan, Amerika’dan, Çin’den pamuk ithal ediyorsun.
Sonra o pamuğu alıp koca memleketi boydan boya geçip Bitlis’e taşıyorsun. Lojistik maliyeti mi? O zaten başlı başına bir karın ağrısı… Sebebi belli… Memleket aşkı!
***
Oysa Eren Holding, Mısır’da üretim yapsaydı, maliyetleri yarısına düşer ve üstelik bütün dünya pazarlarına komşu olurlardı. Uluslararası ticaret anlaşmalarının avantajlarını da heybeye koyup parayı sayarlardı... Yapamadılar. İyi de nereye kadar?
Siz sanayiciyi üretimden soğutur, ihracatçıyı kurla tokatlar, maliyetleri yönetilemez hale getirirseniz… Daha çok fabrikanın “selasını” dinleriz biz...
***
Tekstil sanayii Çorlu’da öldü, evet… Ama bu ölüm doğal değil, bu bir cinayet! Ekonomik politikalarla, öngörülemezlikle, sanayiciyi yalnız bırakmakla yaşanan bir rezalet…
Sorarsan verecekleri cevap belli; “Ekonomi iyi gidiyor valla…” Bunu işsiz kalan 2000 kişiye ve ailelerine de anlatsana…
https://www.nefes.com.tr/yazarlar/murat-muratoglu/tekstil-bitti-katili-belli-112548



