7–11 Şubat tarihleri arasında, CHP İstanbul İl Turizm Komisyonu Başkanı olarak; CHP İstanbul Sosyal Politikalardan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Sinan Karaca Öztürk ile birlikte Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin en büyük şehri Köln’e kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdik.
Ziyaretimizin temel amacı; Türkiye’de yaşayan Roman vatandaşlarımız ile Almanya’daki Roman toplumunun kültürel, ekonomik ve dini yaşam pratikleri arasındaki farklılıkları yerinde incelemek ve bu gözlemleri sosyolojik bir rapora dönüştürmekti. Saha çalışmalarımızın yanı sıra Köln’ün turizm yapısını, şehir planlamasını ve kentsel işleyişini de inceleme fırsatı bulduk.
Program kapsamında CHP Almanya Federasyon Başkanı Özgür Uçma ile de bir araya geldik. Oldukça verimli geçen görüşmemizde, partimizin Almanya’daki faaliyetleri ve önümüzdeki dönemde geliştirilebilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunduk.

Yaklaşık 4 milyonluk nüfusu ve 405 km²’lik yüzölçümüyle Köln; Almanya’nın dördüncü, Kuzey Ren-Vestfalya’nın ise en büyük şehri konumunda. Kara ve demiryollarının kesişim noktasında, Ren Nehri’nin en işlek bölümünde yer alan kent, yalnızca Almanya’nın değil Avrupa’nın da önemli lojistik merkezlerinden biri.
Şehir; temizliği, düzeni ve tarihî dokusunu koruyan mimarisiyle dikkat çekiyor. Almanya’nın en eski yerleşimlerinden biri olması, kentin her köşesinde hissediliyor. Otuz müze ve yüz yirmi sanat galerisiyle Köln gerçek bir kültür ve sanat şehri niteliğinde.

Ren Nehri kenti ikiye ayırıyor:
Sol yakada tarihî yapılar, sağ yakada ise modern mimari öne çıkıyor. Ziyaretimiz sırasında nehir turu planladık; ancak taşkın riski nedeniyle tüm turistik faaliyetlerin anında durdurulması, kentte “önce güvenlik” anlayışının ne denli yerleşik olduğunu gösterdi.
Ren’in iki yakası, ikisi demiryolu köprüsü olmak üzere sekiz köprüyle birbirine bağlanıyor.
Bunların en bilineni olan Hohenzollern Köprüsü, 1907–1911 yılları arasında inşa edildi. II. Dünya Savaşı bombardımanlarında ağır hasar almamasına rağmen, 6 Mart 1945’te Alman birlikleri tarafından havaya uçuruldu. Savaş bitmeden yeniden inşa edilerek yaya geçişine açıldı. Günümüzde günde 1200’den fazla trenin geçtiği köprü, kentin simgelerinden biri.
Savaş sonrası inşa edilen ilk köprü olan Severins Köprüsü ise 1959’da hizmete açıldı. Asimetrik A-formlu mimarisi sayesinde hem liman trafiğini engellemiyor hem de katedral siluetini kapatmıyor. 1989’dan bu yana tarihî anıt statüsünde.

Kentin en görkemli yapısı olan Köln Katedrali, 1248–1880 yılları arasında, tam 632 yılda tamamlandı. 157 metre yüksekliğindeki çift kuleli Gotik yapı, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor ve yılda milyonlarca ziyaretçi ağırlıyor.
Köln’deki dikkat çekici bir diğer ibadethane ise Köln Merkez Camii. 2009’da yapımına başlanan ve 2017’de ibadete açılan cami; ibadet alanlarının yanı sıra kütüphane, restoran ve kültür merkeziyle çok amaçlı bir sosyal yapı niteliğinde.
Havalimanından şehir merkezine uzanan güzergâh boyunca tek bir kaçak yapı ya da çarpık kentleşme örneğine rastlamadım. Geniş ormanlık alanlar ve planlı yerleşim dikkat çekiciydi.
Şehir merkezinde konutlar genellikle iki katlı ve dik çatılı. Bu mimari tercih, yoğun kar yağışına karşı işlevsel bir çözüm sunuyor. Bisiklet yolları ile araç yollarının kusursuz entegrasyonu ve trafik kurallarına mutlak uyum, kent içi ulaşımda akıcılığı sağlıyor.

