Arslan Bulut


Türkiye’de iki milyon uyuşturucu bağımlısı

Türkiye'ye karşı dolaylı bir savaş sürdürülmektedir. Bu savaş, 19. yüzyılda İngiltere'nin Çin'e karşı sürdürdüğü Afyon Savaşı'na benzemektedir.


Zafer Partisi, Ankara’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde, “Tertemiz Türkiye Çalıştayı” düzenledi. Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, ciddi bir çalışmanın ürünü olan konuşmasında “önemli veriler”le birlikte mücadele programını açıkladı. Ben burada, seçtiğim ifadeleri paylaşıyorum:

*Türkiye'ye karşı dolaylı bir savaş sürdürülmektedir. Bu savaş, 19. yüzyılda İngiltere'nin Çin'e karşı sürdürdüğü Afyon Savaşı'na benzemektedir.

*2023 Küresel Organize Suçlar Endeksi’ne göre organize suçlarda Türkiye, Avrupa'da ne yazık ki 1. durumdadır. Dünyada ise 14. sıraya gelmiştir. Aynı raporda organize suç örgütlerinin Türkiye'de siyaset ve bürokrasi ile olan yaygın bağından bahsedilmektedir.

*AK Parti'nin 2011 sonrasında Suriye ve İran sınırında açık kapı politikası izlemeye başlaması sonucunda Afganistan ve Suriye'den de ülkemize gelen uyuşturucu miktarında patlama olmuştur. AK Parti uyuşturucuda geçiş ülkesi olan ülkemizin hedef ülke haline gelmesine neden olan politikalar izlemiştir.

***

*Uyuşturucu kullananların yüzde 82’si 20-35 yaş aralığındadır. Sadece uyuşturucudan dolayı denetimli serbestlikle birikmiş dosya sayısı 800 bindir. 2023 itibariyle cezaevlerinde bulunan 291 bin 380 tutuklu ve mahkûmun 98 bin 355'i yani üçte biri uyuşturucu suçlarından dolayı içeridedir. Ülkemizde uyuşturucu kullanım yaşı ne yazık ki 15 yaşın altına inmiştir. Ortaokula hatta ilkokula giden çocuklarımız tehdit altındadır.

*2025 itibariyle uyuşturucu bağımlısı olduğu düşünülen insan sayısı 2 milyondur. Türk gençliği adeta ağır bir saldırıyla içeriden çürütülmektedir. Uyuşturucuya ulaşmak sigaraya ulaşmak kadar kolay hale gelmiştir. Sokaklarda gezen zombiler korkunç, infazlara imza atan bağımlılar, mevcut haliyle hiçbir işe yaraması mümkün olmayan insan çöplükleri etrafımızı sarmaktadır. Bu Türkiye'nin sessiz bir savaşla yok edilmesidir. Türk milletinin zehirlenerek tüketilmeye çalışıldığını görüyoruz.

*Bugün sadece İstanbul'da binden fazla tetikçinin 10 büyük çetede örgütlendiğini görüyoruz. Adları komik de olsa bu çetelerin hiçbir komik tarafı yoktur. 15-25 yaş aralığında çoğu uyuşturucu kullanan motor bisikletli çete mensupları esnaftan haraç almakta, uyuşturucu pazarlamakta, kiralık katil olarak hizmet görmektedirler.

***

*Dünyadaki en büyük narkotik kaçakçısı örgüt hiç şüphesiz PKK'dır. Avrupa ülkelerinde uyuşturucunun sokaklarda pazarlanmasının yüzde 65’ini çoğu PKK'lı olan Türk vatandaşları gerçekleştirmektedir. PKK'nın uyuşturucudan elde ettiği aklanmış paranın tutarı 28 milyar Euro artı 3 milyar Dolardır.

*400 bin dolara vatandaşlık satılması da dünyanın bütün suç örgütlerinin ülkemize yerleşmesine yol açmıştır. Sırbistan, Rusya, Karabağ, Gürcistan, Azerbaycan mafyaları Türkiye'yi, özellikle de İstanbul'u üs olarak seçmiştir. İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan mafya liderleri bile Türkiye'de vatandaşlık almışlar ve Ege-Akdeniz kıyılarında e turizm ve inşaat işine girmiştir. Ülkemizde hızla örgütlenen diğer iki yabancı mafya grubu hiç şüphesiz Afganlar ve Suriyelilerdir. Son dönemlerde Afgan torbacıları sokakta “Afgan Gülleri” diye isim bile yapmıştır

*Organize suç örgütlerinin ve uyuşturucu çetelerinin oluşturduğu tehdidi daha da arttıran bir başka bağımlılık tehdidi de sanal kumardır. Sanal kumar ve yasa dışı bahis bize cep telefonumuz kadar yakındır. Polis intiharlarında da sanal kumarın önemli bir rolü olduğunu hepimiz biliyoruz. Sanal kumar yasa dışı bahis bağımlılarıyla uyuşturucu bağımlıları arasında bağımlılık anlamında hemen hemen hiçbir fark yok. Her ikisi de benzer fiziksel ve ruhsal sonuçları olan bağımlılığı yaşamaktadır.

---

“Sokak çocukları,

devletin çocuğu olacak”

---

*Yapılacak hukuki düzenlemeler ile uyuşturucu tacir ve çetelerinin bütün mal varlıklarına el koyarak devlete devredeceğiz. Uyuşturucu örgütleriyle bağlantılı siyasetçi ve bürokratların mal varlığına el konularak hazineye devredilecek. 3. kişiler üzerine alındığı tespit edilen mal varlıklarına da el konulacak.

*Tedaviyi gönüllü değil zorunlu hale getireceğiz. Eğer uyuşturucu bağımlısıysanız sadece kendiniz için değil aileniz ve toplum için de tehdit oluşturuyorsunuz.

*Çetelerin insan kaynağını kurutacağız. Sınırlarımızı güvenlik altına almak ve sığınmacı ve kaçakları vatanlarına geri yollamak için oluşturduğumuz “Anadolu Kalesi Projesi” ile sınırlarımızı teröristlere, göçlere ve uyuşturucu tüccarlarına tamamen kapatacağız.

*Sokak çocuklarını sokaklardan okullara, yurtlara, atölyelere alarak devletin çocukları halde getireceğiz. Sokaklarımızda hiçbir sokak çocuğu kalmayacak. Hepsi Türk Devleti'nin çocukları olacak.

*Uyuşturucuya yavrularını kaptırmış ailelerin de yanında olacağız.

https://www.yenicaggazetesi.com/turkiyede-iki-milyon-uyusturucu-bagimlisi-1002069h.htm