Murat Tüzel

Tarih: 04.02.2026 20:00

TÜİK’E GÖRE HEPİMİZ ÇOK ZENGİNİZ, Ama Farkında Değiliz

Facebook Twitter Linked-in

2025 yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı, İstanbul’da gerçekleştirildi. Toplantıda TÜİK verileri ışığında Türk turizminin küresel ölçekte ulaştığı seviye ele alındı. Açıklanan rakamlar, Cumhuriyet tarihinin en yüksek turizm performansına işaret ediyor.

TÜİK verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 65 milyona yaklaşan ziyaretçi sayısı ve 65,2 milyar dolarlık turizm geliriyle tüm zamanların rekorunu kırdı. Kâğıt üzerinde tablo oldukça parlak. Ancak sahada, yani turizmcilerin gündelik pratiğinde, bu refahın henüz tam olarak hissedilmediği de bir gerçek. Yine de bir yerlerde ciddi rekorlar kırıldığı kesin.

Rakamlarla Türk Turizmi: 2017–2025

Paylaşılan verilere göre Türkiye’nin turizm gelirleri, 2017 yılına kıyasla yüzde 109 oranında artış gösterdi.

2017: 31,254 milyar dolar

2024: 61,103 milyar dolar

2025: 65,231 milyar dolar

Ziyaretçi sayılarındaki artış da dikkat çekici:

2017: 37 milyon 970 bin

2024: 62 milyon 270 bin

2025: 63 milyon 941 bin

Bu veriler, Türkiye’nin küresel turizm liginde artık üst sıralarda kalıcı bir oyuncu olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.

Kalış Süresi Kısalıyor, Harcama Artıyor

Verilerdeki en çarpıcı detaylardan biri, ortalama kalış süresindeki düşüş ile kişi başı harcamanın yükselmesi arasındaki ters yönlü ilişki.

Ortalama kalış süresi

2017: 11,9 gece

2024–2025: 10,7 gece

Kişi başı gecelik harcama

2017: 73,8 dolar

2024: 96,5 dolar

2025: 100 dolar

Bu tablo, Türkiye’nin yavaş yavaş “ucuz destinasyon” algısından sıyrıldığını gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı var:
Yabancı ziyaretçinin gecelik harcaması 114 dolar seviyesindeyken, yurt dışı yerleşik vatandaşlarımızın harcaması 64 dolarda kalıyor. Bu fark, lüks segmentte ve yüksek harcama potansiyeline sahip ürünlerin hâlâ geliştirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Kısa Sürede Daha Yüksek Katma Değer

Ortalama kalış süresindeki düşüş ilk bakışta olumsuz gibi algılansa da, bu durum aslında bir verimlilik göstergesi olarak okunabilir. Aynı dönemde turizm gelirlerinin yüzde 109 artmış olması, turistin artık daha kısa sürede daha fazla harcama yaptığını ortaya koyuyor.

Kültür turları, gastronomi deneyimleri ve hafta sonu şehir kaçamakları (city-break) gibi ürünlerin ağırlık kazanmasıyla birlikte Türkiye,
“hızlı tüketen ama yüksek katma değer bırakan” nitelikli turist profiline daha fazla hitap etmeye başlamıştır.

2025’in Kırılganlıkları ve Kriz Yönetimi

2025 yılı ziyaretçi grafiğindeki dönemsel dalgalanmaların arkasında önemli dış faktörler bulunuyor. Orta Doğu’daki bölgesel çatışmalar (İsrail–İran, Hindistan–Pakistan gerilimleri) ve küresel ısınmaya bağlı mevsim kaymaları, turizmin dış etkenlere ne kadar açık olduğunu bir kez daha gösterdi.

Öte yandan Temmuz–Ağustos yoğunluğunun Eylül ve Ekim aylarına yayılmaya başlaması, mevsimsellik baskısının kırılmaya başladığını ortaya koyuyor. Bu gelişme, operasyonel sürdürülebilirlik açısından önemli bir fırsat alanı sunuyor.

2026 Hedefi: Sayı Değil Değer

Turizm Bakanı Mehmet Nuri Yılmaz’ın açıkladığı 2026 yılı 68 milyar dolarlık gelir hedefi, mevcut pazarlarla sınırlı kalınarak yakalanabilecek bir hedef değildir. Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ana pazarları korumak elbette önemlidir; ancak bu yeterli değildir.

ABD, Kanada ve Çin gibi uzak menzilli pazarlarda beklenen çift haneli büyümeler, Türkiye’nin küresel marka yolculuğundaki yeni rotayı oluşturmalıdır. Bu pazarlar; daha uzun konaklama süresi ve daha yüksek harcama potansiyeli anlamına gelir.

Gerekli Revizyonlar ve Stratejik Adımlar

Turizm profesyonelleri olarak bu veriler ışığında artık vites yükseltmemiz gereken başlıca alanlar şunlardır:

1. Ürün Çeşitlendirmesi

Turizmi deniz–kum–güneş ekseninden çıkararak;
sağlık, kültür, spor (golf, futbol), mistik ve inanç turizmi başlıkları altında 12 aya yaymalıyız.

2. Dijital ve Akıllı Turizm

Mevsim kaymalarını ve talep değişimlerini önceden öngörebilen,
yapay zekâ destekli pazarlama ve veri analiz sistemlerine geçiş hızlandırılmalıdır.

3. Maliyet ve Kalite Dengesi

Enflasyonist baskılar altında faaliyet gösteren tesislerin, “her şey dahil” sisteminde kaliteyi koruyabilmesi için enerji ve yerel tedarik zinciri teşvikleri yeniden ele alınmalıdır.

Artık Değer Yönetme Zamanı

Türkiye, 2025 yılını yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ve 65 milyar dolarlık turizm geliriyle tarihi bir zirvede kapatmıştır. 2026 hedefleri ise bize artık “kaç kişi geldi” sorusundan çok,
“her gelen misafire ne sunduk” sorusuna odaklanmamız gerektiğini söylüyor.

Yeni dönemde asıl başarı; turist sayısından ziyade, sunulan deneyimi yüksek katma değerli, sürdürülebilir ve ülke ekonomisine uzun vadeli katkı sağlayan bir modele dönüştürebilme yeteneğimiz olacaktır.

 

Murat TÜZEL
CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı
Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı
Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi
Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği Turizm Kurulu Başkanı


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3