Köln, nüfus açısından Balıkesir ile benzer ölçeklerde olmasına rağmen şehir planlaması açısından çok daha ileri bir profil çiziyor.
Telekomünikasyon altyapısı da dikkat çekici: Almanya 5G teknolojisini 2019’da test etmeye başlayıp 2020’de yaygınlaştırırken, Türkiye hâlâ 4.5G seviyesinde. Bu fark, turizmden dijital ekonomiye kadar geniş bir rekabet alanını etkiliyor.
Bir turizmci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Almanya turistik değerlerini iyi pazarlıyor; ancak hizmet kalitesi ve gastronomi konusunda Türkiye’nin oldukça gerisinde.
Konakladığımız Novotel Köln City’de; Türkiye’de standart kabul edilen terlik, oda suyu veya telefon gibi hizmetlerin bulunmaması dikkat çekiciydi.
Basit bir tükenmez kalem talebine dahi çözüm üretilememesi, servis esnekliğinin ne kadar sınırlı olduğunu gösterdi. Türk misafirperverliği ve çözüm odaklı hizmet anlayışıyla kıyaslandığında ciddi bir fark söz konusu.
Şehir nüfusunun yaklaşık %20’si yabancılardan oluşuyor. Bu kozmopolit yapı, disiplinli bir sosyal düzenle dengelenmiş durumda.
Sokak müzisyenlerinin bile belirli saatlerde sahne alabilmesi, gürültü yönetiminin planlı yürütüldüğünü gösteriyor. Hayvan hakları konusundaki hassasiyet ise örnek niteliğinde: Gece yürüyüşlerinde köpek tasmalarındaki ışıklandırmalar, basit ama etkili bir güvenlik önlemi.

Köln’deki Türk nüfusu oldukça yoğun. İşletmelerden konutlara kadar kentin birçok noktasında varlık gösteriyorlar.
Ancak ziyaretimin son gününde Türk mahallesinde karşılaştığım manzara üzücüydü. Şehrin geneli son derece temizken, bu bölgede sigara izmaritleri ve çevre kirliliği dikkat çekiyordu. Bu tablo, kültürel anlamda bir öz eleştiri yapmamız gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Köln; kültür turizmi, şehir turizmi, fuar-kongre (MICE) ve etkinlik turizmi alanlarında Almanya’nın en güçlü destinasyonlarından biri.
Ziyaretçi sayısı: 4,2 milyon
Geceleme: 7,1 milyon
Artış oranı: %8
Turizmin şehir ekonomisine katkısı yaklaşık 5,49 milyar € düzeyinde.
Yatak kapasitesi: 37.700
Doluluk oranı: %55,8
42.300 etkinlik
7,1 milyon katılımcı
Köln Katedrali – 6 milyon+ ziyaretçi
Museum Ludwig – 700.000
Schokoladenmuseum Köln – 650.000
Köln Hayvanat Bahçesi – 1,8 milyon
Altstadt (Eski Şehir) – milyonlarca ziyaretçi
Kölner Karneval – 1–1,5 milyon katılımcı
Köln; şehircilik disiplini, teknoloji altyapısı ve güvenlik önceliğiyle Türkiye için önemli dersler barındırıyor.
Buna karşılık; hizmet kalitesi, gastronomi zenginliği ve insani sıcaklık açısından Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin çok daha güçlü olduğu açıkça görülüyor.
Şehir planlamasında Almanya’dan öğreneceğimiz çok şey var; ancak turizm misafirperverliği konusunda bizim de öğreteceklerimiz az değil.
Murat TÜZEL
CHP İstanbul İl Başkanlığı
Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı
Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı
Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği Turizim Kurulu Başkanı
Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi