Bu model sürerse Türkiye yönetilemez ülke haline gelir diyorum. Hatta AK Parti seçimi kazansa bile yönetim kapsayıcılığını büyük oranda kaybedecektir.
Bunu umarım kendileri de analiz ediyordur.
Etmiyorlarsa bankalar üzerinden örnek vererek izah edeyim.
Bu yılın başında bankaların kendi varlıkları (öz sermayeleri) 731 milyar liraydı. Diyelim ki bankalar ‘hıyar’ ticareti yapıyor ve hıyarın tanesi 1 lira. Bankalar tam 731 milyar adet hıyar alabiliyorlardı.
Ve yılın ortasına geldik... Hıyar fiyatı 1,8 liraya yükseldi. Bankaların artık aynı sayıda hıyar alabilmeleri için 1 trilyon 318 milyar liraya ihtiyaçları bulunmaktadır. İşte bankacılık sektörünün ulaşması gereken başa baş seviyesi tam da burasıdır.
Bankalar bu varlıklarını nereden karşılayacak? İki temel yol var: 1-Özellikle maddi varlıklarını değerlendirecek; 2- Faaliyetlerinden kar elde edecekler.
Bankaların bilançosuna bakıyoruz: Temmuz 2022 itibari ile 208 milyar lira kâr elde etmişler. Yılın ilk 7 aylık kâr oranları %28,5... Bu tempoda gitseler bile bankaların yıllık kâr oranları yüzde 50 barajını aşamıyor.
Ama bu tempoda gidemeyecekleri de kesin. Çünkü Merkez Bankası bankalara yarı örtülü şekilde kredi faiz sınırı getirdi. Artık ticari kredilerde bankalar faiz kıskacına alınmış durumda.