Ferman Karaçam


Sonsuzluğun fethine çık…

Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne bu yıl sahip olan Iraklı sanatçı Dia al-Azzawi ise şairliğin tanımını yaparak: şair, bir kimliğin belirlenmesinde, sosyal ve kültürel değerlerin korunmasında kilit rol oynar.


Türkiye’nin gündemi eskisinden daha hızlı değişiyor.

Aslında Türkiye’nin demek de yanlış.

Dünyanın gündemi de baş döndürüyor.

O sebeple yazamadım.

Üstad Necip Fazıl adına Bu yıl 12. düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri, Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılan bir törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla sahiplerine takdim edildi.

Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını devam ettirmek amacıyla düzenlenen törende sekiz dalda dokuz isim ödüle layık görüldü.

Jüride; M. Fatih Andı, Turan Karataş, Ahmet Murat Özel, Dr. Öğretim Görevlisi Melike Günyüz, Samed Karagöz ve Bedir Acar yer aldı. 

Ödüller şöyle sıralandı: 

Şiir Ödülü'ne Celal Fedai, Hikaye-Roman Ödülü'ne Tarık Tufan, Fikir-Araştırma Ödülü'ne Peren Birsaygılı Mut, İlk Eserler Ödülü'ne Merve Uygun ve Hasan Bozdaş, Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'ne Dia al-Azzawi, Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne Ayşe Sevim, Müzik Ödülü'ne Bayram Bilge Tokel, Saygı Ödülü'ne ise Hasan Aycın layık görüldü.

Törende Şiir Ödülü"nü alan Celal Fedai, konuşmasında; bugün yaşanılan çağın, sözün her çeşidinin gözden düşürülerek, insani değerlerin aşağılandığı bir çağ olduğuna dikkati çekti ve şunları kaydetti:

Yaşadığımız bu çağda bizim sözümüz nedir?

Bir soylu savunumuz var mıdır?

Necip Fazıl, bireysel şiirler yazdığında da mücadelede azmedip davasını omuzladığında da aziz milletimizin tarihten getirdiği soylu sav peşindedir.

Kendi kaderini, milletimizin kaderiyle bir ve beraber gören ulu şairlerimizin yolundan gitmiş, pek az kişinin sahiplendiği zor dönemlerde bunu yürekten haykırmıştır.
Üstat Necip Fazıl'ın dünya ölçeğindeki büyüklüğünün maalesef layıkıyla bilincinde değiliz, dedi. 

Diğer taraftan Hikaye ve Roman Ödülü alan Tarık Tufan da konuşmasında iki yılı aşkın süredir İsrail'in Gazze'de yaptığı soykırıma işaret ederek:

Gazze'de büyük bir soykırıma hepimiz canlı yayınlarda şahitlik ediyoruz.

Bu soykırım sadece insanlığın ölümü değil, aynı zamanda metafizik bir soykırım olarak da takip edilebilir.

İnsanlığı bağlayan bütün değerler yok edilmeye başlandı ve biz bunu izleyen, buna şahit olan insanlar her gün farkında olmasak da bir parça daha ölüyoruz.

İnsanlığın bu en karanlık yüzünün sergilendiği küçük coğrafyada aynı zamanda dirilişin de izleri saklı.

İnsanlığın iyiliğe, vicdanına, onura dair en büyük mücadelesi yine buradan neşet edebilir, dedi.

Törende ayrıca "Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü"ne değer görülen Peren Birsaygılı Mut, "Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü"nü alan Ayşe Sevim, "Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü" sahipleri Merve Uygun ve Hasan Bozdaş ile "Necip Fazıl Müzik Ödülü"nü alan Bayram Bilge Tokel konuşma yaptı.

Necip Fazıl Saygı Ödülü"ne değer bulunan ancak törene katılamayan Hasan Aycın'ın gönderdiği video mesaj katılımcılara izlettirildi.

Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne bu yıl sahip olan Iraklı sanatçı Dia al-Azzawi ise şairliğin tanımını yaparak: şair, bir kimliğin belirlenmesinde, sosyal ve kültürel değerlerin korunmasında kilit rol oynar.

Ayrıca kurumsal alanda bir entelektüel olarak şair, adaletsizliğe karşı ahlaki bir duruş sergileyerek ve daima sosyal adaleti savunarak bu rolünü pekiştirir.

Bu ödülün adını taşıdığı şair Necip Fazıl, Türk milleti için görkemli bir kültürel ve sosyal tablo çizen bu modelin en somut örneğidir, dedi.

Azzawi, ödüle layık görülmekten dolayı onur duyduğunu da dile getirerek; bir sanatçı olarak, bu ödülü tüm Arap sanatçılarla, özellikle de Filistinli kardeşlerimle tek tek paylaşıyorum, onlara ithaf ediyorum." dedi.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen isimlere ödüllerini takdim etti.

Öte yandan Erdoğan ödül alanlarla ve protokol üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi. 

Diğer tarafdan yine Başkan Erdoğan’ın katılımıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri de bu yılki sahiplerini buldu. 

Törende bir konuşma yapan Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda, bu toprakların ilim ve sanat insanlarına sahip çıkmanın bir devlet geleneği hâline geldiğini belirterek “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla, ilim ve sanat erbabına her zaman özel bir parantez açıldığını söyledi.

Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güçlü iradesi ve desteği için şükranlarını sunan Ersoy, bugün ödül alan tüm ilim, sanat ve kültür insanlarını tebrik etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri; Türk Dünyası Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Nabi Avcı, Yapı Kredi Yayınları Genel Müdürü Tülay Güngen ve Güray Müze Kurucusu Mustafa Güray Tüysüz ödül aldılar. 

“Yaşayan İnsan Hazineleri” ödülleri ise geleneksel sanat ve zanaat alanlarında emek veren ustalara verildi; ipek böcekçiliği ve dokumacılığı Emel Duman, geleneksel kuyumculuk sanatındaki ustalığıyla Sevan Bıçakçı, üç telli bağlama icracılığıyla Osman Kırca, hüsn-i hat sanatındaki birikimiyle Hüseyin Öksüz, devdahlık geleneğini yaşatan Ertuğrul Şengünalp, folklorik bebek yapımcılığıyla Emine Polat, cilt sanatı alanındaki çalışmalarıyla Mehmet Karslı, körüklü çizme ustalığıyla Mustafa Karpuzcu, sedef kakma sanatındaki üretimleriyle Mehmet Bülent Fıstıkçı ve zil yapım ustalığıyla Mehmet Tamdeğer ödüllendirildi.

Erdoğan tören sonunda ödül alanlarla toplu fotoğraf çekildi.