Fehmi Koru

Tarih: 13.02.2026 08:18

Yeniler oyuna girince ne olur?

Facebook Twitter Linked-in

Yeni atanan iki bakanın Meclis’e yemin için geldiklerinde kopan kavga tablosu, yapılacak ilk seçime kadarki sürenin hiç de kolay geçmeyeceğinin habercisi…

Giden İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç görevden alınmalarını gerektirecek siyasi hatalar yapmış değiller. Her iki bakan da anayasal ve yasal çerçevedeki görev sınırlarına ek olarak ‘başkanlık sistemi’ içerisinde üzerlerine düşenleri de yerine getirme çabası içerisindeydiler…

Daha önce görevden alınan bakanların ardından, kendilerine yakın çevrelerde, hoş olmayan ifadeler konuşulduğu arşivlerde yer alıyor. AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sessiz kalsa bile, yakınları, ya ekranlara çıkarak ya da sosyal medyadan, görevden alınmaları gerekçelendirdiler.

Yerlikaya ve Tunç’a o muamele reva görülmedi.

İktidara yakın medyada güçlü kaynakları olduğu bilinen kalemler uzun bir süredir hükümette köklü değişiklik beklentisi içerisindeydiler; ancak sadece Ali Yerlikaya ve Yılmaz Tunç ile sınırlı bir değişikliği onların da öngörmediği belli.

Futboldaki ‘rotasyon’ uygulamasını andırıyor Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tasarrufu…

Rotasyon futbolda stratejik bir uygulama. İleride çetin bir rakiple karşılaşma var ve o hafta daha zayıf bir takımla oynanacaksa, en iyi oyunculardan bazılarını yedek kulübesinde tutuyorsunuz veya sahaya sürdüğünüz oyunculardan bazılarını belli bir dakikada -genellikle 60. dakikada- oyundan alıp yerlerine yedek kulübesinden takviyeler yapıyorsunuz…

Bu strateji çoğunlukla başarılı sonuç veriyor futbolda.

Eskiden farklı olarak esas oyuncular da yedek kulübesinde oturabiliyor…

Bir futbol izleyicisi siyaset yorumcusu olarak son gelişmeye baktığımda, hükümetteki sınırlı değişiklik, içişleri ve adalet bakanlıklarında gerçekleştirilen görevden af, seçime gidene kadar kenarda tutulan esas oyuncuların hükümetteki yerlerini alması olarak gönüyor gözüme…

Esas oyuncu’ derken özellikle Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek var aklımda.

Son yıllarda işgal ettiği İstabul Cumhuriyet Başsavcılığı görevi sebebiyle hemen her gün siyasi haberlerde ismiyle karşılaşılan biriydi Gürlek

Atanmasını haber veren yazılı-görüntülü medyada, yargıç, savcı ve başsavcı olarak altında imzası bulunan kritik davaların listesi yayımlandı.

Etkileyici uzun bir liste.

Kararlarıyla CHP’li Enis Berberoğlu ve Canan Kaftancıoğlu gibi bazı siyasiler yanında DEP’in öncüsü HDP’nin eş-başkanı Selahattin Demirtaş’ın da cezalandırılmasını sağlamış Gürlek

Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımama uygulaması yargıda ilk onun bir kararıyla başlamış…

Şimdi başına geçtiği bakanlıkta bir ara bakan yardımcısı görevinde bulunduğu da biliniyor.

Muhalefetin ona karşı hisleri, yemin günü, bu arka-plan sebebiyle Meclis’e yansımıştı…

Kavga bundan sonra seçime kadar geçecek süreçte nelerle karşılaşacağının ilk habercisi…

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin durumu biraz farklı görünse de onun da valilikten siyasi hayata geçişini devlet görevindeyken sergilediği ileri derecede cesaretine borçlu olduğu belli.

Onun söylem listesine bakıldığında, yaygın kabulleri zorlayıcı görüşlere sahip olduğu ve bunları kamuoyuyla paylaşmaktan da çekinmediği hemen anlaşılıyor…

Futbolda sonuç alıcı strateji olarak kullanılan rotasyon uygulamasında, maçın bitmesine az kala devreye alınan oyuncuların galibiyet sonucunu getirmede işe yaraması yöntemi acaba siyasette de benzer bir etkiye sahip olabilir mi?

Denenen herhalde bu.

Muhalefet, bundan böyle, ülke sorunlarını çözme konusunda kendi politikalarını halka anlatmaktan çok, toplumun önüne çıktığında bu yeni iki bakanın görev sahasına giren uygulamaları üzerinde yoğunlaşmaya mecbur kalabilir.

Önceki gün Meclis’te tanıklık edilen kavgacı tablo başka ortamlara da sıçrayabilir…

İçişleri bakanının vali iken paylaştığı görüşlerini ve benzerlerini bu defa işgal ettiği makamda yenileriyle takviye ederek tekrarlaması durumunda, muhalefet cephesinden ve yakın medyasından açılacak yaylım ateş, CHP’nin yalnız başına seçime girmesi halinde kendilerinden oy bekleyeceği muhafazakar kesimlerle arasına mesafe koyabilir; seçim öncesi ittifaklar kurma yoluna girerse yanına gelecek parti bulmakta zorlanabilir CHP.

Futbolda gözünü zirveye diken her takım en iyi oyunculara, en iyi teknik direktör kadrosuna sahip olsa da, karşı takımları iyi tahlil etmek ve oynayacağı her oyunu rakibinin muhtemel oyun planını da hesaba katarak sahaya çıkmadan adım adım planlamak zorundadır.

AK Parti ve futbol geçmişi de bulunan genel başkanı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, her seçime, başarılı futbol takımlarının yolunu izleyerek gidiyor ve girdiği seçimleri kazanıyorsa, bu sayede kazanıyor…

Muhalefet ise, her yenilgisine mazeret bulmakta usta…

CHP AK Parti’yi 25 yılda hâlâ tanıyamadı.

https://www.karar.com/yazarlar/fehmi-koru/yeniler-oyuna-girince-ne-olur-1606869


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3