Bir ara çok söz edilirdi “Çıpa”dan… AB ile ilişkilerin sıcak olduğu günlerde. ABD ile ilişkiler hep biraz “çıpa” gibi oldu dış politikada. Sonra ABD’ye canımızın sıkıldığı günlerde “Acaba Şanghay beşlisi mi denense çıpa olarak” gibi şeyler konuşuldu. Son zamanlarda ise “Trump çıpası” dünyayı da bizi de etkiliyor sanki, özellikle bölgemizde…
“Çıpa” gemilerin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, zincirle gemiye bağlı bulunan, ucu çengelli ağır demir aracın adıdır.
“Trump mutabakatı” imzalanmıştı Şubat’taki Şarm el Şeyh zirvesinde… Gazze için ateşkes gelmişti.
Biz de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile katıldık o zirveye, Trump’la poz verdik, metni imzaladık.
O sıralar Trump’ın “Gazze hülyası” geldi gündeme. Doğu Akdeniz kıyısında bir tatil beldesi tasavvur ediyordu Trump. Arkada gökdelen silüetleri vardı, kıyıdaki plajda Netanyahu ile içki yudumluyordu kendisi de…
Tabii tepki çekti.
Bu hülya sanki Trump’ın günü birlik deli-dolu çıkışlarından birisi gibi algılandı.
Oysa yakındaki Davos günlerinde o hülya bir başka biçimde dünya ile paylaşılacaktı.
Bizde, 2026’nın ilk günü, Bilal Bey’in öncülüğünde, Galata Köprüsünde “Gazze mitingi” düzenlendiğinin hemen ertesinde Davos’ta “Yeni Gazze planı”nı paylaşıyordu dünya ile Jared Kushner…
Trump’ın Yahudi asıllı damadı.
Tam bir riviera planı. Trump’ın hülyasının projelendirilmiş hali.
Malum, Cumhuriyetçi – Demokrat fark etmez, bütün ABD Başkanları kendilerini “En büyük Siyonist” olarak tanımlamaya itina ederler.
Soru: Sizce Kushner ile Netanyahu ilişkisi nasıl bir ilişkidir?
Trump, Davos’ta şunları söylüyor:
“Gazze’de çok başarılı olacağız. İzlemesi harika bir şey olacak. Ben özünde bir emlakçıyım ve emlak söz konusu olduğunda her şey konumla ilgilidir. Şu deniz kenarı konuma bakın. Şu güzel mülke bakın. Birçok insan için ne kadar büyük bir potansiyele sahip olabilir.’”
Trump’ın gözünde Gazze: Güzel mülk. Sonuçta o bir emlakçı…
Gazze’nin bir “riviera – turistik kıyı kenti” haline gelmesi kırık – dökük Filistinli evleriyle olmazdı değil mi? Hele Filistinlilerle hiç olmazdı, Hamas’la mı, asla.
Bizde ne oluyor kentsel dönüşüm söz konusu olduğunda? Önce bina yıkılıyor, moloz haline getiriliyor.
Gazze’yi bombardımanlarla yıktı Netanyahu, moloz haline getirdi, Kushner demiş ki Davos’ta, “90 bin ton bomba atıldı savaşta, temizlenmesi gereken 60 milyon ton moloz var.”
“Netanyahu’nun yıkım misyonu” bugünkü Gazze planına hazırlıkmış demek ki… Oysa biz “Netanyahu başka Trump başka” diyorduk kendi kendimize ve Trump’ın bize bir barış ikram ettiğini düşünüyorduk.
Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, “Trump’ın liderliğini” övmüş ve, “Asıl sınav, Hamas’ın Gazze’den ayrılması olacak” demiş.
Neyse Kushner’in inisiyatifine verilen Gazze planına geldiğimizde, ona göre enkaz kaldırma çalışmaları başlamış bile… “Ve sonra Yeni Gazze” diyor bay Damat. “Özel sektör için inanılmaz yatırım fırsatları ortaya çıkacak” ona göre “Yeni Gazzenin inşası”nda…
Burada, hangi boyutta olur, uluslararası dev firmalara alt yüklenicilik rolünde mi olur bilinmez ama, bizim müteahhitlik hizmetlerimiz devreye girecek galiba! Yeni Gazze’nin bizim ağzımıza sürdüğü bal cazip olabilir.
Davos’ta tanıtılan “Yeni Gazze planı” gökdelenleri olduğu gibi sanayi kuruluşlarını, hizmet birimlerini vs yi de ihtiva ediyor.
Anlaşıldığı kadarıyla pek “yeni” bir plan değil. Epeyce zaman önce kurgulanmış, belki “Netanyahu yıkımı”nı da bünyesinde taşıyan bir plan.
Tabii Gazze ile ilgili Barış Kurulu’nun içinde Trump’la birlikte biz de varız, Cumhurbaşkanı Erdoğan adına Hakan Fidan ile… (Fidan’ın oradaki rolü o kadar ağır ki dilerim diğer ağırlıklar içinde yeterince taşınır)
Süreç akıyor. Sormak gerekiyor: Mesela Kushner’in açıkladığı ve moloz kaldırarak başladığını bildirdiği bu “Yeni Gazze planı” ile ilgili bir dahlimiz var mı?
Kushner diyor ki, “Bu planın uygulanması için finans lâzım, kim katılacak?” Pamuk eller cebe. Biz katılacak mıyız, katılabilecek miyiz?
Yeni Gazze diye bir şey ortaya çıktığında burayı kim yönetecek?
Filistinliler nerede olacak?
Kim masada, kim menüde olacak?
Finansına katılanlar ve bugün geminin dümeninde olanlar – meselâ Damat Kushner nasıl bir rol içinde bulunuyor bu sürecin içinde ve sonunda- yarın nerede olacaklar?
Bu yıl üçüncüsü yapılan Galata’daki Gazze Yürüyüşünde “Yeni Gazze” inşa edildiğinde nasıl bir mesaj verilecek?
Trump çıpası tabii ki sadece Gazze ile sınırlı değil. Suriye var, İran var, İsrail ile ilişkiler var, tüm Ortadoğu, hatta Asya var… Neresine ne kadar müdahiliz? Ne kadar “Masada”yız kim ne kadar “Manüde”? Bir süreç söz konusu ise, süreci ne kadar kontrol edebiliyoruz? Bir de diplomasiden söz ederken “Ayı ile dansa kalkan dansın nerede biteceğini kestiremez” sözü var. Ne denir? Haktan hayırlısı…
https://www.karar.com/yazarlar/ahmet-tasgetiren/trump-cipasi-ile-yeni-gazzeye-dogru-1606675