Taha Akyol

Tarih: 14.01.2026 12:32

Trump Fed’e saldırıyor

Facebook Twitter Linked-in

ABD Başkanı Donald Trump, boyun eğmeyen herkese ve her anayasal kuruma düşmanca davranıyor, saldırıyor. Yargıyla kavgası malum, bir de ABD Merkez Bankası Fed’le kavgası var.

Merkez bankalarının bağımsızlığı konusunda örnek gösterilen Fed’in Trump’ın saldırılarına karşı ne kadar direnebileceği büyük merak konusu.

Mesele, dünya için de önemli çünkü sadece piyasaların nasıl etkileneceği meselesinden ibaret değil… Daha önemlisi, otoriter-popülist siyasi iktidarlar karşısında, hukukun koruması altında olan bağımsız kurumların ne kadar direnebileceği meselesidir. “Hukuk devleti”nin otoriterizme ne kadar direnebileceği meselesidir.

Bu mücadelenin birinci cephesi yargı bağımsızlığı ise, ikincisi Merkez Bankalarının bağımsızlığıdır.

‘FİKİRSİZ, APTAL’

Trump’ın bağımsız Fed’le kavgası, başkanlığının birinci döneminde başladı. Fed Başkanı Jerome Powell, beliren enflasyon tehlikesi karşısında faizi biraz artırıyor, Trump ise faizi aşağıya çekip oy kazanmak istiyor, sonunda gelecek enflasyonu görmezden geliyordu.

Kendisinin atadığı Powell’ı istifaya zorladı ama o istifa etmedi, emir de dinlemedi.

Trump, Powell hakkında “fikirsiz, aptal” gibi hakaretamiz sözler sarf etti. (8 Mayıs 2025)

Powell geri adım atmadı. Biliyordu ki Trump oy ve güç peşinde koşarken, kendisi Amerikan ekonomisini savunuyordu.

Önceki Başkan Biden, dünya görüşü Cumhuriyetçi olan Powell’ı tekrar atadı. Zira Powell’in kararlı ortodoks duruşunun enflasyonu aşağı çektiği, ekonomiye güven geldiği görülmüştü.

POWELL’IN DİRENİŞİ

Trump Ocak 2025’te ikinci defa Beyaz Saray’da işe başladığında, hedeflerinden biri yine Powell’dı ama görevden alamadı.

Son olarak, Trump, Powell hakkında, “Fed binasının yenilenmesi konusunda Kongre'ye yalan söyleyip söylemediğine dair soruşturma” başlattı.

Daima siyasi polemikten uzak duran Powell, mecburen sessizliğini bozdu, 12 Ocak günü, tarihe geçecek şu açıklamayı yaptı:

“Fed başkanı dahil hiç kimse kanunun üzerinde değildir. Ancak bu benzeri görülmemiş adım, hükümetin Fed üzerinde süregelen tehdit ve baskısının bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Bu soruşturmanın gerçek sebebi herhangi bir usulsüzlük değil bizim merkez bankası olarak Başkan Trump'ın tercihlerinden bağımsız faiz kararı almış olmamızdır...Bundan sonra da bu şekilde hareket edip etmeyeceğimizdir. Dört başkan döneminde görev aldım ve herhangi bir siyasi baskı ile karar almadım. Bundan sonra da Senatonun bana verdiği yetki ve saygınlıkla hizmet etmeye devam edeceğim."

Powell, eğilmeyeceğini söylüyor, Senato’nun onayıyla bu göreve geldiğini hatırlatıyor.

Muhtemeldir ki, Senato, Powell’a sahip çıkacaktır.

Powell’ın görev süresi Mayıs’ta doluyor. Trump’ın Mayıs’a kadar tahammül edememesi kibir ve kindarlığının göstergesidir. Powell’ın direnmesi de karakter sağlamlığının…

KURUMLARI SAVUNMAK

Sorun, kuvvetler ayrılığı fikrinin ilk devleti olan Amerika’da, “yürütme” gücüne sahip olan ve kısmen de olsa yargıyı kullanan Trump gibi birinin kurumlara boyun eğdirip eğdiremeyeceğidir.

Bir devletin iyi yönetiminde ve ekonominin sağlıklı gelişmesinde kurumların önemini tarih felsefesi seviyesinde ortaya koyan Daron Acemoğlu, erkenden uyarıda bulunmuştu:

“Trump’ın tekrar seçilmesi durumunda ABD ekonomisinin ciddi bir belirsizlik ve kurumsal aşınma riskiyle karşı karşıya kalınabilir…” (6 Kasım 2024)

Trump dış politikada dünyayı tehlikeli belirsizliklere iterken içeride kurumları yıpratıyor. Kurumlar anayasal ve kanuni yetkilerinde hâlâ direniyor. Fakat Powell’ın yerine kim atanacak?.. Trump, atamalarla kurumların kadrolarını büyük çapta değiştirip bağımsızlıklarını kağıt üzerinde bırakmak isteyecektir fakat önünde sadece üç yıl var; tekrar aday olamaz.

Ayrıca seçmen de durumu fark etmeye başlıyor; “Tekrar büyük Amerika” derken Amerika’yı Amerika yapan kurumlar yıpranıyor. DWM’in son araştırmasına göre halkın yüzde 68’i Fed’in bağımsız olmasını savunuyor. Bu oran Demokratlarda % 90, bağımsızlarda yüzde 75, Trump’ın seçmeninde yüzde 42.

HUKUKU SAVUNMAK

ABD’deki bu siyasi süreci dikkatle izlemek lazım; demokratik kurumlar popülizm karşısında ne kadar güçlü ve nasıl güçlü olabilirler?

NYT’deki yazısında Thomas Friedman, Powell’in "Kamu hizmeti bazen tehditler karşısında kararlı durmayı gerektirir” şeklindeki sözlerini alıntılıyor ve Trump’ın partisindeki temsilci ve senatörlere şöyle sesleniyordu:
“Bunu söyleyecek cesaret ve dürüstlüğe sahip kaç Cumhuriyetçi milletvekili var? Şu ana kadar, saymak için iki elden fazlasına gerek yok. Yazık, yazık, hepsine yazık.”

Bazan bir tane bile çıkmıyor, değil mi?

https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/trump-fede-saldiriyor-1606520


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3