Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın Suriçi grubu toplantısında yaptığı konuşmadan sonra kendisine soru soran bir avukat şöyle bir soru sordu:
"Uyuşturucu kullanımı, her aileye sirayet etti. Türkiye uyuşturucu açısından artık sadece geçiş ülkesi değil pazar oldu. Yeni nesiller arasında eşcinsellik akla hayale gelmeyecek boyutlara vardı. Gençlerle bir iletişim dili geliştirmek durumundayız. Bu konularda nasıl çözümler düşünüyorsunuz?”
Bir muhtar da “Geçenlerde sekiz yaşındaki bir çocuğa ‘Büyüyünce ne olacaksın?' diye sordum, ‘Mafya olacağım' dedi. Çocuklarımız televizyon dizilerindeki mafya kabadayılarına özeniyor.” diye önemli bir not düştü.
Arıkan, bu sorunlarla baş etmenin ancak hukuk devletini kurmak ve gelir dağılımını düzeltmekle mümkün olduğunu, bunun için de iktidar olmak gerektiğini söyledi.
Gerçekten de Kurtlar Vadisi ile başlayan mafya dizileri, o kadar yaygınlaştı ki, çocuklar artık, Polat Alemdar'ı, “Yetimlerin babası Eşref Tek”i, veya Yeraltı dizisindeki karakterleri, hatta Doğu ve Güneydoğu'yu anlatan dizilerdeki feodal tiplemeleri örnek alıyor. Öyle ki gerçek hayatta artık çocuk çetelerinin çatışmaları kanıksanmış durumda. Çocuk yaştaki mafya özentileri, yine çocukları öldürüyor...
Devlet televizyonunda da benzer bir dizi var ama onun mesajı daha farklı...
Öncelikle belirteyim ki bu tür dizilerin yaygınlaşmasının sorumluluğu oyunculardan önce, yapımcılarda, senaryo yazarlarında, yönetmenlerde ve bu tür filmleri yayınlayan televizyon kanallarının sahiplerinde ve yöneticilerindedir. Yine kadınları ülke sorunlarından uzak tutmak için hazırlanmış Amerikan modeli yemek programları ve diğer aileyi yıkma programları da aynı düzene hizmet ediyor...
Avukat Hüseyin Özbek ise TRT 1'deki "Taşacak Bu Deniz" dizisinin önceki bölümlerini de oturup izledi ve dizinin bilinçaltına gönderdiği mesajın, "Postmodern Pontus şırıngası" olduğunu yazdı. Özbek yakın geçmişteki dizilerdeki Yunan karakterlerinin, milli duyarlılığın yerine Helen severlik yerleştirmeye dönük olduğunu belirtti.
Yabancı Damat’taki Niko, Kırık Kanatlar’daki Hristo, Tatlı Hayat’taki Yorgo, Vatanım Sensin’deki Leon, Hatırla Sevgili’deki Teo gibi...
Özbek, bu dizilerdeki kusursuz Yunan/Rum karakterleri üzerinden şırınga edilen “algı uyuşturucuları”na atıfta bulunduktan sonra sözü, TRT 1 yapımı Taşacak Bu Deniz dizisine getirdi:
“Dizinin ilk bölümünde Yunan doktor karı-kocanın kızı Eleni’yi Atina Üniversitesi Tıp Fakültesi dönem birincisi olarak görürüz.
Eleni, doktor babasının ölümü halinde kendisine verilmek üzere vaftiz babası Papaz’a bıraktığı mektubu okuyunca, Yunan ailenin çocuğu olmadığını, annesinin Trabzon’un Sürmene ilçesi Furtuna köyünde yaşadığını, doğum sonrası, annenin yakını bir kişi tarafından Yunan doktorlara satıldığını öğrenir. Eleni, vakit kaybetmeksizin Türkiye’ye gelip, çifte vatandaş olur, diploma denklik belgesi alır, annesinin izini bulmak için Sürmene’deki Furtuna Köyü Sağlık Ocağına atanır!
Dizide anlatılan Furtuna ve Koçari köyleri ise uygarlığın, demokrasi kültürünün çok uzağında, sanki Cumhuriyet öncesi feodal dönemde yaşamaktadır. Furtuna ve Koçari köylerinde, gösterişli konaklarda yaşayan, lüks araçlara binen ağalar, ikide bir silahlı çatışmaya girmektedir.
Konaklara bomba konulmakta, fabrikalar basılmakta, çay bahçeleri yakılmakta, keçiler kasti olarak zehirlenmekte veya hasım taraftan birinin üzerinden keçi sürüsü geçirmek gibi işkenceler uygulanmaktadır.
Kısacası dizideki olaylar günümüzde geçse de seyirciye bir ortaçağ tablosu sunulmaktadır. Trabzon, günümüz gerçeğiyle uyuşmayan, örtüşmeyen bir kabile/klan sosyolojisiyle yansıtılmaktadır.
Her iki köyün hırçın, saldırgan, hak hukuk bilmeyen insanlarının yanında, uygarlığın, hoşgörünün, hukuka saygının, üstün ahlaki değerlerin model kişisi olarak sunulan Eleni, Yunan/Helen kültürünün, eğitim sisteminin, görgüsünün, inceliğinin, insanlığının, onurunun canlı örneği olarak yansıtılmaktadır.
Uzun dizinin kısa mesajının, Türk olsa bile Yunan/Helen kültürüyle yoğrulan, inançlı Hristiyan Eleni ile Trabzonlu Türk karakterler arasındaki kontrast olduğunun altını çizelim.”
Kızlara rol model: Eleni!
Dizideki olaylar, karakterler, Trabzon kültürünü ve sosyal hayatını yansıtmıyor ama dizi, ilkokul birinci sınıflardaki okuma kitabına bile “Eleni’nin annesi Esma” fişi olarak girmiş bile!
Diziyi kız çocukları da izliyor ve onlara “rol model” olarak, Trabzon'da öldü gösterilerek Yunanlı bir aileye satılmış bir Türk bebeği (!) iken Yunan eğitimi ve kültürüyle yetişmiş, zeki, dürüst, yapay zekâyı tıpta kullanmak için program geliştiren tıp doktoru Eleni haline gelen tipleme gösteriliyor!
Yine dizide arada bir, Eleni’nin gerçek annesi Esme’nin doğumdan sonra bebeğine söylediği bir türkünün Yunancası yayınlanıyor! Siz hiçbir Yunan dizisinde veya herhangi bir ülkenin filminde türkülerimizden birinin fon olarak kullanıldığını duydunuz mu?
https://www.yenicaggazetesi.com/sekiz-yasindaki-cocuk-buyuyunce-mafya-olacagim-1001740h.htm