Dışişleri Bakanlığı, “Suriye’de mutabakat” deyip duruyordu, PKK/YPG ile Suriye yönetimi arasındaki mutabakat gereği, örgütün elebaşlarından Sipan Hemo kod aslı Semir Asu, Suriye’nin doğusundan sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı olarak atandı! Yani PKK, Suriye’de devlete dahil oldu!
Türkiye’de de istenen aslında budur!
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, “Adam, İçişleri Bakanlığı resmi sitesinde halen kırmızı bültenle aranıyor. Belki de bir gün ülkemize gelecek, kırmızı halı ile karşılanacak, Milli Savunma Bakanlığı’nda resmi protokol ile ağırlanacak! Şu güzelim ülkeyi ne hale getirdiniz! Tüm bu ihanetlerin hesabı bir gün mutlaka sorulacak!” dedi.
***
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise İstiklâl Marşı’ndaki milli ruhu anlattıktan sonra “Milli mücadeleyi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler işte bunlardır. Ezan’dır, Kur’an’dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan İlayi Kelimetullah davasıdır. (...) Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkâr mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım? (...) Kim ne derse desin. Kim hangi bildiri yayınlarsa yayınlasın. Bizi biz yapan hasretlere sıkı sıkıya sarılacağız.” dedi.
***
Anayasa’ya göre esas olan, “Din ve vicdan hürriyeti”dir.
Anayasa’nın 24’üncü maddesine göre “Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”
İtiraz edilen konu, okulları cami haline getirmek şeklinde yorumlanabilecek uygulamalardır. Okullarda, teneffüs zili yerine ilahi okutursanız, herkesi dini ayin ve törenlere katılmaya zorlamış olursunuz. “Naslara uyacağım” diyerek kur korumalı mevduat hesabı uygulaması yaparsanız, parası olanlara gerçekte yüksek oranda faiz vermiş olursunuz ki aslında naslara da kanunlara da aykırı olan budur!
Trump’ın Beyazsaray’da ayin düzenlemesi gibi veya Çankaya Köşkü’nde tarikat liderlerini topladığınız gibi şayet Beştepe Sarayı’nda da benzer bir toplantı düzenlerseniz, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar etmiş veya kötüye kullanmış olursunuz! Kısacası, dini kendi iktidarınız davam ettirmenin aracı haline getirmiş olursunuz.
***
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun belirttiği “Halkbank davasının kapatılması karşılığında S-400'lerin fişini çekerseniz” bunu İstiklal Marşı’nı ve milli mücadeleyi anlatarak kapatamazsınız; “Ülkemize gelen füze tehditlerinin sonucu olarak, NATO sistemi son aşamada devreye girecekse, bu millete S-400 masalları anlatamazsınız”
“İlayi kelimetullah” diyerek, Dervişoğlu’nun belirttiği gibi “Türk milletini etnik temelde tartışmaya açamazsınız. Vatandaşlığı kimlik pazarlığına çeviremezsiniz. Devleti Lübnanvari kota düzenine dönüştüremezsiniz. Öcalan denen katili, Kürtlerin vasiliğine atayamazsınız. Bunu jeopolitik diye meşrulaştıramazsınız. Bunu milli dayanışma diye satamazsınız. Bunu devlet aklı diye paketleyemezsiniz.
Çünkü Türkiye Cumhuriyeti; hanedan meraklılarının, etnik vesayetçilerin, feodal derebeyliklerinin teokratik düşlerin ülkesi değildir.”
***
Yine Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın belirttiği gibi “Adaletsizlik sadece mahkemelerde değil aynı zamanda pazarda, çarşıda, AVM'de, tarlada, esnafın dükkânında, kısacası her yerde” ise ve “Devletin dini adalettir” diyorsak, kendinizi dinin temsilcisi yerine koyarak siyaset yapamazsınız.
Özdağ’ın belirtiği gibi önce “MHP Genel Başkanı, sonra DEM Eş Genel Başkanı, Abdullah Öcalan için statü istemişse, Öcalan da ‘başmüzakereci ve yeniden kurulacak cumhuriyetin kurucu eş başkanlarından birisi olacağım’ diyorsa, Anayasa’da Türk vatandaşlığıyla oynayacağınızı komisyon raporuyla açıklamışsanız” bunları “ilayi kelimetullah” söylemini öne çıkararak unutturamazsınız. Öyle ya, Öcalan’ı “kurucu önder” diye ananlar da “ilayi kelimetullah” diyor!
Öcalan da “ilayi kelimetullah mı diyor yoksa?
Yani bütün bu işleri Allah’ın adını yüceltmek için mi yapıyorsunuz?
Allah, “Öcalan’a statü verin, onu da benim adımla birlikte yüceltin, kurucu önder yapın” mı diyor?
https://www.yenicaggazetesi.com/allah-ocalani-yuceltin-mi-diyor-1008257h.htm