Menü TURKHABER
Murat AĞIREL

Murat AĞIREL

Tarih: 09.01.2021 12:59

İlanın perde arkasındaki hileli et skandalı

Facebook Twitter Linked-in

Milli Görüş'ün yayın organı Millî Gazete, geçen hafta dikkat çeken bir ilan hamlesi yapmıştı.

Muhafazakar camiaya yakın marketler zinciri BİM, Milli Gazete'nin 3'üncü sayfasına tam sayfa ilan vermek istedi.

Bunun karşılığında ise, 'haber sansürü' talep edince, gazete yönetimi bunu kabul etmeyerek aynı sayfadan BİM'in talebini ifşa etmişti.

Aslında olayın perde arkasında 2019 yılına ait büyük bir skandallar zinciri ve 100 milyon TL'lik bir kamu zararı yatıyor.

Çünkü BİM'in de vatandaşlara aracı firmadan dolayı kaliteli karkas et yerine ucuz inek eti yedirildiği ortaya çıkmıştı.

Burada Milli Gazete'nin tavrı da takdire şayan…

Anlatayım.

Hatırlarsanız bir ara et fiyatlarındaki fahiş fiyatlar sonrasında Tarım Orman Bakanlığı bu duruma müdahale etmek istemişti. Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından piyasaya ucuz et vermek için karkas etler ithal edilmiş ve bu etler de BİM, A101, Migros gibi marketlerde satılmaya başlanmıştı.

Bu satış sürecinde marketler karkas etleri parçalayıp tedarik sağlayamadığı için 9 farklı aracı firma bu işe girerek tonlarca eti marketlere verdi.

Fakat bu dağıtım sırasında Bursa merkezli ETTAT firması hakkında şikayetler gelmeye başladı. Anlaşıldı ki firma, Bakanlıktan dağıtılmak üzere kilosu 20 TL'ye aldığı eti parçalayarak, marketler yerine iç piyasaya 24 TL'ye sattı.

Firma, karkas eti kendisine saklayıp BİM, A101, Migros gibi marketlere inek eti verdi. Ucuza aldığı kaliteli eti de daha yüksek fiyata iç piyasaya satarak büyük bir kar elde etti.

Hem halk sağlığını tehlikeye attı hem de büyük kazanç sağladı.

Denetlenmeyen firmaya yönelik şikayet üzerine Bakanlık müfettişleri ilgili marketlere giderek etleri inceledi. Hakikaten de etlerin içerisinde yüzde 20 kadarının inek eti olduğu anlaşıldı.

Firmaya ceza kesildi.

Fakat ne olduysa, araya kim girdiyse, aynı firmadan et almaya devam edildi. Üstelik bu kez 20 TL'ye alınan etler 15 TL'ye alınmaya başlandı.

Bitmedi.

Şikayetler artınca Et ve Süt Kurumu bu kez kendisi et dağıttı. Bu sefer de marketlerin dağıtılan etleri depoladığı anlaşıldı. Müfettiş incelemesinde stoklanan etin 3 bin ton olduğu ve 100 milyon TL'lik değeri olduğu anlaşıldı.

Müffetişlerin raporu doğrultusunda Bakanlıktan soruşturma izni istendi. Savcılığa başvuruldu. Tarım ve Orman BakanıBekir Pakdemirli ise buna izin vermedi.

Savcılık işin üzerine giderek Bakanın soruşturma izni vermemesini Danıştay'a götürdü. Bu başvuru halen Danıştay'da bekliyor.

Belli ki Bakan Pakdemirli firma sahiplerinin baskısına boyun eğerek olayın üzerini örtmeye çalışmış. Fakat hileli etleri vatandaş çoktan yemiş.

Başka bir ülkede olsa istifayı geçtim, Bakanından şirket sahibine kadar ağır cezalık bir yargılama gerektiren olay maalesef bizde hiç konuşulmadı bile.

Ama mesele şu…

AKP iktidarı hatırlarsanız bu ucuz et işini yine bir siyasi propaganda olayına çevirmiş ve 'ekonomik bağımsızlık savaşı veriyoruz' laflarıyla hayat pahalılığını yutturmaya çalışmıştı.

Bu konuda herhangi bir araştırma yok ama herkes bilir ki özellikle BİM gibi marketleri AKP tabanının dayandığı nüfus daha çok kullanır.

Bu da şu sonucu ortaya çıkarıyor. AKP artık ülke vatandaşını geçtim kendi tabanını bile kandırma yoluna gidebiliyor.

Ne için?

Gayet iyi bir niyet ile 'vatandaş ucuz ve kaliteli et yesin' girişimi gözünü rant, para, güç bürümüş kimseler uğruna heba edildi...

Kaynak Yeniçağ 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3