İbrahim Kahveci

Tarih: 02.03.2026 09:07

“Kamuoyu önünde konuşmayın”

Facebook Twitter Linked-in

Ülkemizin en büyük sorunlardan birisi de “konuşamamak” veya “konuşmanın içeriğinden çok şekline bakmak”

Maalesef ki bu ülkede sorun söylemek vatan hainliği olarak görülüyor. Oysa tam tersine sorunları dile getirmek ve çözüm istemek vatanseverliktir. Keşke bu ilke anlaşılsa…

Sorun söyleyenleri sevmeyenlerin başında ise iktidar geliyor. Bir sorunu dile getirdiğinizde düşman konuşuyor gözü ile bakıyorlar.

Son örnek AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş ile İSO Başkanı Erdal Bahçıvan arasında yaşandı. Elitaş EYT konusunda sivil toplum kuruluşlarının yeterli tepkiyi vermediğinden şikayet ediyor. Ardından söz alan İSO Başkanı Bahçıvan “Yasanın olmaması gerektiğini bildirdik. Bakan ise konunun kamuoyu önünde tartışılmaması gerektiği bildirildi. Sonra daha ilk aylardan söylenenin 5-10 katı rakamlar geldi” diyor.

Kısaca EYT konusunda ortada resmen bir kandırılma var.

Elitaş diyor ki “bana kimse gelmedi”

Lakin Bakan varken kime gidilir ki. Elbette dönemin Çalışma Bakanı Vedat Bilgin varken ona gidildi.

Peki, şunu sorabilir miyiz… Sanırım tek başıma kaldığım konulardan biriydi. Ama aylarca yalvarırcasına KARAR Gazetesindeki köşemden ve hatta Halktv’de çok sert tartışmalarla ekrandan uyarmaya çalıştım. Rakamlarla tane tane Hilal’in bile anlayacağı şekilde yazdım…

O günlerde SGK’dan tüm uzmanlarla görüşüyordum. Ülke gidiyor lütfen bir şeyler yapalım diye deli gibi uğraştık. Sayın Elitaş neden 1 makale bile okumamış… Acaba kendisi de “düşmanların nesini okuyayım” demiş olabilir mi?

Bugün EYT dahil emeklilik sistemimiz rezalet ötesi bir durumdadır. Detaya girmeyeceğim ama rezalet ötesi bir sistemle genç bir nüfusta yaşlı ülkelerin emekli sayısını yakaladık bile.

Bu yaşta kaynaklarını kazanmaya ve çalışmaya ayırması gereken bir ülke bu yaşta emeklilik ile kazanacağını sanan ülke haline geldi. Yazık ülkemize yazık…

SAVAŞTAN BÜYÜK KAYIP

Savaş bahanesi ile ekonomide bazı sıkıntılarımızı örtmeye çalışan biziz…

İyi de savaştaki iki ülke olan Rusya ve Ukrayna bizden daha iyi… Bu nasıl savaş ki bizi daha fazla etkiliyor.

Şimdi yeni bir savaş daha başladı. ABD ve İsrail ortaklığı İran’a saldırdı. Hemen doğusunda Pakistan-Afganistan çatışması yaşanıyor. Kuzeyde ise Rusya-Ukrayna savaşı devam ediyor.

Tam bir kan gölündeyiz.

Ülkenin risklerinin ve barışının korunması gerekiyor.

Yakın zamanda yazdığım meseleye bakın: “Reel faizler çok yüksek çünkü siyasi riskler yüksek. Bu risk ortamında kimse iş yapmaz.”

Nitekim yapmadılar da… SGK verilerine göre Temmuz 2025’de 24.370 bin kayıtlı çalışan sayısı Aralık 2025’de 23.723 bin kişiye gerilemiş. Yani kayıtlı çalışan sayısı son 5 ayda 646 bin kişi azalmış…

Gelin daha direk söyleyeyim: Son 5 ayda kayıtlı çalışan 646 bin kişi işinden olmuş; işsiz kalmış… Yani aç kalmış.

İşinden olanların sektörlerine bakınca nerede ise tamamının esnaf olduğunu görüyoruz. Hatta daha net söyleyelim: SGK kayıtlarına göre Temmuz 2025-Aralık 2025 döneminde 640 bin 327 esnaf batmış…

Peki siz bu dönemde Esnaf Odasından ve Başkanı Bendevi Palandöken’den bir şey duydunuz mu? Aramızda kalsın demiş olabilir mi? Ya aç kalanların çocukları?

Gelelim TÜİK işsizlik verilerine.

TÜİK verisi Ocak 2026’ya ait. Yani son ay dediğimiz 2026’nın ilk ayını da veriyor.

Durumu vereyim:

Aralık 2025’de çalışan sayısı 32.062 bin kişi iken çalışan sayısı Ocak 2026’da 31.184 bin kişiye düşüyor.

Yani sadece ve sadece 2026 Ocak ayında 878 bin kişi işini kaybediyor.

TÜİK işsizlik oranını %8,62 olarak açıkladı. Oysa grafikte görüleceği üzere 2022-2026 işgücüne katılım oranını %53,47 ortalama bir oran alsak işsizlik oranı şu an %12,54 olacaktı.

Yani işsizliğimizin tek hanede kalması umutsuzluğumuzun artmasından geliyor. Yoksa savaşta olan ülkeler bile bir ayda bizim kadar kayba uğramıyor.

i-sizlik.jpg

 

https://www.karar.com/yazarlar/ibrahim-kahveci/kamuoyu-onunde-konusmayin-1607075

 

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3